Çiftlik Bank soruşturması kapsamında binlerce kişiyi dolandırdığı suçlamasıyla 45 bin 376 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Aydın, cezaevinden gönderdiği mektupta dikkat çeken iddialarda bulundu. “Tosuncuk” lakabıyla tanınan Aydın, halen faaliyette olduğunu öne sürdüğü Bitcoin üretim tesislerinden elde edeceği gelirle mağdurların zararını karşılayabileceğini savundu. Avukatı Sevinç Eraslan’ın paylaşmasıyla kamuoyuna ulaşan mektup, dava süreci devam ederken yeni tartışmaların fitilini ateşledi.
Aydın, “Tahliye edin, mağdurları ödeyeyim” mesajıyla mağdurlara seslenirken, zararın giderilmesi için ev hapsi talebini yineledi.
“Şirketlerim mağdurların zararını karşılayacak durumda” iddiası
EKOL TV’den Dilek Yaman Demir’in aktardığına göre Aydın, mektupta ilk günden bu yana ödeme niyetinde olduğunu belirterek şunları yazdı:
“Bilirkişi raporuna göre 4414 kişinin toplamda 70 milyon 514 TL alacağı vardır. Aynı rapora göre el konulan nakdi ve mal varlıklarım tespit edilen zararın katbekat fazlasıdır. Kayyum atanan 3 şirketimin toplam 156 milyon TL ödenmiş sermayesi bulunuyor. Bu durumda şirketlerim en başından beri mağdurların zararlarını karşılayacak durumdadır.”
Aydın, geçmişte şirket mal varlıklarının kayyum tarafından satılması hâlinde mağduriyetin çoktan giderilmiş olacağını savunarak dolandırıcılık kastının olmadığını ileri sürdü.
“Teslim olmamın tek nedeni mağduriyetin büyümesini önlemekti”
Mektubunda dört buçuk yıldır tutuklu olduğunu hatırlatan Aydın, yurtdışında özgürce yaşadığı bir dönemde kendi rızasıyla teslim olduğunu belirtti. Teslim olma gerekçesini “mağduriyetlerin büyümesini engellemek” şeklinde açıklayarak şunları ifade etti:
“Her celsede zararların giderilmesi için imkan tanınmasını istedim. Adli kontrol ve ev hapsi ile tahliye edilmem halinde ödeme niyetimin tamamen samimi olduğunu belirttim.”
Aydın, kendisine verilen üç aylık süreyi “kısa” bulduğunu ve mal varlıklarına el konulması nedeniyle zararı giderme şansının ortadan kalktığını savundu.
“Mağduriyetin çözümü için tek yetkili kişi benim, ancak cezaevindeyim”
Aydın, aynı dosyadan yargılanan diğer sanıkların tutuksuz ya da firari olduğuna dikkat çekerek zararın giderilmesi için gerçek anlamda girişimde bulunan tek kişinin kendisi olduğunu öne sürdü. Cezaevinde olduğu sürece ödeme yapabilmesinin imkânsızlaştığını belirtti.
“1643 gündür tutukluyum. Şirket mal varlıklarını satma ve zararı giderme sürecinin yürütülmesini sağlayacak tek kişi olarak hâlâ cezaevindeyim” diyen Aydın, mektubunu mağdurlara “bir umut mesajı” olarak gönderdiğini ifade etti.
Bitcoin iddiası: “2011’de tesis kurdum, hâlâ çalışıyor”
Aydın’ın mektubundaki en dikkat çekici bölüm ise Bitcoin üretimiyle ilgili iddiası oldu. 2011’de Türkiye’nin en büyük Bitcoin tesisini kurduğunu belirten Aydın, şu ifadeyi kullandı:
“Bu mevcut haliyle Uruguay ve Paraguay’da faaliyette olan Bitcoin tesisinde yer alan makineler üretime aktif olarak devam etmektedir. Adli kontrol şartı kapsamında ev hapsi uygulamasına geçilmesi halinde mağdurların zararlarını bu tesislerden elde edeceğim gelirle giderebilirim.”
Aydın, Meclis’e gitmesi beklenen uzlaşma yasası kapsamında mağdurlara ödeme yapma fırsatının tanınması hâlinde zararın tamamen giderilebileceğini savundu.



