Programda Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Muhammad Muslim Khalil ile Doçent Doktor Veysel Dinler konuşmacı olarak yer aldı. Moderatörlüğü de üstlenen Doçent Doktor Veysel Dinler, ilk sözü Muhammad Muslim Khalil’e verdi.
“İSRAİL’İN APARTHEİD DUVARI FİLİSTİN EKONOMİSİNİ ÇÖKERTİYOR”
Muhammad Muslim Khalil konuşmasında, İsrail tarafından inşa edilen “Apartheid Duvarı”nın yalnızca fiziksel bir engel olmadığını, aynı zamanda Filistin ekonomisini sistematik şekilde çökerten bir araç haline geldiğini söyledi.
Duvar nedeniyle Filistin’in doğal kaynaklara ve dış pazarlara erişiminin engellendiğini ifade eden Khalil, bunun ekonomik bağımsızlığı hedef alan bir strateji olduğunu belirtti.
Uluslararası yardımların da işgalin oluşturduğu maliyetleri finanse eden bir yapıya dönüştüğünü dile getiren Khalil, özellikle tarım alanlarının ve zeytinliklerin büyük zarar gördüğünü anlattı.
Konuşmasında zeytin üretiminin Filistin ekonomisi ve kültürü açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Khalil, “On binlerce asırlık zeytin ağacı kökünden söküldü. Hasat için gereken askeri izinler üretim maliyetlerini artırdı ve zeytinyağı üretiminde ciddi verim kayıpları yaşandı” dedi.
Duvara yakın bölgelerde yaşayan Filistinli ailelerin yaklaşık yüzde 70’inin geçim kaynağının doğrudan etkilendiğini belirten Khalil, hareket kısıtlamalarının işsizliği artırdığını ve vasıflı iş gücünün etkisizleşmesine neden olduğunu ifade etti.
UNCTAD raporlarına da değinen Khalil, fiziksel engeller nedeniyle ticaretin felç olduğunu ve nakliye maliyetlerinin fahiş seviyelere ulaştığını kaydetti.
“BENİM FİLİSTİN’İM SİYAH BEYAZ BAŞLADI”
Muhammad Muslim Khalil’in ardından söz alan Doçent Doktor Veysel Dinler ise “Benim Filistin’im: Küçük Meseleler Büyük Dertler” başlıklı konuşmasında çocukluğundan bugüne Filistin’e dair hafızasında yer eden görüntüleri anlattı.
Filistin’i ilk kez siyah beyaz televizyon ekranlarında gördüğünü söyleyen Dinler, Yaser Arafat, Filistin Kurtuluş Örgütü ve intifada görüntülerinin hafızasında derin izler bıraktığını ifade etti.
Dinler, “Filistin benim için korku, hüzün, acı ve gözyaşı ama bir o kadar da cesaret demekti” dedi.
Konuşmasında Filistin’in zamanla kendi zihninde zeytin ağaçlarıyla özdeşleştiğini anlatan Dinler, işgal sırasında zeytin ağaçlarının sökülmesine karşı çıkan Filistinli köylülerin görüntülerinin hafızasından hiç silinmediğini söyledi.
“FİLİSTİN HAFIZANIN SİLİNDİĞİ BİR YER”
Modern savaşların yalnızca binaları değil insanların hafızalarını da yok ettiğini ifade eden Dinler, “Bir ev sadece duvar değildir. İçinde anılar, geçmiş ve yaşanmışlıklar vardır. Filistin benim için hafızanın silindiği, hatıraların birikemediği bir yer” diye konuştu.
Filistin’de çocukların sürekli ölüm korkusuyla büyüdüğünü belirten Dinler, bunun derin travmalar oluşturduğunu söyledi.
Dinler konuşmasının sonunda ise Filistin’i artık savaş ve acıyla değil, zeytin ağaçlarının yeşiliyle, çocukların oyun oynadığı sokaklarla ve huzurla anmak istediğini ifade etti.
“Benim istediğim Filistin’de çocuklar artık taş değil oyuncak tutsun. Kadınlar ağıt değil neşeli şarkılar söylesin” diyen Dinler, Filistin’in bir gün gerçekten özgür ve huzurlu günlere kavuşmasını temenni etti.
Program soru-cevap bölümünün ardından sona ererken, Filistin Atölyesi yetkilileri tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi.