Türkiye siyasetinin kodlarını yeniden yazacak tarihi bir gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, on yıllardır süren terör sorununun çözümü için yeni bir döneme girildiğini müjdeledi. Siyasetteki tüm dengeleri değiştiren açıklamasında Erdoğan, "Biz AK Parti, MHP ve DEM Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik" diyerek Türkiye için yeni bir sayfa açıldığının sinyalini verdi. Bu açıklama, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan yeni sürecin en somut adımı olarak kayıtlara geçti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "tarihi bir konuşma" olarak duyurduğu hitabında Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin ilk adımı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) geniş katılımlı bir komisyon kurulacağını belirtti. Erdoğan, "Meclisimizin sürece sunacağı ciddi katkıların sürecin devamı açısından kritik öneme sahip olacağı görüşündeyim. Mümkün olan en geniş katılımla Meclisimizin de bu hayırlı süreci desteklenmesini umuyorum" diyerek tüm partilere kapıyı açık bıraktı. Bu yeni ittifak, yıllardır süren kutuplaşmanın ardından ülke siyasetinde bir yumuşama ve ortak akıl arayışının başlangıcı olarak yorumlanıyor.
"Terörsüz Türkiye" Süreci Nedir? Üç Partili Yeni Yol Haritası
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilan ettiği "Terörsüz Türkiye" süreci, silahların tamamen sustuğu ve tüm sorunların diyalog yoluyla konuşulduğu yeni bir dönemi ifade ediyor. Bu sürecin en dikkat çekici yanı, AK Parti ve MHP'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı'na Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti) de dahil olması oldu. Erdoğan, bu birlikteliğin bir müzakere veya pazarlık sonucu olmadığını, aksine Türkiye'nin ortak geleceği için atılmış tarihi bir adım olduğunu vurguladı.
Yeni yol haritasının ilk somut adımı, TBMM çatısı altında kurulacak olan ve toplumun tüm kesimlerinin temsil edileceği bir komisyon olacak. Bu komisyon, sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için çalışacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, geçmiş çözüm sürecine atıfta bulunarak "Bu süreçte rahmetli Sırrı Süreyya, Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile yan yana geldik. Oturduk konuştuk demek oluyormuş. Daha güzel şeyler olacak," ifadelerini kullanması, sürecin diyalog ve istişare temelinde ilerleyeceğini gösteriyor. Nitekim bu konuşmadan birkaç gün önce DEM Parti'nin eski eş genel başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar'dan oluşan heyet, Cumhurbaşkanlığı'nda bir görüşme gerçekleştirmişti.
PKK'nın Silah Bırakması ve Erdoğan'ın Mesajları
Yeni sürecin ilanı, Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) Süleymaniye'de bir grup üyesinin silah bırakmasının hemen ardından geldi. Bu gelişmeye konuşmasında değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün itibarıyla 47 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir. Türkiye uzun, acılı, sancılı, gözyaşlarıyla dolu bir sayfayı dün itibarıyla kapatmaya başlamıştır. Bugün yeni bir gündür," sözleriyle umut dolu bir mesaj verdi. Erdoğan, bu sürecin sonunda kazananın yalnızca bir siyasi görüş değil, 86 milyon vatandaşın tamamı olacağının altını çizdi.
Erdoğan, toplumsal barış ve kardeşlik vurgusu yaptığı konuşmasında, "Şimdi oturup konuşacağız, silahlarla değil. Yüz yüze, gönül gönüle konuşacağız. Sağcı solcu, Alevi, Kürt, zengin fakir her vatandaş birinci sınıf vatandaştır. Kürt kardeşim meselen mi var, oturup konuşacağız. Alevi kardeşim sorunun mu var, diyalogla çözeceğiz" dedi. Ayrıca meselenin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını, "Sadece Kürt vatandaşlarımızın değil, Irak ve Suriye'deki Kürt kardeşimin meselesi de bizim meselemizdir. Onlarla bu süreci görüşüyoruz, onlar da çok mutlu," diyerek sürecin bölgesel bir barış iklimi yaratma potansiyeline de işaret etti.



