“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanması planlanan çerçeve yasanın kısa süre içinde TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle yürütülen görüşmelerin ardından düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını arzu ettiklerini açıkladı.
Yasa teklifinin içeriği henüz TBMM’ye sunulmuş resmî bir metinle kesinleşmedi. Bu nedenle af, tahliye, denetimli serbestlik, İmralı’daki koşullar ve kurulması planlanan komisyona ilişkin ayrıntılar, basına yansıyan taslak bilgiler ve siyasi kulis iddiaları niteliği taşıyor.
Meclis tatile girmeden çıkarılması hedefleniyor
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlemeye ilişkin siyasi partilerin görüşlerini almak amacıyla temaslarda bulundu. Kurtulmuş; MHP, DEM Parti, Yeni Yol Partisi ve CHP heyetleriyle görüşmeler gerçekleştirdi.
Kurtulmuş, 22 Temmuz’da AK Parti heyetiyle de bir araya geldi. Basına kapalı yapılan görüşmeye AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala, Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve Grup Başkanvekili Özlem Zengin katıldı.
Teklifin geçici ve müstakil olması planlanıyor
Kurtulmuş’un daha önce yaptığı açıklamalara göre düzenleme, genel ve kalıcı bir kanun yerine yalnızca süreçteki örgüt mensuplarını kapsayan müstakil ve geçici bir yasa olarak hazırlanacak. Kanundan yararlanabilmek için silahların bırakılması ve örgütsel faaliyetlerden vazgeçildiğinin ortaya konulması gerekecek.
Yasanın sınırsız süreyle uygulanmayacağını belirten Kurtulmuş, belirli bir zaman dilimi için yürürlükte kalacağını söyledi. Düzenlemenin uygulanabilmesi için örgütün silah bıraktığının ve kendisini feshettiğinin ilgili devlet kurumları tarafından tespit edilmesi bekleniyor.
Genel af düzenlemesi olmayacak
Kurtulmuş, hazırlanacak yasanın genel af niteliğinde olmayacağını açıkça ifade etti. Düzenlemenin, örgütün feshi ve silah bırakma sürecinin hukuki sonuçlarını yönetmeye yönelik özel bir geçiş kanunu olması planlanıyor.
Bu açıklamaya göre, suç işleyen bütün örgüt mensuplarının herhangi bir inceleme yapılmadan cezasız bırakılması söz konusu olmayacak. Kişilerin durumu, işledikleri iddia edilen suçlar ve silahlı eylemlere katılıp katılmadıkları dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilecek.
Öcalan’a hukuki statü iddiası taslakta yer almıyor
Basına yansıyan bilgilere göre AK Parti tarafından hazırlanan taslakta, PKK elebaşı Abdullah Öcalan için yeni bir hukuki statü tanımlayan hüküm bulunmuyor. DEM Parti’nin görüşmelerde Öcalan’ın statüsü ve örgüt yöneticilerinin kapsam dışında bırakılmaması gibi talepleri dile getirdiği öne sürüldü.
İmralı Cezaevi’ndeki görüşme ve çalışma koşullarının değiştirilmesine yönelik bazı iddialar da kamuoyuna yansıdı. Ancak bu başlıklarda hazırlanmış, kamuoyuna açıklanmış veya TBMM’ye sunulmuş resmî bir düzenleme bulunmuyor.
Ağır suçların kapsam dışında tutulması gündemde
Taslak çalışmalara ilişkin haberlerde, kasten öldürme, işkence, bombalı saldırı ve benzeri ağır suçların düzenlemenin dışında bırakılacağı ileri sürülüyor. Silahlı veya bombalı eylemlere katıldığı belirlenen kişilerin, örgüt üyeliğine ilişkin suçlamaları değişse bile işledikleri diğer suçlardan yargılanmaya devam etmesi bekleniyor.
