Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PARKOBİRLİK), kamuoyunda geniş yankı uyandıran şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sürecine dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Özellikle Çorum Pancar Ekicileri Kooperatifi kanadından yapılan değerlendirmede, meselenin basit bir mülk devri olmadığı vurgulandı. Yetkililer, stratejik öneme sahip bu tesislerin geleceği konusunda hayati uyarılarda bulunurken, üretimin devamlılığı için risk haritasını çıkardı.

BÖLGESEL TEKEL RİSKİ

Şeker pancarının yapısı gereği stoklanamayan ve uzun mesafeye taşınması maliyetli bir ürün olduğu biliniyor. Bu durum, fabrikaları üretici nezdinde alternatifsiz kılıyor. Konunun hassasiyetine değinen yetkililer, şu ifadeleri kullandı:

"Pancar üreticisi ürününü sadece kendi bölgesindeki fabrikaya satabilmektedir. Depolanabilir nitelikte olmayan şeker pancarının uzak mesafelerdeki fabrikalara taşınması da ekonomik değildir. Bu nedenlerle şeker fabrikaları, pancar çiftçisi açısından bölgesel tekel niteliğinde bir yapı arz etmektedir. Ehil ellerde idare edilmeyen fabrikaların çiftçiyi zarara uğratması, çiftçiyi küstürmesi ve orta vadede fabrikanın kendi bölgesindeki pancar tarımını bitirmesi kuvvetle muhtemeldir."

DÜNYA DEVLERİNDE ÇİFTÇİ SÖZ SAHİBİ

Açıklamada, tarımsal sanayide lider konumdaki ülkelerin uyguladığı modeller mercek altına alındı. Almanya, Fransa, Hollanda ve ABD gibi ülkelerde şeker fabrikalarının büyük çoğunluğunun üretici kuruluşları tarafından işletildiği belirtildi. Özellikle ABD'de pancar üreticilerinin, tesisleri özel sektörden devralabilmesi adına anti-tröst yasalarından muaf tutulduğu ve "Capper-Volstead" kanunu ile korunduğu hatırlatıldı.

ARAZİ RANTI ENDİŞESİ VE 5 YIL DETAYI

Özelleştirme sürecinde uluslararası tröstlerin ve Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üreten firmaların pazar boşluğunu fırsata çevirebileceği uyarısı yapıldı. Ancak asıl endişe kaynağı, ihale şartnamesinde yer alan "5 yıl üretim zorunluluğu" maddesi oldu. Süre dolduğunda fabrikaların kapatılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığına işaret eden kooperatif, riski şöyle detaylandırdı:

"Beş yıllık üretim zorunluluğundan sonra sektörün geleceği belirsizdir. Beş yıl sonunda fabrikaların kapatılmasında herhangi bir engel olmadığı için, fabrika arazisinin değerinin fabrika maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda arazi spekülatörlerinin faaliyet konusu haline gelmesi veya bu kotayı NBŞ üreten fabrikaların satın almasının önünde hiçbir engel yoktur."

GEÇMİŞTEKİ HATALARDAN DERS ÇIKARILMALI

Geçmişte Et ve Balık Kurumu ile Süt Endüstrisi Kurumu özelleştirmelerinde yaşanan sıkıntılar örnek gösterilerek, hayvancılık sektörünün aldığı yaralar hatırlatıldı. Hataların telafisi için devletin yeniden kurum oluşturmak zorunda kaldığı belirtilerek, benzer bir tablonun şeker sanayisinde yaşanmaması gerektiği vurgulandı. Çözüm olarak varlık satışı yerine fabrikaların çiftçi kuruluşlarına "işletme devri" yöntemiyle verilmesi önerildi.

Şehit Emin Güner MTAL’de geri dönüşüm seferberliği
Şehit Emin Güner MTAL’de geri dönüşüm seferberliği
İçeriği Görüntüle

Açıklama şu sözlerle noktalandı:

"Halihazırda çiftçi kuruluşları eliyle yönetilen 5 fabrikanın ülkemiz ekonomisine katkıları göz önünde bulundurulacak olursa bu konudaki ısrarımızın ülkemizin hayrına olduğu açık seçik ortaya çıkacaktır."

Muhabir: Haber Merkezi