Ekonomi

Savaşın acı bilançosu: İhracatta 12 günde yüzde 39 kayıp!

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, bölgedeki savaşın ilk 12 gününde ihracatta yaşanan yüzde 39'luk düşüşü açıkladı. Veriler dış ticaretteki riskin boyutunu gösteriyor.

Abone Ol

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ekonomik etkileri Türkiye ihracat verilerine yansımaya başladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, savaşın ilk 12 gününde özellikle Körfez ülkelerine yapılan ihracatta yüzde 39’luk düşüş yaşandığını açıkladı. Gültepe, sürecin uzaması halinde Avrupa pazarının da olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Açıklamalarda, savaşın yalnızca bölgesel bir kriz olmaktan çıkarak küresel ticaret dengelerini etkileme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. Artan lojistik maliyetler ve enerji fiyatları, ihracatçıların maliyet yapısını doğrudan etkileyerek dış ticarette yavaşlamaya neden oldu.

İlk etkiler lojistik ve enerji maliyetlerinde görüldü

Savaşın başlamasıyla birlikte ticaret hatlarında yaşanan aksaklıklar, ihracat süreçlerini doğrudan etkiledi. Özellikle Körfez bölgesine yapılan sevkiyatlarda hem süre hem maliyet açısından ciddi sorunlar ortaya çıktı. Bu durum, kısa sürede ihracat rakamlarına düşüş olarak yansıdı.

Enerji fiyatlarında yaşanan artış da maliyet baskısını artıran bir diğer unsur oldu. Üretim ve taşıma maliyetlerinin yükselmesi, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatırken, siparişlerde yavaşlama gözlemlendi.

En fazla etkilenen sektörler açıklandı

Mustafa Gültepe, savaşın etkilerinin tüm sektörlerde hissedildiğini ancak bazı alanlarda daha belirgin olduğunu ifade etti. Özellikle kimya, gıda, savunma sanayi ve mağaza ağı bulunan hazır giyim sektörleri, düşüşten en fazla etkilenen alanlar arasında yer aldı.

Bu sektörlerdeki daralma, hem doğrudan ihracat pazarlarındaki kayıplardan hem de artan maliyetlerden kaynaklandı. Özellikle hızlı teslimat gerektiren sektörlerde lojistik aksamaların etkisi daha yoğun hissedildi.

Savaş uzarsa Avrupa pazarı da etkilenebilir

Mevcut tabloda Avrupa pazarında henüz ciddi bir daralma gözlenmediği belirtilirken, savaşın uzaması halinde bu durumun değişebileceği ifade edildi. Gültepe, 1,5 ila 2 ay sürecek bir çatışmanın Avrupa’da talep daralmasına yol açabileceğini dile getirdi.

Bu senaryoda yalnızca mal ihracatı değil, turizm ve hizmet sektörlerinin de etkilenmesi bekleniyor. Küresel ölçekte tüketim eğilimlerinin temel ihtiyaçlara kayması, ekonomik aktivitenin genel olarak yavaşlamasına neden olabilir.

Türkiye için talep kayması fırsatı doğabilir

Öte yandan savaşın küresel tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açması halinde Türkiye için yeni fırsatlar oluşabileceği değerlendiriliyor. Uzak Doğu’daki üretim ve sevkiyat süreçlerinde aksama yaşanması durumunda, siparişlerin Türkiye’ye yönelmesi ihtimali gündeme geldi.

Ancak Gültepe, bu fırsatın kalıcı olabilmesi için yapısal sorunların çözülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle maliyet artışları ve kur politikalarının ihracatçı üzerindeki etkisine dikkat çekilerek, rekabetçi üretim ortamının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Kalıcı artış için rekabetçi politikalar vurgusu

Pandemi döneminde yaşanan talep artışının sürdürülemediğini hatırlatan Gültepe, benzer bir sürecin tekrar yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin maliyet açısından pahalı hale gelmesinin, özellikle emek yoğun sektörlerde pazar kaybına yol açtığını ifade etti.

Gültepe, uygun kur politikaları ve üretimi destekleyici adımların atılması halinde ihracatta yeniden yüzde 10’un üzerinde artış potansiyeli oluşabileceğini söyledi. Ancak bu potansiyelin gerçekleşmesi için savaşın sona ermesi ve küresel ticaretin yeniden dengelenmesi gerektiği kaydedildi.