Ekonomi

Türkiye’de 6,5 Milyon kişi en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor

Türkiye’de yaklaşık 6,5 milyon kişi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bahçeşehir Üniversitesi BETAM’ın 2023 verilerine dayanan raporu, “derin yoksulluk” sorununu yapısal bir kriz olarak tanımlıyor. Et, ısıtma, giysi, ayakkabı gibi ihtiyaçlara erişemeyen milyonlarca kişi arasında, 2,8 milyon kişi ise "en derin yoksullar" olarak sınıflandırılıyor.

Abone Ol

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) yayımladığı yeni rapor, Türkiye’de derin yoksulluğun yapısal bir soruna dönüştüğünü ortaya koyuyor. 2023 verilerine göre, ülkede yaklaşık 6,5 milyon kişi en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda. Araştırmaya göre, nüfusun %3,3’ünü oluşturan yaklaşık 2,8 milyon kişi ise "en derin yoksullar" arasında yer alıyor.

Derin yoksulluk nedir, kimleri kapsıyor?

BETAM, TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Anketi’ni baz alarak Avrupa İstatistik Ofisi’nin metodolojisine uygun bir şekilde derin yoksulluğu tanımlıyor. Bu bağlamda, aşağıdaki 6 temel ihtiyacın en az 5’ini karşılayamayan bireyler “derin yoksul”, tamamını karşılayamayanlar ise “en derin yoksul” olarak sınıflandırılıyor:

  • Beklenmedik harcamaları karşılayamama

  • Kira, fatura ve borç ödemelerinde zorlanma

  • Et, tavuk veya balık içeren öğünleri düzenli tüketememe

  • Evin yeterince ısıtılamaması

  • Yeni kıyafet alamama

  • Sağlam ayakkabıya sahip olamama

Derin yoksulluk yıllar içinde nasıl değişti?

2015’te %9 olan derin yoksulluk oranı, 2018’de %6,2’ye gerilese de 2021’de yeniden %9,2’ye yükseldi. 2023 itibarıyla oran %7,7 seviyesinde. Ancak bu düşüş kalıcı bir iyileşmeden çok, ekonomik dalgalanmaların, pandemi sonrası etkilerin ve gelir dağılımındaki bozulmanın sonucu olarak değerlendiriliyor.

Gelir adaletsizliği en büyük etken

Araştırmaya göre, derin yoksulluğun yalnızca gelir düşüklüğüyle değil, gelir dağılımındaki adaletsizlikle de doğrudan bağlantısı var. Alt gelir grubunun toplam gelirden aldığı payın azalması, en temel ihtiyaçların dahi karşılanamamasına neden oluyor.

Bölgesel farklar dikkat çekiyor

Derin yoksulluk Türkiye’de homojen dağılmıyor. En yüksek oranlar Güneydoğu Anadolu (%20,7), Kuzeydoğu Anadolu (%14,7) ve Ortadoğu Anadolu (%12,5) bölgelerinde görülürken; en düşük oranlar Doğu Marmara (%2,2), Batı Marmara (%4) ve Batı Anadolu (%5) bölgelerinde ölçüldü. Bu durum, bölgesel kalkınma dengesizliğinin yoksulluk üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İstanbul'da görünmeyen yoksulluk

Kişi başı gelir açısından Türkiye’nin zirvesinde yer alan İstanbul’da, derin yoksulluk oranı %5,4. Bu oran birçok batı ilinden yüksek. Nedeni ise açık: Yüksek yaşam maliyeti ve düşen alım gücü, gelir seviyesi yükselse bile kentte derin yoksulluğu tetikliyor.

İstihdam var ama yetmiyor

Derin yoksul hanelerde ortalama çalışan sayısı 1,1. Ancak bu kişi başına düşen nüfusun 5’e kadar çıktığı bazı bölgelerde, tek maaşlı haneler yoksulluk döngüsünden çıkamıyor. Kayıt dışı istihdam ve işsizlik özellikle Doğu ve Karadeniz bölgelerinde derin yoksulluğu körüklüyor.

Eğitim yoksulluğun kaderini belirliyor

Rapora göre, derin yoksulluk yaşayan bireylerin %85,2’si lise altı eğitim düzeyine sahip. Yükseköğretim mezunlarının oranı sadece %2,4. Bu bulgu, eğitim seviyesinin yoksulluktan çıkışta en güçlü faktör olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Emekliler görece daha az etkileniyor

Emeklilerin sadece %2,9’u derin yoksulluk içinde yer alıyor. Ancak bu grup, özellikle İstanbul gibi yüksek maliyetli şehirlerde giderek kırılgan hale geliyor. Kayıtlı çalışma geçmişi, emeklilerin yoksulluğa karşı kısmen korunmasını sağlıyor.

Çözüm: Bölgeye özel sosyal politikalar

BETAM’ın önerisi açık: Derin yoksullukla mücadelede tek tip çözümler değil, bölgesel politikalar geliştirmek gerekiyor. Mesleki eğitim, kadın istihdamı, sosyal yardımların yeniden yapılandırılması ve yerel kalkınma projeleri, bu sorunun çözümünde kritik rol oynayabilir.