Ege Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban’ın, Tevrat’ta geçen cennet tasvirlerinin Adana’yı işaret ettiğini söylemesi sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Pelin Çift ile Gündem Ötesi” programında dile getirilen bu iddia, kısa sürede esprili paylaşımlarla viral oldu.
Prof. Dr. Çoban’a göre, Tevrat’ta yer alan ve Aden bahçesi olarak tanımlanan cennet bölgesi, etimolojik ve coğrafi olarak Adana ile örtüşüyor. Dört büyük ırmağın çevrelediği bu kutsal bahçenin, Fırat ve Dicle ile birlikte Pişon ve Gihon nehirleri tarafından sulandığı belirtiliyor. Çoban, Pişon’un Seyhan, Gihon’un ise Ceyhan Nehri olabileceğini öne sürerek, “Bu tanım doğrudan Adana ve çevresini işaret ediyor olabilir” dedi.
Aden mi, Adana mı? İddianın kaynağı neye dayanıyor?
Canlı yayında konuşan Çoban, Adana isminin “Aden” ile etimolojik bir benzerlik taşıdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Tevrat’ta bahsedilen bahçe doğudadır ve dört büyük ırmak tarafından çevrelenmiştir. Fırat ve Dicle bilinen nehirler. Pişon ve Gihon’un ise tarihsel olarak tam yeri net değil. Ancak bu nehirlerin Seyhan ve Ceyhan olabileceği yönünde güçlü varsayımlar var. Ayrıca Adana isminin kökeni de Aden’e oldukça yakın.”
Sosyal medya kullanıcılarından yaratıcı yorumlar
Prof. Dr. Çoban’ın açıklamaları sosyal medya platformlarında adeta patlama etkisi yarattı. Twitter (X) ve Instagram’da binlerce kullanıcı, Adana’nın kavurucu sıcağını mizahi bir dille “cennet” söylemiyle buluşturdu.
Bir kullanıcı, “Abi bizi yıllarca cehennem sıcağı diye kandırdılar, meğer cennetteymişiz” yorumunu yaparken; başka bir kişi “Eğer cennet buysa, klimayı da yanımda getiriyorum” ifadelerini kullandı. Mizah dozu yüksek bu yorumlar, Adanalıların meşhur sıcaktan şikayetleriyle birleşince sosyal medya akışlarını renklendirdi.
Bilim mi, mitoloji mi? Görüşler ikiye bölündü
Her ne kadar açıklamalar birçok kişi tarafından eğlenceli bulunsa da, bazı izleyiciler Çoban’ın görüşlerinin bilimsel temelden uzak olduğunu savundu. Özellikle akademik çevrelerde, dini metinlerde geçen sembolik anlatımların coğrafi olarak doğrudan eşleştirilmesine temkinli yaklaşılması gerektiği görüşü hâkim. Öte yandan, görüşü “mistik-fantastik ama düşündürücü” bulanlar da yok değil.
Cennet tartışmaları, hararetli mizahı da beraberinde getirdi
Adana’nın sıcaklığıyla ün yapmış bir şehir olması, “cennet” iddiasının ironisini daha da güçlendirdi. Sosyal medya kullanıcıları, bu çelişkiyi yaratıcı şekilde mizaha dönüştürürken, Prof. Dr. Çoban’ın açıklamaları akademik bir yorumun ötesine geçip gündelik hayatın dinamiklerine dahil oldu.
Adana tartışması sadece mizah mı, yoksa kültürel bir yansıma mı?
Prof. Dr. Çoban’ın iddiası, aslında kutsal metinlerin günümüz coğrafyalarıyla ilişkilendirilmesine yönelik eski bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Bu tür açıklamalar, yerel kimliklerin ve kültürel aidiyetlerin nasıl şekillendiğini göstermesi açısından da dikkat çekiyor.
Belki de sorulması gereken şu: Cennet soğuk bir yer mi olmalı? Yoksa içinde Seyhan’la Ceyhan’ın aktığı, kebabın dumanının tüttüğü, mizahın hiç eksik olmadığı bir şehir mi?



