Borsa İstanbul son dönemde küresel risklerin azalması ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz indirimi patikasına girmesiyle güçlü bir yükseliş ivmesi yakaladı. Özellikle ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine başlaması, dünya genelinde risk iştahını artırarak yurt içi piyasaları da destekliyor. Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrar adımları, bu yükselişin temel dinamikleri arasında gösteriliyor.
Bu süreçte BIST 100 endeksi 26 Ağustos’ta 11.605,30 puan ile tüm zamanların en yüksek seviyesini görerek yatırımcıların dikkatini çekti. Türkiye’nin dış politikadaki istikrarlı adımları ve ihracat odaklı büyüme stratejisi, endeksteki iyimserliği besleyen önemli faktörler olarak öne çıkıyor.
ASELSAN Hisselerinde Rekor Performans
Savunma sanayisinin teknoloji devi ASELSAN, Borsa İstanbul’da son yılların en dikkat çekici yükselişini sergileyerek endeksin lokomotif şirketlerinden biri haline geldi. 2024 yılına 72,50 lira seviyesinden başlayan ASELSAN hisseleri, 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla 220,80 liraya ulaştı. Böylece şirket, piyasa değeri 1 trilyon lirayı aşan ilk Borsa İstanbul şirketi oldu.
ASELSAN’ın bu başarısının arkasında ihracat odaklı büyüme stratejisi ve teknolojiye dayalı üretim gücü bulunuyor. Şirket, savunma sanayisinde yalnızca ürün tedarik eden değil, oyun değiştirici teknolojiler geliştiren bir aktör konumunda. Bu özellik, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisini güçlü şekilde çekiyor.
AselsaneXt Programıyla Güçlü Büyüme
2024 yılında uygulamaya konulan aselsaneXt programı, ASELSAN’ın sürdürülebilir büyümesine ivme kazandırdı. Şirketin CEO’su Ahmet Akyol tarafından açıklanan bu vizyon, alanında en iyi ürünleri üretmek, yeni nesil teknolojileri geliştirmek ve ihracat odaklı büyümeyi desteklemek üzerine kurulu.
Bu strateji sayesinde ASELSAN, 2030 yılına kadar dünya savunma sanayisinin ilk 30 şirketi arasına girmeyi hedefliyor. Yeni nesil radarlar, yapay zekâ destekli sistemler ve elektronik harp teknolojileri gibi katma değeri yüksek üretimler, ASELSAN’ı küresel ölçekte rekabetçi kılıyor.
AR-GE ve İhracatla Güçlenen Finansal Sonuçlar
ASELSAN’ın Ar-Ge harcamaları son yıllarda istikrarlı biçimde arttı. 2020’de 500 milyon dolar olan Ar-Ge yatırımları, 2024’te 1 milyar dolara yaklaştı. Bu güçlü Ar-Ge altyapısı, savunma sanayisinde benzersiz teknolojiler geliştirilmesini sağlıyor.
Finansal göstergeler de şirketin sağlam yapısını destekliyor. 2022-2024 döneminde hasılat yüzde 25 artarken, 2024’te net kâr yüzde 45 yükselişle 15,2 milyar liraya ulaştı. İhracat gelirleri de 304 milyon dolardan 508 milyon dolara çıktı ve 2025’in ilk yarısında 1,3 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesi imzalandı.
Rekor Sözleşmeler ve Gelecek Hedefleri
ASELSAN’ın sözleşme büyüklüğü de dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2023’te 5 milyar dolar, 2024’te 6,5 milyar dolar tutarında sözleşme imzalanırken, 2025’in ilk 6 ayında bu rakam 2,8 milyar dolara yaklaştı. Şirketin toplam bakiye siparişleri ise 16 milyar dolarla tarihi zirveye çıktı.
Bu güçlü sözleşme portföyü, ASELSAN’ın önümüzdeki yıllarda da sürdürülebilir büyümesini destekleyecek. Ayrıca 1,5 milyar dolarlık Oğulbey Teknoloji Üssü yatırımıyla savunma sanayisinde yerli ve milli üretim kapasitesini artırma hedefi, şirketin küresel oyuncu olma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yatırımcılar İçin Öne Çıkan Şirket
ASELSAN hisseleri 2024 başından bu yana dolar bazında yüzde 247 getiri sağlayarak uluslararası savunma şirketlerini geride bıraktı. Aynı dönemde Dow Jones Savunma Endeksi’nin getirisi yüzde 61 seviyesinde kaldı. Bu performans, teknoloji odaklı üretimin ve ihracat gücünün yatırımcılar açısından ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Savunma teknolojilerinde yapay zekâ, elektro-optik sistemler ve uzun menzilli radarlar gibi alanlarda dünya çapında sayılı üreticiler arasında yer alan ASELSAN, hem Türkiye’nin savunma kapasitesini hem de Borsa İstanbul’un küresel cazibesini artırıyor.





