Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanunu kapsamı dışında kalan bazı çalışanlar için emsal niteliğinde bir karara imza attı. Daire, ev hizmetleri ve tarım işleri gibi alanlarda çalışanların, belirsiz süreli iş ilişkisi bulunması halinde Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ihbar tazminatı talep edebileceğine hükmetti.
Çiftlikte çalışan karı koca dava açtı
Bir çiftlikte çalışan Z.M. ve S.M. çifti, işlerine haksız ve ihbarsız şekilde son verildiğini öne sürerek 1. İş Mahkemesi’ne başvurdu. Davacılar, ücret ve tazminat alacaklarının tahsil edilmesini talep etti.
S.M., çiftlikte 15 at, 1 inek ve 2 köpeğin bakımından, ahır temizliğinden ve bahçe işlerinden sorumlu olduğunu belirtti. Eşi Z.M.’nin ise yemek ve ev işleriyle ilgilendiğini, 5 yıl boyunca kesintisiz çalıştıklarını ileri sürdü.
Yerel mahkeme davayı reddetti
Davacılar, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmesini istedi. Davalı çiftlik sahibi ise S.M.’nin at bakıcılığı yaptığını, taleplerin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.
Yerel mahkeme, S.M.’nin seyis olarak çalıştığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağına karar verdi. Mahkeme, Z.M.’nin de ev hizmetlerinde çalıştığını belirterek aynı kanunun ev hizmetleri için uygulanamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti.
Dosya Yargıtay’a taşındı
Yerel mahkemenin kararının davacı karı koca tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Daire, iş ilişkisinin niteliği ve fesih sürecine ilişkin dosya kapsamını değerlendirdi.
Yargıtay, yargılama sırasında dinlenen tanıkların iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğine ilişkin somut ve görgüye dayalı bilgi vermediğini belirledi. Davalı işverenin de davacıların işe gelmediğini iddia ettiği günlere ilişkin herhangi bir devamsızlık tutanağı sunmadığına dikkat çekildi.
Feshin haklı nedene dayandığı ispatlanamadı
Yargıtay kararında, dosya kapsamına göre davacıların iş sözleşmelerinin işveren tarafından feshedildiği belirtildi. Ancak işverenin, bu feshin haklı nedene dayandığını ispatlayamadığı vurgulandı.
Daire, yapılan işin niteliği nedeniyle davacıların kıdem tazminatına hak kazanamayacağını değerlendirdi. Buna karşın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca ihbar tazminatı hakkının doğabileceğine hükmetti.
İhbar tazminatı için Türk Borçlar Kanunu vurgusu
Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kalan işlerde de belirsiz süreli sözleşme ilişkisi bulunması halinde ihbar tazminatı şartlarının Türk Borçlar Kanunu’na göre değerlendirilebileceğini belirtti. Kararda, TBK’nın 432 ve 438. maddelerine atıf yapıldı.
Bu değerlendirme doğrultusunda Yargıtay, davacıların ihbar tazminatı alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiğine karar verdi. Böylece ev hizmetleri, seyislik ve tarım işleri gibi İş Kanunu kapsamı dışında değerlendirilen alanlarda çalışanlar için önemli bir içtihat ortaya çıktı.
Karar benzer davalar için yol gösterici olacak
Yargıtay’ın oy birliğiyle aldığı karar, özellikle ev hizmetlerinde, çiftliklerde ve tarım işlerinde çalışan kişilerin hukuki hakları açısından dikkat çekti. Karar, İş Kanunu kapsamı dışında kalınmasının her durumda ihbar tazminatını ortadan kaldırmayacağını ortaya koydu.
Emsal niteliğindeki kararla birlikte, belirsiz süreli çalışma ilişkisi bulunan ve işine haklı neden ispatlanmadan son verilen çalışanların Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanarak ihbar tazminatı talep edebileceği değerlendiriliyor.


