DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, AK Parti’ye dönüş iddialarını bir kez daha net biçimde reddetti. Türkiye’nin iki kutuplu siyasete mahkum edilmemesi gerektiğini vurgulayan Babacan, partisinin “üçüncü yol siyaseti” anlayışıyla hareket ettiğini açıkladı. TBMM’nin 1 Ekim’deki açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la aynı karede yer alması üzerine gündeme gelen “AK Parti’ye dönüş” yorumlarını da kesin bir dille yalanladı.

Babacan, Erdoğan’la son yıllarda yalnızca üç kez telefonla görüştüklerini, bunların da 6 Şubat depremleri, babasının ve annesinin vefatı dönemlerinde gerçekleştiğini belirtti. “1 Ekim’deki selamlaşmadan sonra hiçbir temasımız olmadı” diyen Babacan, ne Erdoğan’dan ne de AK Parti yönetiminden ekonomi ya da başka bir konuda görüşme talebi geldiğini ifade etti.

“Türkiye İki Kutuplu Siyasete Mahkum Edilmemeli”

Ali Babacan, Türkiye’de siyasetin uzun süredir iki ana kutup arasında sıkıştığını ve bunun ülkeye zarar verdiğini söyledi. “Biz bu tabloya mecbur değiliz. Toplumu ikiye ayıran bu yapının dışına çıkarak, demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir üçüncü yolu inşa ediyoruz” dedi.

Babacan, DEVA Partisi’nin de içinde yer aldığı “Yeni Yol Grubu” çatısı altında bu anlayışın güçleneceğini belirterek, mevcut siyasi düzenin toplumu yorduğunu ifade etti. Ona göre, Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, kutuplaşmayı değil uzlaşmayı temel alan bir siyasettir.

“Kendi İç Çatışmalarında Milletvekillerimiz Kullanıldı”

Babacan, CHP ile ilişkilerde yaşanan soğumanın nedenini partisinin değil, CHP’nin iç dinamikleri olarak açıkladı. 2023 seçimlerinin ardından CHP’de yaşanan yönetim değişikliğine değinen Babacan, “Kendi iç çatışmalarında bir bakıma DEVA Partisi ve milletvekillerimiz kullanıldı” ifadelerini kullandı.

Çorum’un saklı cennetini gezdi: Hayran kaldı
Çorum’un saklı cennetini gezdi: Hayran kaldı
İçeriği Görüntüle

Yeni yönetimin parti içi kampanya sürecinde DEVA’yı hedef almasının ilişkileri zedelediğini belirten Babacan, “O tablo, partiler arası güveni sarstı. Bizim hiçbir şey olmamış gibi davranmamız mümkün değil” dedi. CHP’nin “tabanda ittifak” stratejisinin de partiler arası işbirliğini sınırlandırdığını söyleyen Babacan, muhalefet içinde birlik arayışının önünde en büyük engelin bu yaklaşım olduğunu ileri sürdü.

“Siyasi Operasyon İzlenimi Veriyor”

Babacan, CHP’li belediyeler ve bazı medya gruplarını içeren yolsuzluk ve kara para soruşturmalarıyla ilgili de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’de gerçek anlamda bir “temiz eller” operasyonuna ihtiyaç olduğunu belirten Babacan, bunun “adil, herkese eşit mesafede ve siyasetten bağımsız” biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“Tek taraflı yürütülen yargı süreçleri siyasi operasyon izlenimi verir. Kimseyi ikna etmez” diyen Babacan, yolsuzlukla mücadelenin samimi olabilmesi için kapsamlı bir yasal reform gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, devlet kurumlarının bağımsızlığına dikkat çekerek, hukukun siyasetten arındırılmasının önemini hatırlattı.

İmamoğlu Soruşturması: “Siyasi Operasyon İzlenimi Güçlü”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan casusluk soruşturmasına da değinen Babacan, “Detayları bilmiyoruz ancak 19 Mart’tan bu yana işleyen süreç, dışarıdan bakıldığında siyasi operasyon izlenimi veriyor” dedi.

Babacan, yargı süreçlerinin siyasallaşmasının Türkiye’nin demokratik imajına zarar verdiğini belirterek, adaletin güvenilirliğini korumanın tüm siyasi aktörlerin sorumluluğu olduğunu söyledi.

Muhabir: Haber Merkezi