Jonathan, 1882 yılında Seyşeller’den Saint Helena’ya götürüldü ve o tarihten bu yana adanın sembollerinden biri haline geldi. Gelişen turizmle birlikte ada ziyaretçilerinin en çok ilgi gösterdiği canlılardan biri olarak öne çıkıyor.
İleri yaşına bağlı olarak görme ve koku alma yetilerini büyük ölçüde kaybeden Jonathan, özel bir beslenme programıyla destekleniyor. Bakım ekibi, kaplumbağanın günlük enerji ihtiyacını karşılayabilmesi için düzenli olarak sebze, meyve ve yeşillik ağırlıklı öğünler hazırlıyor.
Bilim insanları, Jonathan’ın olağanüstü yaşam süresinin kaplumbağaların biyolojik dayanıklılığına dair önemli veriler sunduğunu vurguluyor. Türün ortalama yaşam süresi yaklaşık 150 yıl olmasına rağmen Jonathan’ın bu sınırı aşması, araştırmacılar tarafından dikkatle değerlendiriliyor.
Saint Helena yetkilileri, Jonathan’ın ada kültürü açısından da büyük değer taşıdığını belirtirken, ziyaretçiler bu tarihi canlıyı görmeyi adeta bir ritüele dönüştürüyor.


