Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işveren yetkilisinin hakaret ve küfürlerine maruz kaldığı gerekçesiyle 22 yıllık işinden ayrılan işçinin sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine hükmetti. İşçinin kıdem tazminatı hakkını onayan Yargıtay, yerel mahkemece belirlenen 5 bin liralık manevi tazminatı ise olayın ağırlığı karşısında yetersiz buldu.
22 yıllık çalışmasının ardından işten ayrıldı
Davaya konu olayda işçi, 1998 yılında güvenlik personeli olarak başladığı iş yerinde güvenlik şefi, güvenlik müdürü, idari işler müdürü ve direktör olarak görev yaptı. İşçi, 29 Haziran 2020 tarihinde verdiği istifa dilekçesiyle yaklaşık 22 yıldır çalıştığı iş yerinden ayrıldı.
İş mahkemesine başvuran işçi; ücretinin bir kısmının elden ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin karşılanmadığını ve yıllık izinlerinin tamamının kullandırılmadığını ileri sürdü. İşveren yetkilisinin çalışanların önünde kendisine küfrettiğini, telefonunu alarak yere fırlattığını ve kendisini küçük düşürdüğünü belirten işçi, kıdem ve manevi tazminat ile diğer işçilik alacaklarını talep etti.
İşveren istifa savunması yaptı
İşveren ise işçinin kendi isteğiyle işten ayrıldığını ve bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savundu. İşçinin uzun yıllar yönetici pozisyonunda çalıştığını, yüksek ücret aldığını ve fazla çalışma ücretine hak kazanmadığını ileri sürdü.
İşveren ayrıca işçinin daha önce başka davalarda işveren tanığı olarak verdiği ifadelerde haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmadığını söylediğini belirtti. İşçiye ev alımı sırasında verilen 40 bin lira ile pandemi döneminde yapılan 19 bin 250 liralık ödemenin de işçilik alacaklarından düşülmesini istedi.
Küfür haklı fesih nedeni sayıldı
İlk derece mahkemesi, işçinin istifa dilekçesinde ayrılma nedenini belirtmemesine rağmen makul süre içinde açtığı davada fesih gerekçelerini açıklamasını yeterli buldu. Tanık anlatımlarını dikkate alan mahkeme, işveren yetkilisinin işçiye diğer çalışanların önünde sinkaflı sözlerle küfrettiğini ve telefonunu yere fırlattığını kabul etti.
Mahkeme, bu davranışların işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı verdiğine hükmetti. İşçiye kıdem tazminatı ve yüzde 40 indirim uygulanarak fazla çalışma ücreti ödenmesine, ayrıca 5 bin lira manevi tazminat verilmesine karar verdi.
Yargıtay kıdem tazminatını onadı
Bölge adliye mahkemesinin incelemesinin ardından dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine taşındı. Daire, işveren yetkilisinin hakaret ve küfür içeren davranışları nedeniyle işçinin sözleşmesini haklı nedenle feshettiği yönündeki değerlendirmeyi doğru buldu.
Yargıtay böylece işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına ilişkin kararı onadı. İş Kanunu uyarınca işverenin işçinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması, işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabiliyor.
5 bin liralık manevi tazminat yetersiz bulundu
Yargıtay, işveren yetkilisinin kullandığı küfürlerin işçinin kişiliğini ve toplum içindeki saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğuna dikkat çekti. Telefonun yere fırlatılarak kırılması ve olayın diğer çalışanların önünde gerçekleşmesi de değerlendirmede dikkate alındı.
Daire, yerel mahkemenin hükmettiği 5 bin liralık manevi tazminatın eylemlerin ağırlığıyla orantılı olmadığı sonucuna vardı. Manevi tazminat miktarının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bu bölümünü bozdu.
Fazla çalışma yeniden incelenecek
Yargıtay, işçinin aynı anda üç alışveriş merkezinden sorumlu olması ve işverenin üst düzey yönetici olduğu yönündeki savunması nedeniyle fazla çalışma alacağının yeniden değerlendirilmesini istedi. İşçinin kendi çalışma saatlerini belirleme yetkisinin bulunup bulunmadığının daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini belirtti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12 Mayıs 2026 tarihli, 2025/9722 esas ve 2026/4402 karar sayılı hükmünün ardından dosya, manevi tazminat ve fazla çalışma alacağı yönünden yeniden karar verilmek üzere iş mahkemesine gönderildi.

