Sağlık

Şoke eden alkol araştırması: Tam 62 hastalıkla doğrudan bağlantılı

Bilim insanlarının yayımladığı yeni araştırmalar, alkol tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Abone Ol

Bilim dünyasında yayımlanan son araştırmalar, alkol tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, düşük miktarda alkol tüketiminin dahi bağışıklık sistemi, beyin, kalp ve kanser riski üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtirken, bazı araştırmacılar “bir içki bir sigara gibidir” değerlendirmesinde bulundu. Özellikle uzun süreli ve yoğun alkol kullanımının onlarca hastalıkla doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.

CNN International’da yer alan değerlendirmelerde, doktorlar ve araştırmacılar alkolün yalnızca karaciğer hastalıklarıyla değil; kanser, demans, bağışıklık sistemi bozuklukları ve kalp-damar hastalıklarıyla da ilişkili olduğunu vurguladı. Uzmanlara göre son yıllarda elde edilen bilimsel veriler, “güvenli alkol miktarı” tartışmasını yeniden şekillendiriyor.

Uzmanlar alkolün toksik etkisine dikkat çekti

Denver’daki Ulusal Yahudi Sağlığı Merkezi’nde kardiyovasküler önleme ve sağlıklı yaşam direktörü olarak görev yapan Andrew Freeman, alkolün doğası gereği toksik bir madde olduğunu söyledi.

Freeman, alkolün organizmaları öldürmek ve dezenfekte etmek amacıyla kullanıldığına dikkat çekerek, asıl tartışmanın “herhangi bir miktarın güvenli olup olmadığı” noktasında yoğunlaştığını ifade etti. Uzmanlara göre giderek artan sayıda bilimsel çalışma, bu soruya olumsuz yanıt veriyor.

Araştırmalarda alkol tüketiminin doğrudan bağlantılı olduğu 62 farklı hastalık bulunduğu belirtiliyor. Bu hastalıklar arasında siroz, pankreatit, yağlı karaciğer hastalığı, psikoz, gastrit ve çeşitli kalp hastalıkları yer alıyor.

Bağışıklık sistemi üzerindeki etkiler araştırılıyor

Toronto’daki Ruh Sağlığı Politikası Araştırma Enstitüsü’nde görev yapan Jürgen Rehm, bazı hastalıkların tamamen alkol kaynaklı olduğuna dikkat çekti.

Rehm’e göre alkol tüketimi olmasaydı bazı hastalıklar hiç ortaya çıkmayacaktı. Uzmanlar ayrıca meme kanseri, felç, diyabet, demans ve farklı kanser türlerinde de alkolün önemli risk faktörlerinden biri olduğunu ifade ediyor.

Araştırmalara göre tek bir alkollü içki bile bağışıklık sistemini kısa sürede etkileyebiliyor. Bilim insanları, alkol tüketiminden yaklaşık 20 dakika sonra bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla mücadele kapasitesinde düşüş yaşanabildiğini belirtiyor.

Aşırı alkol tüketiminin etkileri daha ağır görülüyor

Uzmanlar sağlık üzerindeki en büyük riskin yoğun ve düzenli alkol tüketen kişilerde görüldüğünü ifade ediyor. Araştırmalarda “ağır içici” tanımı kadınlarda günlük 40 gram, erkeklerde ise 60 gramdan fazla saf alkol tüketimi olarak yapılıyor.

Bilim insanları yalnızca sert içkilerin değil, bira, şarap, sake, vermut ve benzeri tüm alkollü içeceklerin risk taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle kısa sürede çok miktarda alkol alınması anlamına gelen “binge drinking” davranışının bağışıklık sistemi üzerinde 24 saate kadar baskı oluşturabildiği belirtiliyor.

Araştırmalar, bu alışkanlığın yalnızca gençlerde değil, 30 yaş üstü kadınlar ve 65 yaş üzerindeki bireylerde de artış gösterdiğini ortaya koyuyor.

Alkol ile kanser arasındaki ilişki yeniden gündemde

ABD eski Genel Cerrahı Vivek Murthy, alkolün önlenebilir kanser nedenleri arasında sigara ve obezitenin ardından üçüncü sırada yer aldığını açıkladı.

