Diyanet İşleri Başkanlığı, 5 Haziran 2026 tarihli cuma hutbesini yayımladı. Bu haftaki hutbede "Duyarlılık" konusu ele alınırken, bireyin ailesine, topluma, çevreye ve zamana karşı sorumluluklarının önemi vurgulandı.
Hutbede, duyarlılığın İslam ahlakının temel unsurlarından biri olduğu belirtilerek, Müslümanların hem insanlara hem de çevreye karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerektiği ifade edildi.
Duyarlılığın önemi anlatıldı
Hutbede duyarlılık; kişinin kendisi için istediği iyilikleri başkaları için de istemesi, sorumluluklarının farkında olması ve bu sorumlulukları yerine getirmesi olarak tanımlandı.
İnsanların canının, malının, onurunun ve haysiyetinin korunmasının Müslümanlar için temel bir görev olduğu belirtilen hutbede, duyarlı bireylerin toplumun huzur ve mutluluğuna katkı sunduğu ifade edildi.
Diyanet, duyarlılığın yalnızca bireysel bir erdem değil, aynı zamanda toplumsal hayatın sağlıklı şekilde sürdürülmesi için gerekli bir değer olduğuna dikkat çekti.
Aileye ve topluma karşı sorumluluk vurgusu
Cuma hutbesinde aile içi ilişkiler ve toplumsal dayanışma konularına da yer verildi.
Anne ve babaya saygı göstermek, eş ve çocuklara karşı sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmak, kardeşlik hukukunu korumak ve toplumsal barışı güçlendirmek duyarlı bir Müslümanın temel özellikleri arasında gösterildi.
Hutbede ayrıca dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan mağduriyetlere ve mazlumların yaşadığı acılara karşı kayıtsız kalınmaması gerektiği vurgulandı.
Çevre bilinci ön plana çıkarıldı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hutbesinde çevre duyarlılığına da geniş yer ayrıldı.
Müslümanların yalnızca evlerini, iş yerlerini ve ibadethanelerini değil, yaşadıkları çevreyi de temiz tutmaları gerektiği ifade edildi.
Ormanların korunması, su kaynaklarının bilinçli kullanılması ve doğal kaynakların israf edilmemesi gerektiği belirtilen hutbede, gelecekte yaşanabilecek çevresel sorunların önüne geçmek için bugünden tedbir alınmasının önemine dikkat çekildi.
Zamanın kıymeti hatırlatıldı
Hutbede, zamanın doğru kullanılması da önemli bir sorumluluk olarak ele alındı.
Müslümanın hayatının ve ibadetlerinin vakit esasına göre düzenlendiği belirtilerek, zamanın boşa harcanmaması gerektiği ifade edildi.
Çalışmanın ve üretmenin İslam'ın temel değerlerinden biri olduğu vurgulanan hutbede, kişinin hayatını faydalı işlerle değerlendirmesi gerektiği kaydedildi.
Peygamber Efendimizin hadislerine yer verildi
Hutbede, Hz. Muhammed'in (s.a.s.) mümini bal arısına benzettiği hadise de yer verildi.
Hadiste, müminin sürekli faydalı işler yapan, iyilik peşinde koşan ve çevresine zarar vermeyen bir insan olması gerektiği vurgulandı.
Bu örnek üzerinden Müslümanların topluma katkı sağlayan, üretken ve yapıcı bireyler olmalarının önemi hatırlatıldı.
Yaşanabilir bir dünya için duyarlılık çağrısı
Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbenin sonunda çevreye, zamana ve insanlara karşı duyarlılığın gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın temel şartlarından biri olduğunu belirtti.
Hutbe, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket edilmesini ve insanlara güzel ahlakla davranılmasını öğütleyen hadis-i şerifiyle sona erdi.




