İYİ Parti Çorum 1. Sıra Milletvekili Adayı Fatih Mehmet Arslan, AK Parti iktidarının, devletin ve hükümetin kendilerine verdiği yetkileri, vatandaşa karşı bir tehdit ve şantaj aracı olarak kullandığını belirterek,“Bu siyasi iktidar 24 Haziran akşamı sandıklardan hüsranla ayrılacaklar. Buna inancımız tamdır” dedi.

İYİ Parti Çorum İl Başkanlığı tarafından Sungurlu Belediye İftar Çadırı’nda düzenlenen iftar yemeğinde bir konuşma yapan İYİ Parti Milletvekili Adayı Fatih Mehmet Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın erken seçimin ülke için ihanet olduğunu söylediğini ancak iktidarın yavru ortağı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin 26 Ağustost’ta erken seçim yapılmasını istemesinden sonra 24 Haziran tarihine aldıklarını söyledi. Arslan, “Yani ihanet olarak gördükleri erken seçimi; baskın seçim, yıldırım seçim, dünyada eşi benzeri olmamış bir seçimle önümüze getirdiler, sandığa koydular” ifadelerinde bulundu.

Yıldırım seçim kararı almalarının iki tane temel nedeninin olduğunu dile getiren Arslan, “Birinci nedenleri, İYİ Partimizi plan yaparak seçime sokmama stratejileri vardı. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tarihi bir demokrasi görevini yerine getirdi ve 15 milletvekilini İYİ Parti’ye vererek, bizim grup kurmamızı, sağladı. Aslında tüm şartları taşımış olmamıza rağmen yüksek seçim kurulunun bizi seçime sokmama planını, oyununu bozmuş oldular. Böylesine bir seçime gitmemizin ikinci sebebi ise ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlardır” şeklinde konuştu.

AK Parti’nin 16 yıllık iktidarlığı boyunca ülkenin kaynaklarını yandaş müteahhitlere aktarmak suretiyle sadece inşaat yaparak ülkemizin tüm gelecek nesillerinin kazancını betona gömdüklerini kaydeden Arslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Üretmediğini tüketen bir Türkiye, borçlanarak büyüyen bir Türkiye, kazanmadığını harcayan bir Türkiye ortaya koydular.İşi öyle bir noktaya getirdiler ki Türkiye’de tarımdan sanayiye hemen her alanda ithalata dayanan, borçlanmaya dayanan bir ekonomik sistem önümüze koydular.

Büyüme rakamları yüzde 8’leri 9’ları gösterirken Türkiye’de hükümetin açıkladığı işsizlik oranı 10 milyonu geçti. Aslında bu 10 milyonun da çok ötesinde bir işsizlik ama biz 10 milyon olduğunu kabul edelim. Hem büyüyüp hem de işsizlik oranının arttığı bir ülke herhalde dünyada sadece ülkemizde rastlanılabilecek bir durumdur.

AK Parti yandaş müteahhitlere para kazandırmak adına yatırım yaparken gerekli fizibiliteleri yapmadan, ekonomimize ne kazandırırız ne kaybettiririz derdine kapılmadan, popülist politikalarla Türkiye’yi ekonomik yönden büyük bir felakete getirdi.

Türkiye’de dış güçler istediği için döviz yükselmiyor, Türkiye’de dış güçler için işsizlik artmıyor, Türkiye’de dış güçler istediği için atanamayan 600 bin öğretmenimiz yok, Türkiye’de dış güçler istediği için vekil öğretmenler çalışmak zorunda kalmıyor. Bunların tamamını 16 yıllık AK Parti iktidarı yaptı. Üretime, teknolojiye yatırım yapmak yerine inşaata yatırım yapmak suretiyle belki rakamlar üzerinde Türkiye’yi büyüttüler ama büyük bir felaketin kenarına getirdiler. Türkiye’de ekonomimiz iflas ettiği için döviz yükseliyor,döviz yükseldiği için ekonomimiz iflas etmiyor. Öyle ki cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın namus gibi gördüğü faizleri 3 puan birden artırmak zorunda kaldılar. Bir hafta içerisinde 3 puan daha artırarak dünyada eşi benzeri görülmemiş bir faiz artırımına gitmiş olacaklar.

Faiz artırımı beraberinde enflasyonu getirecek. Zaten nefes almakta daralan, zorlanan halkımız her gün biraz daha ekonomik güçlüklerle pençeleşmek zorunda kalacak.

Akaryakıta gelmesi gereken zamları bile ÖTV’den karşılıyorlar. Bu zamların tamamını 24 Haziran’dan sonra önümüze getirecekler

AK PARTİ HUKUKU KATLETTİ

Peki buna karşılık AK Parti, vatandaşa ne vaat ediyor? AK Parti’nin seçim beyannamesini okuduğumuzda bir acı gerçekle karşılaşıyoruz. AK Parti, vatandaşa hukuk ve demokrasi vaat ediyor. Demek ki 16 yıldan beri AK Parti hükümeti Türkiye’de hukuku katletmiş, demokrasiyi ayaklar altına almıştır. Nitekim bu hükümet 15 Temmuz hain darbe girişimini bahane ederek, Türkiye’de yazılı kuralların tamamını askıya almıştır. Türkiye 2 yıla yakın bir süredir Olağanüstü Hal şeklinde kanun hükmü kararnamelerle yönetilmektedir. Hukuk güvenliğinin olmadığı bir yerde, kanun hükmünde kararnamelerle yönetilen bir ülkede yatırımcı yatırım yapmaktan korkuyor. Önünü göremeyen insanlar, ne dışardan ne içerden sermaye sahipleri, Türkiye’ye çivi çakmıyor. Bunun neticesinde Türkiye ciddi bir ekonomik felaketle karşı karşıya kalıyor.