Murthy, 2025 yılı başında yaptığı değerlendirmede alkollü içeceklerdeki uyarı etiketlerinin güncellenmesi gerektiğini savundu. Açıklamaya göre ABD’de her yıl yaklaşık 100 bin kanser vakası ve 20 bin kanser kaynaklı ölüm alkolle ilişkilendiriliyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre tüm alkol türleri DNA hasarı ve kronik iltihaplanma yoluyla kansere katkıda bulunabiliyor. Kadınlarda en büyük riskin meme kanseri olduğu belirtilirken, erkeklerde kolorektal kanser öne çıkıyor.

Bilim insanları riskin tamamen kaybolmasının yıllar sürebileceğini belirtti

Harvard T.H. Chan School of Public Health doktora öğrencisi Sinclair Carr, alkol bırakıldığında bazı risklerin azaltılabileceğini ancak bunun her zaman kesin sonuç vermediğini söyledi.

Uzmanlara göre kanser uzun yıllar içinde geliştiği için alkol kaynaklı etkilerin tamamen ortadan kalkması zaman alabiliyor. Yoğun alkol kullanımının kansere katkısının tamamen kaybolmasının yaklaşık 30 yılı bulabileceği ifade ediliyor.

Jürgen Rehm ise ağır alkol tüketimiyle sigara kullanımı arasında benzerlik kurulabileceğini belirterek, “Bir içki bir sigara gibidir” değerlendirmesinde bulundu.

Alkolün beyin üzerindeki etkileri inceleniyor

Geçmişte alkolün doğrudan beyin hücrelerini öldürdüğü düşünülürken, güncel araştırmalar daha çok sinir hücreleri arasındaki bağlantıların bozulduğunu ortaya koyuyor.

Bilim insanları, özellikle hafıza ve karar verme süreçlerinden sorumlu bölgelerde küçülme görülebildiğini belirtiyor. Yapılan büyük ölçekli araştırmalarda haftada üç içki tüketen kişilerde demans riskinin daha yüksek olduğu ifade edildi.

Araştırmalar ayrıca bazı beyin hasarlarının geri döndürülebileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre alkol bırakıldıktan sonraki haftalar ve aylarda dikkat, hafıza ve bilişsel işlevlerde iyileşme görülebiliyor.

Kalp sağlığı üzerindeki tartışmalar sürüyor

Uzun yıllar boyunca düşük miktarda alkol tüketiminin kalp sağlığı için faydalı olabileceğine ilişkin çalışmalar yayımlanmıştı. Ancak son dönemde elde edilen veriler bu görüşü yeniden tartışmaya açtı.

Araştırmalara göre alkol miktarı arttıkça yüksek tansiyon ve karaciğer hasarı riski de yükseliyor. Özellikle yüksek tansiyon, diyabet ve karın bölgesi yağlanması bulunan kişilerde riskin daha belirgin hale geldiği belirtiliyor.

2023 yılında yayımlanan bir çalışmada günde yalnızca bir alkollü içkinin bile sistolik tansiyonu artırabildiği ortaya kondu. 2025 yılında yayımlanan başka bir araştırmada ise yüksek tansiyonu bulunan bireylerde alkol kullanımının ciddi karaciğer hasarı riskini yaklaşık iki kat artırdığı belirtildi.

Uzmanlar tüketimin azaltılması çağrısı yapıyor

Kardiyolog Andrew Freeman, güncel bilimsel verilerin alkolün yarardan çok zarar verdiğini gösterdiğini ifade etti.

Uzmanlara göre profesyonel sağlık kuruluşlarının büyük bölümü, bireylere alkole başlamamayı, tüketiliyorsa mümkün olduğunca azaltmayı veya tamamen bırakmayı öneriyor. Bilim insanları ayrıca alkol kaynaklı bazı sağlık sorunlarının erken dönemde önlem alınması halinde yavaşlatılabileceğini veya kısmen geri döndürülebileceğini belirtiyor.