Onan, seçilmiş siyasetçilerin parti değiştirirken kendilerine oy veren vatandaşlara karşı siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluk taşıdığını belirterek, “Bizim bildiğimiz siyaset halk için yapılır” dedi.

Bedii Onan, yaptığı yazılı açıklamada 1970’li yıllardaki hükümet değişikliklerinden 12 Eylül 1980 darbesine, Turgut Özal ve Süleyman Demirel dönemlerinden AK Parti iktidarına kadar uzanan siyasi süreci değerlendirdi.

Geçmişten bugüne siyasi tabloyu değerlendirdi

Onan, 1970’li yıllarda Meclis aritmetiğinin birkaç milletvekiliyle değişebildiği dönemleri hatırlatarak, Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel hükümetleri arasında yaşanan siyasi gelişmelere değindi.

Ahlatcı’dan Şehit Ömer Emiroğlu Diş Hastanesi’ne ziyaret
Ahlatcı’dan Şehit Ömer Emiroğlu Diş Hastanesi’ne ziyaret
İçeriği Görüntüle

Dönemin ekonomik sıkıntıları, temel tüketim ürünlerinde yaşanan kuyruklar, artan şiddet olayları ve Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tıkanmanın ardından 12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerçekleştiğini belirten Onan, daha sonraki süreçte Turgut Özal, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit dönemlerine işaret etti.

2001 ekonomik krizinin ardından AK Parti’nin “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar” söylemiyle iktidara geldiğini ifade eden Onan, günümüzde ise siyasi dengelerin farklı parti ve ittifaklar üzerinden şekillendiğini savundu.

“Seçilenler parti değiştirirken seçenin düşüncesi de değişiyor mu?”

Son dönemde farklı partilerden seçilen bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin partilerinden ayrılarak AK Parti’ye geçmelerini eleştiren Onan, seçmen iradesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Onan, “Seçilenler parti değiştirirken seçenlerin düşüncesi de değişiyor mu? Bu sorunun cevabını en doğru şekilde istifa edenleri seçenler verebilir” ifadelerini kullandı.

Parti değiştiren siyasetçilerin kendilerine oy veren vatandaşlara danışıp danışmadığının sorgulanması gerektiğini belirten Onan, “Her türlü seçilmiş konumda iken parti değiştiren siyasetçilerin kendilerini seçenlere karşı töresel ve vicdani bir sorumlulukları yok mu?” diye sordu.

Belediye başkanlarının parti değişikliklerini gündeme taşıdı

Aydın ve Afyonkarahisar üzerinden belediye başkanlarının parti değiştirmesine de değinen Onan, seçmenin tercihinin bu süreçlerde ne ölçüde dikkate alındığının tartışılması gerektiğini ifade etti.

Onan, parti değişikliklerinin fikir değişikliği, hizmet etme düşüncesi, siyasi endişe ya da başka gerekçelerle yapılıp yapılmadığının kamuoyu tarafından sorgulanmasının doğal olduğunu belirtti.

Belediyelere yönelik iddialarda eşit hukuk vurgusu

CHP’li belediyeler hakkındaki yolsuzluk ve hukuksuzluk iddialarına da değinen Onan, hukuki denetimin siyasi parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediyeler için aynı şekilde uygulanması gerektiğini savundu.

Onan, CHP’den AK Parti’ye geçen belediye başkanlarının durumunun da kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini belirterek, AK Parti, MHP ve DEM Parti tarafından yönetilen belediyelerin faaliyetlerinin de aynı hukuki standartlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Vatandaş iş ve aş derdindeyken siyasetçi korunaklı çatı aramamalı”

Ekonomik sorunlara da dikkat çeken Onan, siyasetin temel amacının vatandaşın sorunlarına çözüm üretmek olması gerektiğini vurguladı.

Onan, “İş ve aş ile sıcak bir çatı arayan vatandaşın derdi arşa varmışken, siyasette kendilerine korunaklı çatı arayan siyasetçilerin hak ve hukuk sınırları içerisinde kalarak vatandaşların beklentilerini karşılayacak siyaset üretmesi doğru olan siyaset değil midir?” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Çorum İl Başkanı Bedii Onan, açıklamasında siyasetin kişisel gelecek hesabıyla değil, halkın ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre yapılması gerektiğini belirterek, “Bizim bildiğimiz siyaset halk için yapılır” mesajını verdi.

Muhabir: Haber Merkezi