İşçinin hangi hallerde kıdem tazminatı alabileceği 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinde düzenleniyor. Bu kapsamda, haklı nedenle fesih de kıdem tazminatı doğuran haller arasında yer alıyor. Ancak fesih gerekçesinin açık, doğru ve kanuna uygun belirtilmemesi, işçiyi haklıyken haksız duruma düşürebiliyor.
Haklı fesih halleri nelerdir?
İşçinin haklı nedenle fesih yapabileceği durumlar 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinde üç başlıkta sayılıyor: sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık ve zorlayıcı sebepler.
Sağlık: Yapılan işin işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması; işverenin ya da birlikte çalışılan bir işçinin bulaşıcı veya iş ile bağdaşmayan bir hastalığa yakalanması.
Ahlak ve iyi niyet: Ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi başta olmak üzere, işe alırken yanıltıcı bilgi verilmesi, şeref ve namusa yönelik sözler, cinsel taciz, işyerinde tacizin bildirilmesine rağmen önlem alınmaması.
Zorlayıcı sebepler: İşyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durmasını gerektiren haller.
Bu nedenlerle fesih, işçiye kıdem tazminatı hakkı verir.
“Ailevi sebeplerle istifa ediyorum” demeyin
Haklı fesih yapılmasına rağmen fesih yazısında “istifa” ifadesi kullanılması, işçinin haklarını ortadan kaldırabiliyor. Ücreti geç veya eksik ödenen bir işçi, “Ücretim süresinde ödenmediği için iş akdimi feshediyorum” demek yerine “Ailevi sebeplerle istifa ediyorum” şeklinde ayrılırsa kıdem tazminatını kaybedebileceği gibi ihbar tazminatı da ödemek zorunda kalabilir. Çünkü haklı sebep olmadan fesihte ihbar yükümlülüğü doğar.
Yargıtay’dan emsal karar: İstifa yazısı bağlayıcı
Yakın tarihli bir dosyada, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Esas No: 2025/8, Karar No: 2025/514), “ailevi sebeplerle istifa” yazısıyla ayrılan işçinin tazminat talebini reddetti.
Dosyada; Türkmenistan’da 6 yıl çalışan işçi, baskı ve tehditle istifaya zorlandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talep etti. İlk derece mahkemesi ve bölge mahkemesi işçi lehine karar verse de, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin iradesinin fesada uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle tazminat hakkı bulunmadığına hükmetti.
Genel Kurul da bu görüşü benimsedi. Kararda; feshi yapan tarafın bildirdiği nedenle bağlı olduğu, fesih sebebinin sonradan değiştirilemeyeceği, “istifa”nın kanunda sayılan haklı fesih nedenleri arasında yer almadığı vurgulandı. İstifa ile sona eren sözleşmede işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı belirtildi.
Pratik uyarılar: Mağdur olmamak için ne yapmalı?
İstifa etmeyin: Haklı nedeniniz varsa “haklı nedenle fesih” ifadesini açıkça yazın.
Sebebi net yazın: Ücretin geç/eksik ödenmesi gibi kanuni gerekçeyi somutlayın.
Delil toplayın: Ücret bordroları, banka kayıtları, yazışmalar.
Tanık seçimine dikkat: İşverenle husumeti olan tanıkların beyanı çoğu zaman zayıf kabul edilir.
Hukuki destek alın: Fesih metni ve süreç için uzman görüşü, hak kaybını önler.
Özetle; haklıyken haksız duruma düşmemek için fesih dili hayati önem taşıyor. “Ailevi sebeplerle istifa” gibi ifadeler, yılların emeğini boşa çıkarabiliyor.


