Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 12 Ocak 2026 tarihli ve “Cuma İzni” konulu genelgesini tüm üniversite rektörlüklerine gönderdi. Yazıda, akademik ve idari personel ile öğrencilerin Cuma namazı ibadetlerini yerine getirebilmeleri için gerekli kolaylıkların sağlanması istendi.
Anayasal hak vurgusu yapıldı
YÖK Başkanı Erol Özvar imzasıyla iletilen yazıda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 24. maddesi hatırlatılarak din ve vicdan hürriyetinin anayasal güvence altında olduğu vurgulandı. Bu hürriyetin yalnızca inancı açıklama serbestisini değil, ibadetlerin fiilen yerine getirilebilmesini de kapsayan temel bir hak olduğu ifade edildi.
Genelgede ayrıca, Anayasa’nın 42. maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının, din ve vicdan hürriyetini engelleyecek şekilde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekildi. İki anayasal hakkın dengeli biçimde uygulanmasının önemine vurgu yapıldı.
Ders ve sınav programları yeniden değerlendirilecek
YÖK, üniversitelerden eğitim-öğretim faaliyetlerini aksatmayacak şekilde gerekli planlamaların yapılmasını talep etti. Yazıda yer alan başlıca talimatlar şu şekilde sıralandı:
Çakışmaların önlenmesi: Cuma namazı vakitleri ile çakışan mesai, ders, sınav ve uygulamaların yeniden değerlendirilmesi istendi.
Kolaylık sağlanması: Akademik ve idari personel ile öğrencilerin Cuma namazı saatlerinde ibadetlerini yerine getirebilmeleri için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtildi.
Eğitimin sürekliliği: Yapılacak düzenlemelerin, eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini aksatmayacak şekilde planlanması gerektiği vurgulandı.
Önceki düzenlemelere atıf yapıldı
Genelgede, daha önce 2016 yılında yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile 2018 tarihli YÖK yazısına da atıfta bulunuldu. Bu kapsamda, üniversitelerin konuya hassasiyetle yaklaşmaları ve uygulamaları bu çerçevede yürütmeleri gerektiği hatırlatıldı.
YÖK’ün gönderdiği genelgeyle birlikte, üniversitelerde Cuma namazı saatlerine ilişkin ders ve mesai düzenlemelerinin yeniden gözden geçirilmesi bekleniyor.