Yarın Türkiye, tarihinin en sessiz ama en güçlü anlarından birini yeniden yaşayacak. Saat 09.05’te, şehirlerin kalbinde, fabrikalarda, okullarda, evlerde, meydanlarda milyonlarca kişi aynı anda duracak.
O sessizlik bir yas değil, bir minnetin ve kararlılığın sesi olacak.

Ataturkun Kitaplari Ve Altini Cizdigi Cumleler Dijital Erisime Acildi

Atatürk’ü anmak değil, anlamak

10 Kasım yalnızca bir anma günü değil; Cumhuriyet’in fikrinin, bağımsızlığın ve aklın hatırlandığı gündür.
O gün, siren sesleri duyulduğunda herkesin kalbinde aynı duygu yankılanır: “Biz hâlâ onun yolundayız.”
Çünkü Atatürk, bir lider olmanın ötesinde bir fikir, bir vicdan, bir aydınlanma simgesidir.
Her 10 Kasım sabahı, o fikir yeniden doğar; çocukların gözlerinde, öğretmenlerin sözlerinde, meydanlarda karanfiller taşıyan gençlerin yürüyüşlerinde.

Ataturk-3

Çorum TSO heyeti TOBB 82. Genel Kurulu’na katıldı
Çorum TSO heyeti TOBB 82. Genel Kurulu’na katıldı
İçeriği Görüntüle

09.05’te duran hayat, devam eden miras

Yarın sabah saat dokuzu beş geçe, vapurlar sirenlerini çalacak, trafikteki araçlar duracak, okullarda öğrenciler ayağa kalkacak.
Bir dakikalığına sessizlik çökecek ama o sessizliğin içinde bir milletin sesi yankılanacak:
“Bizi biz yapan sensin Atam.”

Bu sessizlik, geçmişe ağıt değil, geleceğe sözdür. Çünkü Atatürk’ün bıraktığı miras, sadece tarih kitaplarında değil, günlük yaşamın her yerinde yaşıyor.
Bir çocuğun okul sırasındaki defterinde, bir öğretmenin sınıfındaki sözünde, bir işçinin alın terinde, bir bilim insanının laboratuvarındaki ışığında.

Ataturk-1

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır…”

Atatürk’ün en çok hatırlanan sözlerinden biri, 10 Kasım’ların anlamını da özetler:
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
O yüzden 10 Kasım’da ağlayan gözler değil; dimdik duran, bu emaneti geleceğe taşıma kararlılığındaki kalpler vardır.

Ataturkk

10 Kasım: Bir milletin vicdanı

Her 10 Kasım’da sirenlerle birlikte duran hayat, aslında yeniden başlar.
Çünkü o an, herkes aynı duyguda birleşir: geçmişine minnet, bugününe inanç, yarınına sorumluluk.
Bu yüzden 10 Kasım yalnızca bir takvim günü değil; bir milletin vicdanının tarihidir.

Yarın Türkiye, yine o büyük sessizliğe hazırlanırken, milyonlarca insanın kalbinde tek bir cümle yankılanacak:
“Seni unutmadık, unutturmayacağız Atam.”

Muhabir: İlhami Türksal