Silah ve şiddet eylemlerine karışmayan örgüt mensuplarına ise farklı hükümlerin uygulanabileceği belirtiliyor. Bu kişilerin örgüt üyeliği ve propaganda gibi suçlar bakımından denetimli serbestlik kapsamına alınması seçenekler arasında bulunuyor.
Denetimli serbestlik formülü değerlendiriliyor
Kulis bilgilerine göre silah bıraktığını ve örgütsel faaliyetlerden vazgeçtiğini beyan eden kişilerin Ankara’daki ağır ceza mahkemelerinde yargılanması planlanıyor. Mahkemelerin, dosyadaki suçların niteliğine göre denetimli serbestlik kararı verebilmesi öngörülüyor.
Cezası 10 yıldan az olan suçlarda dört yıl, 10 yıldan fazla olanlarda ise altı veya yedi yıllık denetimli serbestlik sürelerinin değerlendirildiği ileri sürüldü. Bu süre içinde yeni suç işlemeyen kişilerin cezalarının infaz edilmiş sayılması, yeniden suç işleyenlerin ise önceki ve yeni suçlarından dolayı cezalandırılması seçenekler arasında yer alıyor.
4 binden fazla hükümlü için tahliye iddiası
Basına yansıyan taslak ayrıntılarında, örgütün feshedilmesiyle cezaevlerindeki bazı hükümlülerin “terör örgütü üyeliği” suçundan hukuki durumlarının yeniden değerlendirilebileceği belirtiliyor. Bu nedenle 4 binden fazla kişinin tahliye edilebileceği yönünde yorumlar yapılıyor.
Ancak bu sayı ve tahliye yöntemi henüz resmî makamlar tarafından doğrulanmadı. Her hükümlünün dosyasının, işlediği suçlar ve olası şiddet eylemleri bakımından ayrı ayrı incelenmesi gerekeceğinden, düzenlemenin otomatik ve toplu tahliye anlamına gelmeyeceği değerlendiriliyor.
Topluma kazandırma komisyonu kurulabilir
Taslakta, silah bırakma sürecinin izlenmesi ve uygulamanın kurumlar arasında koordine edilmesi amacıyla özel bir komisyon kurulmasının gündemde olduğu bildirildi. Komisyonun örgüt mensuplarının rehabilitasyonu, eğitimi, istihdamı ve topluma yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmaları yürütmesi planlanıyor.
Komisyon başkanının Cumhurbaşkanı tarafından, üyelerinin ise ilgili bakanlıklarca belirlenebileceği öne sürülüyor. TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da sürece ilişkin raporunu 18 Şubat 2026’da tamamlayarak kabul etmişti.
Yasanın uygulama süresi sınırlı olacak
Çerçeve yasanın üç veya dört yıl süreyle uygulanabileceği iddia ediliyor. Meclise, gerekli görülmesi halinde uygulama süresini altışar aylık dönemlerle uzatma yetkisi verilmesi seçenekler arasında bulunuyor.
Kurtulmuş’un açıklamaları da düzenlemenin geçici olacağını doğruluyor ancak yasanın kesin uygulama süresi henüz açıklanmadı. Süre, kapsam, denetimli serbestlik şartları ve hangi suçların dışarıda bırakılacağı teklifin TBMM’ye sunulmasıyla kesinlik kazanacak.
Kesin ayrıntılar teklif sunulduğunda belli olacak
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yasal hazırlıkların kısa süre içinde tamamlanarak önce ilgili komisyona, ardından Genel Kurula getirilmesini beklediklerini ifade etti. Düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşması hedefleniyor.
Şu aşamada resmî olarak doğrulanan temel unsurlar, yasanın müstakil, geçici ve genel af niteliğinde olmayacağıyla sınırlı bulunuyor. Kamuoyuna yansıyan diğer maddelerin kesinleşmesi için teklif metninin TBMM Başkanlığına sunulması ve komisyon görüşmelerinin başlaması gerekiyor.





