Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Adana’da düzenlenen İş Hukuku Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de kanun yapım süreçleri, toplumsal ahlak ve yargı sistemi üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Çiçek, kaliteli kanun üretilemediğini belirterek, toplumdaki dil kullanımının da hukuk metinlerinin niteliğini etkilediğini söyledi.

Çorum'da Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi başladı
Çorum'da Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi başladı
İçeriği Görüntüle

Yargıtay Başkanlığı, üniversiteler, Adana Barosu ve Adana Sanayi Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen “Güncel Gelişmeler Işığında İş Hukukuna İlişkin Uygulama Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu”nda konuşan Çiçek, iş barışının sağlanmasının toplumsal huzur açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Fırsatçılık vurgusu yaptı

Konuşmasında toplumda adalet, hak ve hukuk anlayışının zayıfladığına dikkat çeken Çiçek, yasa çıkarmanın tek başına sorunları çözmeye yetmediğini ifade etti.

Kanunların uygulanabilirliğinin toplumsal değerlerle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Çiçek, “Adalet, hak, hukuk ve hakkına razı olmak ikinci planda kaldı. Fırsatçılık öne çıkıyor. Fırsatçılığın öne çıktığı bir ortamda kanunlar da yargı kararları da hızlı şekilde aşınıyor ve aşındırılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kanunların sık değişmesini eleştirdi

Türkiye’de yeterince kaliteli kanun çıkarılamadığını savunan Çiçek, mevzuatın sık sık değişmesinin yalnızca toplumsal dönüşümden kaynaklanmadığını söyledi.

Kanun metinlerinin tüm ihtimalleri kapsayacak şekilde hazırlanamadığını ifade eden Çiçek, “Yeteri kadar kaliteli kanun çıkaramıyoruz. Kanunlar kaliteli değilse uygulayıcıların işi de zorlaşıyor. Kanunların sık değişmesinin sebeplerinden biri de kaliteli kanun yapamamamızdır” dedi.

Dil kullanımı ile hukuk arasında bağlantı kurdu

Çiçek’in konuşmasında en dikkat çeken bölümlerden biri ise dil kullanımına ilişkin değerlendirmeleri oldu.

Toplumun sınırlı kelime dağarcığıyla iletişim kurmasının hukuk dili üzerinde etkili olduğunu belirten Çiçek, “600-700 kelimeyle ana dilini konuşan bir toplumda mükemmel kanun yapmak mümkün olmaz” ifadelerini kullandı. Sorunların çok yönlü ele alınması gerektiğini vurgulayan Çiçek, hukuk sisteminin yalnızca mevzuat değişiklikleriyle geliştirilemeyeceğini dile getirdi.

Yargının tek başına sorumlu tutulmaması gerektiğini söyledi

Yargı sistemine yönelik eleştirilere de değinen Çiçek, sorunların tamamının mahkemelere yüklenmesinin doğru olmadığını belirtti.

Kanunların sağlam hazırlanmasının önemine işaret eden Çiçek, “Tuğla sağlam değilse, betonun kalitesi yeterli değilse bina birtakım arızalarla karşı karşıya kalır. Yargının o kadar günahı yok” dedi. Hakim sayısındaki artışa rağmen dava yükünün de büyüdüğünü ifade eden Çiçek, görevden ayrıldığı dönemde yaklaşık 10 bin olan hakim sayısının bugün 25 bine ulaştığını söyledi.

Çalışma hayatındaki yeni sorunlar masaya yatırıldı

Sempozyumun açılışında konuşan Mustafa Yavuz ise hukukun sürekli gelişen ve yenilenen bir alan olduğunu belirterek, uzaktan çalışma, yapay zekâ destekli iş modelleri ve kişisel verilerin korunması gibi yeni konuların çalışma hayatında önemli başlıklar haline geldiğini ifade etti.

Zeki Kıvanç da özellikle emek yoğun sektörlerin artan maliyetler nedeniyle rekabet gücü kaybettiğini belirterek, işletmelerin istihdamı koruyabilmesi için kısa çalışma ödeneğinin pandemi dönemindekine benzer şekilde daha hızlı ve kolay devreye alınmasını beklediklerini söyledi.

Sempozyum yarın sona erecek

Adana Ticaret Odası toplantı salonunda düzenlenen sempozyumda arabuluculuk, tahkim, kıdem tazminatı, yeni nesil çalışma modelleri ve iş hukukuna ilişkin güncel yargı kararları ele alınıyor.

Alanında uzman hukukçuların, akademisyenlerin ve uygulayıcıların katıldığı sempozyumun yarın yapılacak oturumların ardından sona ermesi planlanıyor.

Muhabir: İhlas Haber Ajansı