Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybetmesi, 133 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan yangın faciasına ilişkin davanın ilk duruşması, üçüncü gününde gergin anlara sahne oldu. Aralarında otel sahipleri ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 19'u tutuklu toplam 32 sanığın yargılandığı davanın bugünkü oturumunda, tutuklu sanık otel müdürü Zeki Yılmaz'ın savunmasına başsağlığı dileyerek başlaması, yangında yakınlarını kaybeden müşteki ve avukatların büyük tepkisine yol açtı. Salonda çıkan arbedeyi mahkeme başkanı ve polis ekipleri güçlükle yatıştırırken, acılı aileler sanıkların sürekli suçu birbirine attığını belirterek isyan etti.
Otel Müdürü Yılmaz'ın Savunması Salonu Karıştırdı
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak kurulan 700 kişilik mahkeme salonunda görülen davanın üçüncü gününde, otelin tutuklu müdürü Zeki Yılmaz'ın savunması alındı. Yılmaz, savunmasına ölenlere başsağlığı dileyerek başlayınca, yangında 8 aile üyesini kaybeden avukat Yüksel Gültekin, sanığa sert tepki gösterdi. Yılmaz'ın avukatının "Savunmasına müdahale etmeyin" demesi üzerine salondaki gerilim tırmandı. Mağdur yakınları ve aileler ayağa kalkarak bağırıp sanık avukatının üzerine yürüdü. Mahkeme başkanı, "Savunmalarını alacağım" diyerek tarafları sakinleştirmeye çalışırken, polis ekipleri sanık avukatının çevresinde etten duvar örerek güvenlik önlemi aldı.
Gerginliğin ardından savunmasına devam eden Zeki Yılmaz, otelde yetkisiz bir müdür olduğunu iddia etti. "Resepsiyon, güvenlik, restoranla ilgili işlere bakarım" diyen Yılmaz, "Müdür olsam da resepsiyonda işlere bakan, odası bile olmayan, bordroda resepsiyon görevlisi olarak geçen biriyim. Grand Kartal Otel, aile otelidir. Emir Aras sezonda tüm çalışanların sayısını ve yapılacakların talimatını verir. Yapılacaklarla ilgili alınacak şeylere patronlar karar verir. Otelde yapılan işlerden, alt kiracıya verilecek iş yerinde lobide değişecek koltukla ilgili bile bana bilgi vermezler. Kırık koltuğum vardı, değiştiremedim. Kırık koltuğunu bile değiştiremeyen adamdan müdür mü olur?" diyerek sorumluluğu otel sahiplerine attı.
Yılmaz, denetimler hakkında ise "Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri denetime geldi, onlara refakat ettim. Birkaç eksiklikler belirlendi. Aynı gün itfaiye denetimi yaptı. Raporun geri çekildiğini bile savcılıkta öğrendim" dedi.
Yangın Anı ve Bozuk Alarmlar: "Düğmeye Bastım Ama Çalmadı"
6 aydır cezaevinde olduğunu belirten Zeki Yılmaz, yangın anına ilişkin dehşet dolu detayları anlattı. Yangın sırasında 9. kattaki 9050 numaralı odasında olduğunu belirten Yılmaz, "Yangın sırasında genel alarm sistemi çalmadı. Yangın sırasında alarm duymadım. Tarihi hatırlamıyorum ama kısa zaman öncesine kadar yangın tatbikatı da yapılmadı" dedi. Yangını fark edince apar topar 4. kata indiğini söyleyen Yılmaz, "5 kat merdivenden aşağı indim. Dumandan mutfak tarafına gidemedim. Izgaraların olduğu tarafta kapı vardı, onu da açamadım. Resepsiyon katına da çıkamadım. 3'üncü kata indim. Alarma da bastım ama çalmadı" ifadelerini kullandı.
Acılı Ailelerin Feryadı: "Hepsi Suçu Birbirine Atıyor, Bakanlık da Yargılansın"
Duruşma arasında gazetecilere konuşan acılı aileler, sanıkların ifadelerine tepki gösterdi. Yangında aşçı olan kızı Esra Nazik'i kaybeden baba Süleyman Nazik, "Zor, gerçekten zor geçti. İçeride hepsi suçu birbirinin üstüne atıyorlar. Onları görmek bile istemiyoruz. Şeffaf bir yargılama olduğunu düşünüyorum ama gerçekten bazı suçu olup da burada olmayanlar var. Özellikle Turizm Bakanlığı'ndaki yetkililerin asıl suçlu olduğunu düşünüyorum. Davanın genişletilmesini istiyoruz" dedi.
Yangında torunu Eren Bağcı'yı kaybeden Erdoğan Bağcı ise, "Duruşma biraz gergin geçiyor. Sanıklar oldukça uzun konuşuyor. Bana göre de yalan yanlış konuşuyorlar. Turizm ve Kültür Bakanlığı'nın ve ilgili tüm bakanlıkların da davaya müdahil olmasını, onların da varsa ceza almalarını istiyoruz" diye konuştu.
Diğer Sanıkların Savunmaları ve Önceki Günlerin Özeti
Günün ilk saatlerinde muhasebe müdür yardımcısı tutuksuz sanık Mehmet Salun'un savunması alındı. Salun, yangın gecesi saat 03:33'te uyandığını, kapının altına ıslak havlu koyduğunu ve son anda kurtarıldığını anlattı. Yetkisinin bulunmadığını öne süren Salun, müşteki avukatının "Otel sahiplerinin erken kurtarıldığına dair bilginiz var mı?" sorusuna "Bilgim yok" yanıtını verdi. Mahkeme heyeti, Salun'a "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ek savunma hakkı verdi.
Davanın ilk iki gününde toplam 17 sanık savunma yapmıştı. 7 Temmuz'daki ilk günde; Ahmet Demir, Aleyna B., Ali A., Bayram Ü., Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer, Sırrı Köstereli, Bünyamin Bal ve Yeliz Erdoğan savunma yapmıştı. 8 Temmuz'daki ikinci günde ise; Mehmet Özel, Cemal Özer, Kadir Özdemir, Doğan A., Muharrem Şen, Ece Kayacan, Kübra D. ve Emir Aras savunmalarını gerçekleştirmişti.
İddianameden Detaylar: Kimler, Hangi Suçlamalarla Yargılanıyor?
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, otel sahipleri Halit Ergül ve Emine Murtezaoğlu Ergül ile yöneticiler Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras ve diğer yetkililer dahil 14 sanık hakkında 78'er kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası isteniyor. Aralarında teknik personel, iş güvenliği uzmanları ve kamu görevlilerinin de bulunduğu diğer 18 sanık için ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.



