Türkiye’de bankacılık sektörü 2025’in ilk sekiz ayında kârlılıkta rekor kırdı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre sektörün dönem net kârı 563 milyar 401 milyon TL oldu. Toplam aktif büyüklük ise 41 trilyon 886 milyar TL’ye yükselerek 42 trilyon lira sınırına dayandı.
Sektörün sermaye yeterliliği standart oranının %18,25 seviyesinde olması, bankaların güçlü sermaye yapısını koruduğunu gösterdi. 2024 sonuna göre aktif büyüklükteki artış 9 trilyon 229 milyar TL olarak hesaplandı.
Krediler ve Mevduatlar Hızla Büyüdü
Bankaların en büyük aktif kalemi olan krediler, ağustos sonu itibarıyla 20 trilyon 631 milyar TL’ye ulaştı. Menkul değerler toplamı da 6 trilyon 700 milyar TL’ye çıktı. Kredilerin takibe dönüşüm oranı %2,22 olarak kaydedildi.
Bankaların ana fon kaynağı olan mevduatlar, yıl sonuna göre %27 artışla 24 trilyon 2 milyar TL’ye yükseldi. Özkaynak toplamı ise %23,4 artarak 3 trilyon 575 milyar TL seviyesine çıktı. Bu rakamlar, mevduatın ve kredinin bankacılık kârındaki temel rolünü ortaya koyuyor.
Halkın Bankalara Borcu 5 Trilyonu Geçti
Yüksek enflasyon ortamı, bireylerin kredi ve kredi kartı kullanımını artırdı. Tüketici kredileri ve kredi kartı borçlarının toplamı 5 trilyon TL’yi aşarak rekor kırdı. Bu tablo, bankaların kârlılığı artarken hane halkının borç yükünün de hızla büyüdüğüne işaret ediyor.
Enflasyon ve Ekonomik Beklentiler
Ekonomistler, Eylül 2025 için %2,47’lik aylık enflasyon beklentisi açıklarken, yıl sonu enflasyon tahminlerinin de yükseldiğini belirtiyor. Bu durum, yüksek enflasyonun hem bankacılık bilançolarını hem de hane halkının satın alma gücünü baskılamaya devam edeceğine işaret ediyor.
Bankacılık sektörünün 8 ayda ulaştığı 563 milyar TL’lik kâr ve artan kredi-mevduat hacmi, Türkiye’de finansal büyümenin sürdüğünü, ancak yüksek enflasyon ve borçluluk riskinin dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.




