Mahalle kahvelerinde vatandaşlarımızla bir araya geliyor, onların dertlerini, beklentilerini ve taleplerini doğrudan kendilerinden dinliyoruz. Bizim için siyaset; mesafeli durmak, yukarıdan bakmak değil, aynı sofraya oturmak, aynı sıkıntıyı hissetmek ve çözüm için birlikte mücadele etmektir.

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki milletimizin önemli bir kesimi kendisini yalnız bırakılmış hissetmektedir. Derdini anlatacak kapı bulamayan, sesini duyurmakta zorlanan ve çoğu zaman görmezden gelinen bir halk gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ancak bilinmelidir ki biz, yok sayılanların ve sesi bastırılmak istenenlerin yanındayız. Her bir vatandaşımızın sözüne değer veriyor, her bir sorunu kendi sorunumuz olarak görüyoruz. Çünkü bu millet, duyulmayı ve anlaşılmayı fazlasıyla hak etmektedir.
Sizlerin göz göze gelmekten imtina ettiği, konuşmaya başlayınca uzaklaştırdığı, sorunlarına kulak tıkadığı milletimizin yanındayız. Görmezden gelinen her ses bizim için bir sorumluluktur. Sırt dönülen her insan, ulaşılması gereken bir emanettir. Biz buradayız, milletimizin tam yanındayız ve olmaya devam edeceğiz.
Çünkü inanıyoruz ki; bu ülkenin gerçek sahibi olan millet, hak ettiği değeri yeniden görecek, sözünü özgürce söyleyecek ve koltuğun da sözün de gerçek sahibi olacaktır.



