TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, okullarda yaşanan şiddet olayları ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştığı riskleri ele almak üzere akademisyenleri dinledi. Komisyon toplantısında, Türkiye’de 6-15 yaş arası çocukların yüzde 90’ından fazlasının düzenli internet kullandığı, her 5 çocuktan 1’inin ise siber zorbalık mağduru, faili ya da tanığı olduğu belirtildi.

Çocukların internet kullanımı yüzde 90’ı aştı

AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyon, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olaylar ile dijital risklerin çocuklar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilgi ve Teknolojileri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, Türkiye’de 6-15 yaş arası çocukların yüzde 90’ından fazlasının düzenli biçimde internet kullandığını söyledi.

6-11 yaş grubu sosyal ağlara erken yaşta erişiyor

Prof. Dr. Baştürk, 6-11 yaş grubundaki çocukların yüzde 66’sının sosyal ağlarda hesabı bulunduğunu ya da sosyal ağlara erişebilir durumda olduğunu aktardı.

Bu oranın 11-15 yaş grubunda yüzde 80’lere ulaştığını belirten Baştürk, sosyal ağ üreticilerinin çocukların korunması konusunda yeterince sorumluluk almadığını ifade etti.

Çocuklara özel içerikler masum bulunmuyor

Çocukların yoğun olarak kullandığı platformlardaki içeriklere dikkat çeken Prof. Dr. Baştürk, özellikle YouTube’da çocuklara yönelik olduğu belirtilen içeriklerin ciddi riskler barındırdığını söyledi.

Baştürk, bu içeriklerin çocukları tüketime yönlendirdiğini, güzellik ve beden algısı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek, çok küçük yaşlardan itibaren çocukların kendi bedenlerinden memnuniyetsizlik yaşayabildiğini anlattı.

Dijital ortam çocuklar için şiddetin birinci alanı haline geldi

Prof. Dr. Baştürk, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaokul ve lise öğrencileri arasında yaptığı güncel araştırmaya göre çocukların dijital alanı “şiddetin en çok gözlemlendiği birinci ortam” olarak tanımladığını bildirdi.

Baştürk, çocukların artık okulda fiziksel kavgaya karışmaktan çok, dijital ortamda siber zorbalığa ve gizlilik ihlallerine maruz kalmaktan korktuğunu dile getirdi.

Küfürlü mesajlar ve siber zorbalık yaygınlaştı

Toplantıda paylaşılan verilere göre çocukların yüzde 55’i küfür içerikli mesajlara maruz kaldığını, yüzde 40’ı ise bu tür mesajları kendisinin gönderdiğini belirtti.

Türkiye’de her 5 çocuktan 1’inin siber zorbalık mağduru, faili ya da seyircisi konumunda olduğu ifade edildi. En fazla zorbalık vakasının ise internet kullanımının en yoğun olduğu İstanbul’da görüldüğü kaydedildi.

Çorum’da Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri başlıyor
Çorum’da Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri başlıyor
İçeriği Görüntüle

Yetişkin eğitimi öncelikli başlık olarak gösterildi

Prof. Dr. Baştürk, çeşitli araştırmalarda Türkiye’nin “yüksek kullanım, yüksek risk ülkesi” olarak tanımlandığını söyledi.

Çocukların dijital becerileri konusunda büyük bir eksiklik olmadığını belirten Baştürk, asıl öncelikli konulardan birinin yetişkin eğitimi olduğunu vurguladı.

Çocuk influencerlar için düzenleme çağrısı yapıldı

Toplantıda çocuk influencerlar ve “paylaşan ebeveynlik” konusu da gündeme geldi.

Prof. Dr. Baştürk, bazı çocukların dünyaya geldikleri andan itibaren sosyal ağlarda hesaplarının açıldığını, ebeveynlerin bu hesaplar üzerinden gelir elde etmeyi hedeflediğini belirterek çocukları koruyacak yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Her okulda tehdit değerlendirme ekibi önerisi

Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Bülbül, okullarda yaşanabilecek olaylara karşı erken müdahalenin önemine dikkat çekti.

Bülbül, her okulda “tehdit değerlendirme ekibi” oluşturulmasını, bu ekibin okulda yaşanan olayları günlük olarak izlemesini ve risk oluşturan durumlarda önlem almasını önerdi.

Okullarda dijital cihazlara erişim sınırı istendi

Prof. Dr. Bülbül, akıllı telefon, akıllı saat, tablet ve internete entegre benzeri cihazların okulda kullanımına sınır getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini belirten Bülbül, rehber öğretmen ve psikolog sayısının öğrenci sayısına göre artırılmasının önem taşıdığını kaydetti.

Dijital okuryazarlık programları yaygınlaştırılmalı

Bülbül, dijital okuryazarlık ve zorbalıkla mücadele programlarının yaygınlaştırılıp düzenli biçimde uygulanması gerektiğini söyledi.

Sınıflarda öğrencilerin farkındalığını artırmak için duvar gazetesi hazırlanabileceğini belirten Bülbül, nöbetçi öğretmen, rehber öğretmen, okul yönetimi ve güvenlik birimlerinin olumsuz durumları günlük olarak izlemesi gerektiğini ifade etti.

Oyunlar Türkiye’ye girmeden derecelendirilmeli

Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer ise çocukların dijital ortamda korunması için “dijital denetleme kurulu” oluşturulmasını önerdi.

Kamer, oyunların Türkiye’ye girişine izin verilmeden önce yerli ve milli bir derecelendirme kuruluşu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, oyunların hangi yaş grupları için uygun olduğunun net şekilde ortaya konulmasının önem taşıdığını söyledi.

Bakanlıklar ve aileler arasında ortak yapı önerildi

Prof. Dr. Kamer, sosyal medya platformları, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, okullar ve aileler arasında koordinasyonu sağlayacak ortak bir yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Kamer, olaylar yaşandıktan sonra müdahale etmek yerine, önleyici tedbirlerin önceden alınmasının çocukların dijital güvenliği ve okul güvenliği açısından daha etkili olacağını ifade etti.

Muhabir: Haber Merkezi