Öğretmen çocuğu bir öğrenci, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı’nda (İOKBS) yüksek puan almasına rağmen burs kazanamadı. Çünkü ilgili kılavuz, onları sadece yüzde 5’lik özel kontenjan içinde değerlendiriyor. Türk Eğitim-Sen, bu mağduriyetin önlenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na resmi başvuru yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan İOKBS Başvuru ve Uygulama Kılavuzu'nda yer alan yüzde 5’lik kontenjan hükmü, öğretmen çocuklarına ayrıcalık tanımak yerine beklenmedik bir şekilde dezavantaj oluşturdu. Resmî okul ya da kurumlardaki kadrolu, sözleşmeli, emekli ya da vefat eden öğretmenlerin çocukları, genel kontenjan yerine sadece bu sınırlı dilimde yarıştıkları için yüksek puanlara rağmen elenebiliyor.

Türk Eğitim-Sen, 3 Haziran 2025 tarihinde yayımladığı dilekçeyle bu adaletsizliğe dikkat çekti. Sendika, söz konusu öğrencilerin önce yüzde 5’lik özel kontenjan içinde değerlendirilmesini, eğer bu kontenjan dahilinde yer bulamazlarsa, yüzde 80’lik genel kontenjanda yeniden değerlendirilerek fırsat eşitliğinden yararlandırılmalarını talep etti. Bu öneri, hem amacına uygun hem de hak kayıplarını önleyici bir düzenleme olarak sunuldu.

Yüzde 5 kontenjan uygulaması neden sorun yaratıyor?

Başvuru kılavuzunun 1.1.1/b maddesine göre, öğretmen çocuklarına yüzde 5 oranında kontenjan ayrılması, ilk bakışta bir pozitif ayrımcılık gibi görünse de uygulamada ters etki yaratıyor. Zira bu öğrenciler, genel kontenjana geçemiyor; yani 480 puan almış bir öğretmen çocuğu, 420 puanlı başka bir öğrenciye kıyasla burs kazanamıyor. Bu durum, adil rekabetin önüne geçiyor ve öğrenci başarısının ödüllendirilmesini engelliyor.

Türk Eğitim-Sen'in başvurusunda ne talep edildi?

Sendikanın MEB’e gönderdiği resmi yazıda şu öneriler yer aldı:

Öğretmen çocukları, öncelikle yüzde 5’lik kontenjanda değerlendirilmeli.
Bu kontenjan içerisinde yer alamayanlar, genel kontenjan olan yüzde 80’lik dilimde tekrar değerlendirilmelidir.
Bu yöntem, hem mevzuata hem de adalet ilkesine uygun bir çözüm olarak önerildi.

Ayrıca, sendika açıklamasında bu mağduriyetlerin artmaması ve kamu vicdanının zedelenmemesi adına düzenlemenin ivedilikle yapılması gerektiği vurgulandı.

Güreşe yıllarını verdi, şimdi fakülte dekanı oldu
Güreşe yıllarını verdi, şimdi fakülte dekanı oldu
İçeriği Görüntüle

Bu değişiklik öğrenci başarısını nasıl etkiler?

Uzmanlara göre, sınavlarda başarıya dayalı ödül mekanizmasının adil ve şeffaf işlemesi öğrencilerin motivasyonunu doğrudan etkiliyor. Yüksek puan almasına rağmen yalnızca kategorik sınırlama nedeniyle burs hakkı elde edemeyen öğrenciler, haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde sistemin güvenilirliğine olan inançları zedelenebiliyor.

Eğitim uzmanı Dr. T. Kara, “Kota ayrımı, eğer alternatif geçiş imkanı tanınmazsa ödül sistemini sabote eder. Öğrenciye kazanma şansı değil, kader dayatması sunulmuş olur” diyerek mevcut uygulamaya eleştiri getirdi.

Peki şimdi ne olacak?

MEB’in bu başvuruya nasıl yanıt vereceği henüz bilinmiyor. Ancak kamuoyunun ve özellikle öğretmenlerin gözleri, bu konuda atılacak adıma çevrildi. Çünkü bu düzenleme sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda sistemsel bir adaletsizlik sorunu olarak görülüyor.

Türk Eğitim-Sen’in sunduğu resmi başvuruya ulaşmak için:

Muhabir: Haber Merkezi