Ünlü komedyen Şafak Sezer ile sosyal medya fenomeni CZN Burak arasında beklenmedik bir hukuki kriz patlak verdi. Sezer, birlikte çekilen reklam içeriklerinin sosyal medyada izinsiz paylaşıldığını öne sürerek, Burak Özdemir'e 5 milyon TL’lik tazminat davası açtı. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaması, sürecin seyrini daha da karmaşık hale getiriyor.
Reklam krizi nasıl başladı?
İddialara göre, Şafak Sezer'in rol aldığı bazı reklam içerikleri, CZN Burak’ın sosyal medya hesaplarında Sezer’in izni olmaksızın yayınlandı. Sezer’in avukatları, söz konusu içeriklerin paylaşılmasının “telif hakkı ihlali” anlamına geldiğini belirterek harekete geçti. CZN Burak’a ihtarname gönderildi ve videoların kaldırılması, ayrıca tazminat talebi iletildi.
Sözleşme yok, ödeme yapılmadı mı?
Şafak Sezer cephesi, reklam çekimlerinin ardından herhangi bir yazılı sözleşme imzalanmadığını ve Sezer’e bu içeriklerin kullanımı için ödeme yapılmadığını iddia ediyor. Bu durum, davanın temelini oluşturan "izinsiz kullanım" ve "maddi-manevi zarar" başlıklarını güçlendiriyor.
5 milyon TL'lik tazminat talebi
Sezer’in avukatları, oyuncunun kişilik haklarının ihlali ve ticari imajının izinsiz kullanılması nedeniyle ortaya çıkan zararın toplamda 5 milyon TL olduğunu hesapladı. Bu bedelin, izinsiz içerik paylaşımının yaygınlığı ve yaratılan kamu algısı göz önüne alınarak belirlendiği ifade ediliyor.
CZN Burak cephesinden henüz yanıt gelmedi
Olayla ilgili CZN Burak’tan şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı. Sosyal medyada oldukça aktif olan Özdemir’in bu sessizliği, takipçileri arasında merak uyandırırken, gözler fenomen ismin vereceği ilk tepkiye çevrildi.
Süreç mahkemeye taşınıyor mu?
Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması durumunda, hukuki sürecin mahkemeye taşınacağı belirtiliyor. Şafak Sezer’in hukuk ekibi, ihtarnamenin ardından herhangi bir olumlu dönüş alınmazsa, İstanbul’da tazminat davası açacaklarını duyurdu.
Ne olacak?
Bu olay, son dönemde sıkça gündeme gelen “influencer iş birliklerinde telif hakkı ve sözleşme güvenliği” konularına da ışık tutuyor. Hukukçular, sosyal medya içeriklerinin ticari değeri arttıkça, yazılı mutabakatların öneminin daha da artacağını vurguluyor.
Dava süreci resmen başladığında, sadece iki tanınmış isim arasındaki gerilim değil, aynı zamanda dijital medya hukukunun sınırları da yeniden tartışılacak gibi görünüyor.




