Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı’na ilişkin açıklamaları ile ders kitaplarında yapılan değişiklikler yargıya taşındı. Cumhuriyet’in haberine göre eski Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Alemdaroğlu ile Av. İsmail Sami Çakmak, Bakan Tekin hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Bakan Tekin’in sözleri suç duyurusuna taşındı
Suç duyurusunda, Bakan Tekin’in “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” şeklindeki sözlerine yer verildi. Avukatlar, bu açıklamaların Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel niteliğini tartışmaya açtığını savundu.
Dilekçede ayrıca son Osmanlı padişahı Mehmet Vahdettin’in İngilizlere ait bir gemiyle İstanbul’dan ayrıldığına ilişkin bilginin ders kitaplarındaki anlatımının değiştirilmesi eleştirildi. Bakan Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel açıklamalarda görevini sürdürüyor.
Anayasa ve eğitim mevzuatına aykırılık iddiası
Alemdaroğlu ve Çakmak, Bakan Tekin’in açıklamalarının ve ders kitaplarındaki değişikliklerin Anayasa’nın başlangıç hükümleri ile eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen 42’nci maddesine aykırı olduğunu ileri sürdü. Avukatlar, eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve inkılapları ile çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Dilekçede söz konusu uygulamaların Millî Eğitim Temel Kanunu ile Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına ilişkin mevzuata da aykırı olduğu iddia edildi. Bu değerlendirmeler suç duyurusunda bulunan avukatların hukuki görüşlerini yansıtıyor.
Kurtuluş Savaşı vurgusu yapıldı
Avukatlar dilekçelerinde, Anadolu’yu işgal eden güçlere karşı verilen mücadelenin Kurtuluş Savaşı, bu mücadelenin ardından kurulan devletin ise Türkiye Cumhuriyeti olduğunu belirtti. Ders kitaplarından bazı tarihsel bilgilerin çıkarılmasının çocuklara ve gençlere eksik ya da yanlış bilgi verilmesine yol açacağını savundu.
Dilekçede, yapılan değişikliklerin Türk milletinin tarihine, Cumhuriyet’in kurumlarına ve kazanımlarına yönelik bir müdahale olduğu öne sürüldü. Avukatlar, Bakan Tekin’in eylem ve söylemlerinin yalnızca eğitim politikası kapsamında değerlendirilemeyeceğini iddia etti.
TCK’nin 302 ve 309’uncu maddeleri gösterildi
Suç duyurusunda Türk Ceza Kanunu’nun devletin bağımsızlığını zayıflatma veya birliğini bozma suçunu düzenleyen 302’nci maddesi ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu düzenleyen 309’uncu maddesine atıfta bulunuldu.
Avukatlar, Bakan Tekin’in açıklamaları ve ders kitaplarına yönelik işlemleri nedeniyle bu maddeler kapsamında soruşturma yürütülmesini talep etti. Ancak dilekçede ileri sürülen suçlamalara ilişkin henüz bir savcılık kararı veya mahkeme hükmü bulunmuyor.
Ders kitaplarındaki değişikliğin iptali istendi
Alemdaroğlu ve Çakmak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından Bakan Tekin hakkında soruşturma başlatılmasını istedi. Avukatlar ayrıca ders kitaplarında yapılması planlanan değişikliklerin önlenmesini, değişiklikler uygulanmışsa iptal edilmesini talep etti.
Av. İsmail Sami Çakmak, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada mevcut siyasi ortamda dilekçenin işleme konulmayabileceğini düşündüklerini söyledi. Buna rağmen Bakan Tekin’in sözlerinin yalnızca açıklama ve siyasi tepkilerle geçiştirilemeyeceğini savunan Çakmak, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Tartışma Millî Mücadele ifadesiyle başladı
Kamuoyundaki tartışmalar, yeni müfredat ve ders kitaplarında “Kurtuluş Savaşı” yerine “Millî Mücadele” ifadesinin tercih edildiği yönündeki haberlerle başladı. Bakan Tekin de eleştirilere verdiği yanıtta Osmanlı Devleti’nin varlığına işaret ederek “Neyden kurtuluyoruz?” ifadesini kullandı.
Millî Eğitim Bakanlığının daha önceki resmî içeriklerinde hem “Kurtuluş Savaşı” hem de “Millî Mücadele” ifadelerinin kullanıldığı görülüyor. Bakanlık, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı etkinliklerinde Atatürk, Millî Mücadele kahramanları, istiklal ve vatan savunması konularına yer verildiğini açıklamıştı.
Vahdettin anlatımı da değiştirildi
Önceki ders kitaplarında Mehmet Vahdettin’in 17 Kasım 1922’de bir İngiliz gemisiyle İstanbul’dan ayrıldığı bilgisi yer alıyordu. Yeni anlatımda ise Vahdettin’den “Sultan Vahdettin” olarak söz edildiği ve İngiliz gemisi ifadesinin kullanılmadığı belirtildi.
Yeni kitapta olayın, “Sultan Vahdettin 17 Kasım’da Malta Adası’na gitmek üzere ülkeyi terk etti” şeklinde aktarıldığı kaydedildi. Bu değişiklik de suç duyurusunda bulunan avukatların eleştirileri arasında yer aldı.




