Türk siyaset tarihinde derin yaralar açan ve demokrasiye karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olarak hafızalara kazınan 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 65 yıl geçti. Askerî müdahaleyle iktidardan indirilen Demokrat Parti (DP) ve Başbakan Adnan Menderes’e yönelik yargılamalar, bugün hâlâ toplumun vicdanında kapanmayan bir yara olarak duruyor.

Demokrat Parti nasıl iktidara geldi?
1946’da kurulan Demokrat Parti, 1950 seçimlerinde tek parti dönemine son vererek iktidara geldi. Celal Bayar cumhurbaşkanı, Adnan Menderes başbakan oldu. DP, tarımda makineleşmeden eğitim reformlarına kadar birçok alanda atılım gerçekleştirdi. En dikkat çeken icraatlardan biri, 1932’den beri uygulanan Türkçe ezan düzenlemesinin kaldırılması oldu.
DP’nin siyasi yükselişi, 1954 seçimlerinde aldığı yüzde 58,4 oyla zirveye ulaştı. Ancak, muhalefetle ilişkilerin gerilmesi, basın üzerindeki baskılar ve ekonomik kriz, toplumsal tansiyonu artırdı.

Askeri cunta nasıl ortaya çıktı?
Ordu içerisindeki huzursuzluk artarken, DP’nin bazı askeri kadroları erken emekliye sevk etmesi ve hükümete yönelik sert eleştiriler, darbeye zemin hazırladı. 1957 seçimlerinde DP iktidarını korudu, fakat ordu içindeki cunta faaliyetleri hız kazandı. "9 subay olayı" bu hazırlıkların kamuoyuna ilk yansımasıydı.
1959’da Menderes’in Londra dönüşü coşkuyla karşılansa da; İnönü’ye yönelik saldırılar, öğrenci olayları ve 555K protestosu, rejimin gerildiğinin açık göstergesiydi.

27 Mayıs sabahı ne oldu?
27 Mayıs 1960 sabahı saat 04.36’da Kurmay Albay Alparslan Türkeş’in Ankara Radyosu’ndan okuduğu bildiriyle Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyduğunu duyurdu. Demokrat Parti kadroları tutuklandı ve Yassıada’ya gönderildi.
Sıkıyönetim ilan edildi, TBMM ve Anayasa feshedildi. Cemal Gürsel’in başkanlığında Milli Birlik Komitesi kuruldu. Askeri yönetim, partiler üstü bir anlayışla "adil seçim" vaadiyle göreve geldiğini açıkladı.
Yassıada yargılamaları ve idamlar
Yassıada’daki duruşmalar, toplum nezdinde adil olmayan bir süreç olarak kayıtlara geçti. "Köpek" ve "bebek" davaları gibi davalarla Menderes ve arkadaşları itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Mahkemelerde savunma hakkı kısıtlandı; Menderes’in sözleri sık sık kesildi.
592 sanıklı davalarda, 288 kişi için idam istendi. Eski Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu 16-17 Eylül 1961'de idam edildi. Celal Bayar’ın cezası ise yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse çevrildi.
Toplumsal hafızadaki izler ve iade-i itibar
1990 yılında çıkarılan yasa ile Adnan Menderes ve arkadaşlarının itibarları iade edildi. 2012’de TBMM'de kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun raporlarıyla yargılamaların yeniden değerlendirilmesi gündeme geldi.
2020’de Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağını oluşturan yasalar iptal edildi. Aynı yıl Yassıada, “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” adıyla yeniden düzenlenerek açıldı. Amaç, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde yaşanan acıların unutulmaması ve yeni nesillere aktarılmasıydı.




