İçişleri Bakanlığı’ndan flaş Manisa kararı: 4 başmüfettiş acil koduyla sevk edildi!
İçişleri Bakanlığı’ndan flaş Manisa kararı: 4 başmüfettiş acil koduyla sevk edildi!
İçeriği Görüntüle

AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun (MKYK), Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan son toplantısında sosyal medya için RTÜK benzeri bir üst kurul oluşturulmasının gündeme geldiği ileri sürüldü. İktidara yakın kaynaklara yansıyan iddia, sosyal medyaya yönelik denetim tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Bakan Göktaş’tan sunum, hedef sosyal medya

Toplantıda, Mahinur Özdemir Göktaş’ın sosyal medyadaki tehditler ve suça sürüklenen çocuklar konusunda MKYK üyelerine bir sunum yaptığı aktarıldı. Sunumda özellikle uyuşturucu, şiddet ve terör içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkilerinin vurgulandığı belirtildi.

Ancak bu başlıkların, doğrudan yeni bir üst denetim kurulu kurulmasıyla ilişkilendirilmesi, düzenlemenin sınırlarının ne olacağına dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

RTÜK modeli sosyal medyaya mı taşınıyor?

İktidara yakın Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; radyo ve televizyon yayınlarını denetleyen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) benzeri bir yapının sosyal medya için de oluşturulması önerildi. MKYK üyelerinin, kurulacak yapının “yeni dijital medyanın denetim organı” olması gerektiğini savunduğu ifade edildi.

Bu öneri, sosyal medyanın doğası gereği çok sesli ve küresel yapısıyla, geleneksel yayıncılık denetim mekanizmalarının ne ölçüde örtüşeceği tartışmasını gündeme taşıdı.

Mevcut düzenlemeler neden ‘yetersiz’ görüldü?

Toplantıda, sosyal medya platformlarına bugüne kadar getirilen yükümlülüklerin “etkili sonuç doğurmadığı” yönünde görüşlerin dile getirildiği aktarıldı. Ancak bu değerlendirme, söz konusu düzenlemelerin hangi yönlerden başarısız bulunduğunun net biçimde ortaya konulmaması nedeniyle eleştiri konusu oldu.

Uzmanlar, mevcut yasaların uygulanmasındaki sorunların, yeni bir üst kurul kurmak yerine uygulama ve yargı süreçlerinin güçlendirilmesiyle giderilebileceğini savunuyor.

Denetim mi, ifade özgürlüğü riski mi?

RTÜK modeli bir yapının sosyal medyaya uygulanması, ifade özgürlüğü ve dijital haklar açısından ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. RTÜK’ün televizyon ve radyo alanındaki yaptırım pratikleri hatırlandığında, benzer bir denetimin sosyal medyada içerik kaldırma, erişim engeli ve ağır yaptırımlar yoluyla geniş bir sansür alanı oluşturabileceği eleştirileri öne çıkıyor.

Sosyal medya, özellikle muhalif görüşlerin ve alternatif haber kaynaklarının en görünür olduğu mecralardan biri olarak öne çıkarken, bu alana yönelik yeni bir üst kurulun siyasal etkileri de tartışma konusu haline geliyor.

Siyasi mesaj mı, yasal hazırlık mı?

Şu aşamada iddialar resmî bir yasa teklifi ya da somut düzenleme metnine dönüşmüş değil. Ancak MKYK düzeyinde bu konunun gündeme gelmiş olması, önümüzdeki dönemde sosyal medyaya yönelik daha kapsamlı ve sert düzenlemelerin sinyalini verdiği şeklinde yorumlanıyor.

Eleştiriler, sosyal medya sorunlarının “çocukları koruma” ve “toplumsal güvenlik” başlıkları altında ele alınırken, asıl hedefin dijital alan üzerindeki siyasal denetimi artırmak olup olmadığı sorusuna henüz net bir yanıt verilmediğine işaret ediyor.

Muhabir: Haber Merkezi