Türkiye'de 157 tarım ürününün 2004-2024 dönemindeki üretim verilerini iklim göstergeleriyle birlikte inceleyen yeni bir araştırma, tarımsal üretimdeki kırılganlığı ortaya koydu. Çalışmaya göre ürünlerin yüzde 33,7'sine karşılık gelen 53 tarım ürünü yüksek risk grubunda yer alırken, en yüksek risk arpa, karpuz ve mısırda tespit edildi.

Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi'nde 31 Temmuz 2026'da yayımlanan araştırma, Gümüşhane Üniversitesi'nden Banu Bolayır ve Uğur Demirel tarafından hazırlandı. Çalışmada Türkiye'nin 2004-2024 dönemini kapsayan 21 yıllık tarımsal üretim verileri incelendi.

Araştırma sonucunda 157 ürünün 53'ü yüksek, 52'si orta ve 52'si düşük risk grubunda değerlendirildi. Yüksek risk grubunda özellikle biralık arpa, karpuz ve hasıl mısırda üretim eğilimleri ile iklim göstergeleri arasındaki ilişkinin diğer ürünlere göre daha belirgin olduğu saptandı.

En büyük risk maksimum sıcaklık

Araştırmada tarımsal üretim üzerinde en fazla etkili olan iklim değişkeninin maksimum sıcaklık olduğu belirlendi. Maksimum sıcaklığın model içindeki önem derecesi yüzde 60,42 olarak hesaplanırken, toplam yağış yüzde 11,98 ve 10 santimetre derinlikteki toprak sıcaklığı yüzde 11,26 ile onu izledi.

Bu üç değişken, modelde iklim göstergelerine atfedilen toplam önemin yüzde 83,66'sını oluşturdu. Araştırmacılar, tarımsal üretim açısından özellikle aşırı sıcaklıkların ve yağış miktarındaki değişimin belirleyici hale geldiğine dikkat çekti.

Türkiye ısındı, yağış azaldı

Araştırmanın kapsadığı 21 yıllık dönemde Türkiye'nin ortalama sıcaklığının 13,2 dereceden 15,3 dereceye çıktığı belirtildi. Maksimum sıcaklık 19,2 dereceden 21,4 dereceye yükselirken, minimum sıcaklık da 7,6 dereceden 10 dereceye çıktı.

Aynı dönemde toplam yağış miktarı ise 607,4 milimetreden 567 milimetreye geriledi. Böylece tarımsal üretimde en etkili iki göstergeden biri olan sıcaklık artarken, bir diğer önemli değişken olan yağışın azalması ürünlerin iklim koşullarına karşı hassasiyetini artıran bir tablo ortaya çıkardı.

Yargıtay'dan emsal karar: Uzun yol nakliyatında çalışma süresi için somut delil şartı getirildi
Yargıtay'dan emsal karar: Uzun yol nakliyatında çalışma süresi için somut delil şartı getirildi
İçeriği Görüntüle

15 farklı meteorolojik değişken incelendi

Araştırmada TÜİK'in bitkisel üretim istatistikleri ile meteorolojik veriler birlikte değerlendirildi. Yalnızca 21 yıl boyunca kesintisiz üretim verisi bulunan ürünler analize dahil edildi.

Ürünlerin yıllık üretim miktarları sıcaklık, yağış, nem, buharlaşma, rüzgar ve farklı derinliklerdeki toprak sıcaklıklarının da bulunduğu 15 meteorolojik değişkenle karşılaştırıldı. Verilerin analizinde Random Forest ve Gradient Boosting makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlanıldı.

Yüksek risk üretimin biteceği anlamına gelmiyor

Araştırmacılar, 53 ürünün yüksek risk grubunda bulunmasının bu ürünlerin üretiminin sona ereceği veya belirli bir oranda azalacağı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini özellikle vurguladı. Buradaki yüksek risk sınıflandırması, incelenen ürünlerin kendi aralarındaki iklim hassasiyetini ve kırılganlığını gösteriyor.

Çalışma bu nedenle kesin bir üretim tahmini değil, hangi ürünlerde daha ayrıntılı bölgesel araştırmalara ve iklim uyum politikalarına öncelik verilmesi gerektiğini gösteren bir risk haritası niteliği taşıyor.

Tarım destekleri ve sigortalar için öneri

Araştırmada yüksek risk grubunda bulunan ürünlerin tarımsal destek politikalarında önceliklendirilmesi önerildi. Tarım sigortalarının oluşturulmasında ürünlerin iklim duyarlılığının dikkate alınması ve özellikle yem bitkileri ile baklagiller için bölgesel uyum planlarının hazırlanması gerektiği belirtildi.

Araştırmacılar tarafından geliştirilen Bileşik Risk Skoru'nun, iklim değişikliğine uyum politikaları, sürdürülebilir tarımsal planlama ve karar alma süreçlerinde kullanılabilecek veri temelli bir çerçeve sunduğu değerlendirildi.

Muhabir: Haber Merkezi