Kurban Bayramı’nın 27 Mayıs 2026’da başlayacak olmasıyla birlikte kurban ibadetine ilişkin yaygın yanlış inanışlar yeniden gündeme geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, toplumda sıkça dile getirilen ancak dini dayanağı bulunmayan uygulamalara açıklık getirdi.

Kesim olmadan bağış kurban yerine geçmez

Kurulun değerlendirmesine göre kurban ibadetinin yerine getirilmesi için hayvanın usulüne uygun şekilde kesilmesi gerekiyor. Sadece bağış yapmak ya da sadaka vermek, kurban ibadetinin yerine geçmiyor.

Bu nedenle “kesimsiz kurban bağışı” gibi uygulamaların dini açıdan kurban sayılmadığı özellikle vurgulanıyor.

Hisse ve ortaklık konusunda yanlış bilgiler yaygın

Kurban hissesiyle ilgili en yaygın hatalardan biri, tek hisseye birden fazla kişinin ortak olabileceği düşüncesi. Oysa bir hisse yalnızca bir kişi için geçerli kabul ediliyor.

Büyükbaş hayvanlarda ise hissedar sayısının mutlaka tek sayı olması gerektiği yönündeki inanışın doğru olmadığı belirtiliyor. Yediye kadar ortak olunabilen büyükbaş kurbanlarda, daha az sayıda kişiyle de ortaklık yapılabiliyor.

Kadınlar da kurban kesebilir

Toplumda yer alan “kadınlar kurban kesemez” anlayışının yanlış olduğu ifade ediliyor. Kesim şartlarını yerine getirebilen herkesin, kadın ya da erkek fark etmeksizin kurban kesebileceği belirtiliyor.

Ayrıca yolculuk halinde olan kişilerin kestikleri kurbanların da geçerli olduğu, bu kişilerin ayrıca tekrar kurban kesmesinin gerekmediği vurgulanıyor.

Kurban eti dağıtımıyla ilgili zorunluluk yok

Kurban etinin mutlaka belirli sayıda kişiye dağıtılması gerektiği yönündeki inanışın da doğru olmadığı ifade ediliyor. Kurban sahibi, etin bir kısmını ihtiyaç sahiplerine dağıttıktan sonra kalan kısmını kendi tüketebiliyor.

Bu konuda katı bir sayı ya da oran zorunluluğu bulunmadığı belirtiliyor.

Belediye Başkanı Aşgın’dan “Haydi maça” çağrısı
Belediye Başkanı Aşgın’dan “Haydi maça” çağrısı
İçeriği Görüntüle

Hurafe niteliğindeki uygulamalara dikkat çekildi

Kurban kanının alna ya da araçlara sürülmesi gibi uygulamaların dini bir karşılığı olmadığı açıklandı. Aynı şekilde “kabir kurbanı” ya da “ölü kurbanı” gibi kavramların da İslam’da yer almadığı ifade edildi.

Ayrıca adak, akika ve şükür kurbanlarında da yaş ve kesim şartlarının geçerli olduğu, bu konudaki yanlış inanışların düzeltilmesi gerektiği belirtildi.

Muhabir: Anadolu Ajansı