Türkiye’de cips, sos, salam, peynir ve bazı işlenmiş gıdalarda kullanılan tütsü aroma vericileri için kademeli yasak dönemi başlıyor. Avrupa Birliği mevzuatına uyum kapsamında SF-001 ile SF-010 kodları arasındaki 10 tütsü aroma vericisinin kullanımına son verilecek. İlk kısıtlamalar 1 Ekim 2026’da başlayacak, ürün grubuna göre geçiş süreci 2028 yılına kadar devam edecek.
Düzenlemenin arkasında Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin (EFSA) bilimsel değerlendirmeleri bulunuyor. EFSA, Avrupa Birliği pazarında kullanılan tütsü aroma vericilerine ilişkin değerlendirmelerinde incelenen ürünler bakımından genotoksisite, yani genetik materyale zarar verme potansiyeline yönelik endişelerin tamamen dışlanamadığını bildirmişti.
Cips ve soslarda ilk tarih 1 Ekim 2026
Cips, sos ve benzeri diğer gıda ürünlerinde tütsü aroma vericileri açısından ilk önemli tarih 1 Ekim 2026 olacak. Bu tarihten itibaren söz konusu ürün grubunda yasak kapsamındaki aroma vericilerinin ithalatı ve piyasaya arzı sona erecek.
İşletmeler arasındaki satışlar ise 1 Aralık 2026’ya kadar devam edebilecek. Geçiş takviminin tamamlanmasının ardından 1 Ocak 2027 itibarıyla bu maddeleri içeren kapsamdaki ürünlerin üretimi ve satışı tamamen durdurulacak.
Et ve peynir ürünlerine daha uzun geçiş süresi
Et ve et ürünleri, peynir çeşitleri ile işlenmiş balık ve su ürünlerinde ise daha uzun bir geçiş dönemi uygulanacak. Bu ürünlerde tütsü aroma vericilerinin ithalatı ve piyasaya arzına 1 Haziran 2028’e kadar izin verilecek.
Bu kategorilerde üretim ve satış için belirlenen son tarih ise 1 Ağustos 2028 olacak. Böylece üreticilere mevcut ürün formüllerini değiştirmek ve alternatif üretim yöntemlerine geçmek için yaklaşık iki yıllık ek süre tanınmış olacak.
EFSA genotoksisite riskine dikkat çekti
Tütsü aroma vericileri, geleneksel tütsüleme işleminin alternatifi olarak gıdalara duman ve tütsü tadı kazandırmak amacıyla kullanılıyor. EFSA’ya göre bu ürünler odunun piroliz olarak adlandırılan kontrollü yakılmasıyla elde edilebiliyor ve et, balık ve peynirin yanı sıra sos, çorba ve hazır atıştırmalık gibi farklı ürünlerde kullanılabiliyor.
EFSA’nın 2023 yılında yaptığı güvenlik değerlendirmelerinde, incelenen sekiz tütsü aroma vericisinin hiçbirinde genotoksisiteye ilişkin endişelerin tamamen dışlanamadığı bildirildi. Genotoksisite, bir maddenin hücrelerdeki genetik materyale zarar verme potansiyelini ifade ediyor.
Yasak doğal tütsülemeyi kapsamıyor
Yeni uygulamada kimyasal veya endüstriyel olarak hazırlanan “tütsü aroma vericileri” ile geleneksel tütsüleme yöntemleri birbirinden ayrılıyor. Meşe gibi odunların kullanıldığı geleneksel doğal tütsüleme işlemi, tütsü aroma vericilerinin doğrudan ürüne eklenmesiyle aynı uygulama olarak değerlendirilmiyor.
Bu nedenle düzenleme, tütsülenmiş tüm gıdaların yasaklanacağı anlamına gelmiyor. Esas değişiklik, gıdaya tütsü tadı ve kokusu vermek için ilave edilen ve yasak kapsamına alınan belirli aroma vericilerini ilgilendiriyor.
Raflardaki mevcut ürünler hemen toplatılmayacak
Geçiş takviminde belirlenen tarihlerden önce mevzuata uygun şekilde üretilerek piyasaya sunulan ürünlerin raflardan topluca kaldırılması öngörülmüyor. Bu ürünler kendi raf ömürleri sona erene kadar satışta kalabilecek.
Dolayısıyla tüketiciler, yasakların yürürlüğe girdiği tarihten sonra bir süre daha eski üretim tarihli ürünleri raflarda görebilecek. Yeni üretilecek ürünlerde ise ilgili son tarihlerden itibaren yasaklanan tütsü aroma vericilerinin kullanılmaması gerekecek.
Tüketiciler etikette hangi ifadeye bakacak?
Tüketicilerin ürün satın alırken ambalajların “içindekiler” bölümünü kontrol etmesi önem taşıyor. Ürünlerde “tütsü aroma vericisi” veya benzer ifadeler bulunması, duman aromasının geleneksel tütsüleme yerine aroma vericisi kullanılarak sağlandığını gösterebiliyor.
Ancak etikette tütsülenmiş bir ürün olduğunun belirtilmesi tek başına ürünün yasak kapsamına girdiği anlamına gelmiyor. Üretim yöntemi ile kullanılan aroma maddesinin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Gıda sektöründe reçeteler değişecek
Düzenlemenin özellikle hazır gıda, atıştırmalık, sos, işlenmiş et, peynir ve su ürünleri üreten işletmeler açısından ürün reçetelerinde değişikliğe yol açması bekleniyor. Üreticilerin yasak kapsamındaki aroma vericilerinin yerine mevzuata uygun alternatifler geliştirmesi gerekecek.
Cips ve sos gibi ürünlerde geçiş süresinin 2027 başında tamamlanacak olması nedeniyle ilk değişimin bu gruptaki ürünlerde görülmesi bekleniyor. Et, peynir ve su ürünlerinde ise sektörün uyum süreci Ağustos 2028’e kadar devam edecek.




