Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), nakit para ile yapılan yasa dışı işlemleri önlemek amacıyla ATM para yatırma limitlerinde yeni düzenlemeye gitti. 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren karar doğrultusunda hem kartlı hem de kartsız para yatırma limitleri düşürüldü.
Bankalara gönderilen talimatla, kartlı işlemlerde günlük para yatırma limiti 250 bin TL’den 180 bin TL’ye, kartsız işlemlerde ise 180 bin TL’den 100 bin TL’ye çekildi. Bu miktarların üzerindeki nakit yatırma işlemleri artık yalnızca şubelerden, banka personeli gözetiminde ve kayıt altına alınarak yapılabilecek.
Kartlı işlemlerde yeni limit: 180 bin TL
MASAK’ın talimatı doğrultusunda bankaların ATM’lerinden kartlı olarak yapılabilecek günlük para yatırma miktarı 180 bin TL ile sınırlandırıldı. Daha önce 250 bin TL olarak uygulanan bu limit, 09 Ağustos 2025 itibarıyla geçerli olacak şekilde düşürüldü.
Bankalar, limitin döviz yatırma işlemlerini de kapsadığını belirtti. Ancak güvenlik gerekçesiyle birçok ATM’de döviz para yatırma işlemleri kapatılmış durumda. Limit artışı talep eden müşterilere, bu miktarların MASAK kuralları gereği belirlendiği ve banka özelinde artırılamayacağı bilgisi verilecek.
Kartsız işlemlerde limit: 100 bin TL
Yeni düzenlemeye göre, bankaların ATM’lerinden kartsız para yatırma işlemlerinde günlük üst limit 100 bin TL olacak. Öncesinde 180 bin TL olan bu limit, mali suçların ve kara para aklama riskinin önüne geçmek amacıyla düşürüldü.
MASAK, bu değişiklikle finansal sistemdeki nakit akışını daha şeffaf hale getirmeyi ve yasa dışı işlemleri tespit etmeyi hedefliyor. Limit üstü kartsız yatırma işlemleri, zorunlu olarak şubelerde yapılacak.
Amaç: Finansal güvenlik ve yasa dışı işlemlerin önlenmesi
MASAK, son yıllarda nakit para üzerinden gerçekleştirilen yasa dışı işlemler, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama faaliyetlerine karşı sıkı önlemler alıyor. ATM para yatırma limitlerinin düşürülmesi de bu stratejinin bir parçası olarak uygulanıyor.
Uzmanlar, yeni düzenlemenin özellikle yüksek miktarda nakit yatıran işletmeler ve bireyler için operasyonel değişiklikler gerektireceğini, ancak finansal güvenlik açısından önemli bir adım olduğunu belirtiyor.