SUNGURLU’YA YATIRIM YAPILMALI

Türkiye’nin durumu böyleyken Sungurlu’nun durumu daha da büyük bir facia. Sungurlu’da yılda ortalama 2 bin 500 insan büyük şehirlere göç ediyor. Güzelim Sungurlu ilçemizin20 yıl önce nüfusu 75 binken, bugün 40-45 bin nüfusuna düştü. Şartlar böyle devam ederse eğer, AK Parti Türkiye’de bir kez daha ezici bir çoğunlukla iktidar olursa, Sungurlu halkı bundan önce olduğu gibi bu seçimde de hak etmediği desteği AK Parti’ye verecek olursa Sungurlumuz hepten köy olma yolunda ilerleyecek. Buna dur demenin, bunu durdurmanın Sungurlu’daki gücü tersine çevirmenin, Sungurlu’yu tekrar hak ettiği yere getirmenin tek bir yolu var. O da Sungurlu’ya yatırım yapmaktır.

AK PARTİ VEKİLLERİNİN SUNGURLU GİBİ BİR DERDİ YOK

2000 yılında Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi, Abdulkadir Şahiner’in Ticaret Sanayi Odası Başkanı olduğu dönemde insan üstü gayretleri ve dönemin Çorum milletvekili Vahit Kayrıcı’nın büyük desteği ile Türkiye’de eşi benzeri olmayacak bir şekilde 1,5 yıl kadar kısa bir sürede yapılmıştı.

Aradan geçen 18 yıl boyunca Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi’ne ne yazık ki kayda değer tek bir fabrika, tek bir yatırım getirilememiştir. Çünkü 16 yıldan beri Çorum’u yöneten AK Parti’nin ve AK Parti milletvekillerinin Sungurlu’nun kalkınması, gelişmesi gibi derdi hiçbir zaman olmamıştır. Sungurlu’ya her zaman üvey evlat muamelesi yaptılar.

Sungurlulu son seçimde de yine AK Parti’ye yüzde 60’a yakın bir destek vermiştir. 16 yıllık AK Parti iktidarlığında sungurlu yatırım almış olsaydı Sungurlu böyle mi olurdu? Sungurlu’nun bugün ilçe merkezinin en az nüfusunun 50 binler seviyesinde olması gerekirdi. Ama AK Parti, Sungurlu’ya çivi bile çakmaya yanaşmadı.

“ÇALMAYACAĞIZ, ÇALDIRMAYACAĞIZ”

Seçim beyannamenizdeki vaatlerinizi nasıl yerine getireceksiniz diyorlar. Seçim beyannamemizdeki vaatlerimizi yerine getireceğiz. Çalmayacağız, çaldırmayacağız, israf etmeyeceğiz, har vurup harman savurmayacağız, gece-gündüz, 24 saat Çorum'umuzun, Sungurlu'muzun ve büyük Türk milletinin emrinde olarak ilk 2 yıl içerisinde önce bozulan devlet çarkını onaracağız. Sonra Türkiye’yi şaha kaldıracağız.

MERAL AKŞENER, OYUNU BOZDU

Düşünün ki İYİ Parti olmasaydı, düşünün ki Genel Başkanımız Meral Akşener olmasaydı, düşünün ki İYİ Parti seçime girmemiş olsaydı nasıl bir seçim geçirecektik? Bu zamana kadar kurdukları tahterevalli siyasetinin bir başka şeklini yaşıyor olacaktık.

BİZİ YOK SAYAMIYORLAR

Büyük Türk milleti ve bizler iki tane AK Partilinin arasında sıkışmış, iki kötüden birini tercih etmek zorunda bırakılmış bir millet olacaktık. Meral Akşener çıktı ve dedi ki ‘ben bu oyunu bozarım kardeşim’ ve nitekim bozdu. Sadece oyunu bozmadı, birilerinin abdestini de bozdu. Kimyasını bozdu, her şeyini bozdu. Artık bizi yok sayamıyorlar. Anketlerde bile artık İYİ Parti’nin oyunu yüzde 22-24 bandında, Genel Başkanımız Meral Akşener’in cumhurbaşkanlığı oyunu da yüzde 25-27 bandında göstermek zorunda kalıyorlar.

Çorum’da iki parka şehit isimleri verilecek
Çorum’da iki parka şehit isimleri verilecek
İçeriği Görüntüle

MAKUS TALİHLERİNİ GÖRECEKLER

24 Haziran’da vatandaşımız sandığa giderek kararlılığını ortaya koyacak. Vatandaşımızı korkutarak, vatandaşımız üzerinde baskı kurarak, şantaj ve tehditte bulunarak oy alacağını zannedenler 24 Haziran’da sandıklar açıldığında makus talihlerini görecekler. Devletin ve hükümetin kendilerine verdiği yetkileri, vatandaşa karşı bir tehdit ve şantaj aracı olarak kullanan bu siyasi iktidar 24 Haziran akşamı sandıklardan hüsranla ayrılacaklar. Buna inancımız tamdır.”

Muhabir: Haber Merkezi