AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan torba yasa teklifi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) şirketlere kayyım olarak atanmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Daha önce 9. Yargı Paketi kapsamında tartışılan ancak eleştiriler nedeniyle geri çekilen bu düzenleme, tekrar gündem oldu.
Muhalefetin Eleştirileri
Muhalefet partileri, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu ve ekonomik riskler taşıdığını savunuyor. Düzenleme, Türk Ceza Kanunu ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında belirli suçlara ilişkin kuvvetli şüphe bulunması durumunda TMSF’ye geniş yetkiler tanıyor. Buna göre, TMSF kayyım olarak atanacağı şirketlerdeki yetkilerini 5 yıl boyunca kullanabilecek.
TMSF’nin Yetkileri
Teklifin kabul edilmesi halinde TMSF, şirketlerin genel kurul yetkilerini Türk Ticaret Kanunu’na tabi olmaksızın devralabilecek. Şirketlerin mali yapısı ve piyasa koşullarına bağlı olarak TMSF, şirketi veya malvarlığını:
Kısmen ya da tamamen satma,
Fesih veya tasfiye etme yetkilerine sahip olacak.
Satış ve Tasfiye Süreçleri
Torba yasa teklifine göre:
Satış ve tasfiye işlemleri, TMSF ve kayyım temsilcileri tarafından yürütülecek.
Azınlık hissedarlarının rızası aranmayacak.
Satıştan elde edilen gelir, öncelikle şirketin borçlarının ödenmesine tahsis edilecek.
Fesih ve tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra kalan tutar, yargılama sürecinin sonuna kadar nemalandırılacak.





