Sosyal medyada amaçsızca gezinmek, kısa videolar arasında sürekli geçiş yapmak ve bildirimleri kontrol etmek için sık sık telefona yönelmek, uzmanların “dijital obezite” olarak tanımladığı yeni bir sorunu gündeme taşıdı. Marmara Üniversitesi’nden uzmanlar, kontrolsüz dijital içerik tüketiminin derin düşünme ve odaklanmayı zorlaştırabildiğini belirtirken, ekran başındaki ortalama dikkat süresinin yaklaşık 47 saniyeye kadar gerilediğine ilişkin araştırmalara dikkat çekti.

Dijital obezitenin temelinde amaçsız tüketim var

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu, dijital obeziteyi ihtiyaçtan fazla ve kontrolsüz içerik tüketimi üzerinden açıklıyor. Sosyal medya akışları, kısa videolar ve sürekli yenilenen içerikler nedeniyle kullanıcıların gün içerisinde çok büyük miktarda bilgiye maruz kaldığını belirten Narmanlıoğlu, bu durumu fazla kalori tüketimine benzetiyor.

Narmanlıoğlu’na göre asıl sorun, iş veya eğitim amacıyla dijital araç kullanılması değil, herhangi bir amaç olmadan sürekli içerik tüketilmesi. Uzmanlar, bu yoğun bilgi akışının hızlı karar verme, analitik düşünme ve uzun süre aynı konu üzerinde yoğunlaşma gibi becerileri olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

Ekranda dikkat süresi 47 saniyeye kadar düştü

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Oğuz Gülleb, geçmiş yıllardaki araştırmalarda ekrandaki odaklanma süresinin iki dakikanın üzerinde olduğunu, güncel araştırmalarda ise bu sürenin yaklaşık 47 saniyeye kadar indiğini aktardı. Ancak 47 saniyelik rakam, insanların her koşulda yalnızca 47 saniye dikkat gösterebildiği anlamına gelmiyor.

Bu rakam, özellikle Gloria Mark ve çalışma arkadaşlarının insanların bir ekrandan ya da dijital görevden diğerine geçmeden önce ne kadar süre aynı ekranda kaldığını ölçen araştırmalarına dayanıyor. Mark’ın çalışmalarında 2004’te yaklaşık iki buçuk dakika olan ekranda kalma süresinin sonraki yıllarda ortalama 47 saniyeye gerilediği belirtiliyor.

Kısa videolar sürekli yeni uyarana alıştırıyor

Uzmanlara göre kısa videoların arka arkaya tüketilmesi, kullanıcının sürekli yeni bir uyaranla karşılaşmasına neden oluyor. İçeriğin birkaç saniye içerisinde değişmesi, uzun süreli dikkat gerektiren kitap okuma, ders çalışma veya ayrıntılı bir konuyu inceleme gibi faaliyetlere geçişi zorlaştırabiliyor.

Narmanlıoğlu, kısa ve hızlı içeriklerin beynin ödül mekanizmasını sık aralıklarla harekete geçirdiğini belirtiyor. Bu alışkanlığın kişinin daha fazla ve daha hızlı içerik aramasına yol açabileceği, bunun sonucunda da dijital tüketimin kontrol edilmesinin güçleşebileceği ifade ediliyor.

Dijital obezite klinik bir tanı değil

Uzmanlar, “dijital obezite” kavramının doğrudan tıbbi veya psikiyatrik bir hastalık tanısı olarak kullanılmadığının da altını çiziyor. Kavram daha çok aşırı, kontrolsüz ve amaçsız dijital içerik tüketimini açıklamak için kullanılıyor.

Dijital bağımlılık ise kaygı, kontrol kaybı ve günlük yaşamın bozulması gibi daha ciddi belirtilerle birlikte değerlendirilebiliyor. Bu nedenle her yoğun telefon veya bilgisayar kullanımının tek başına bağımlılık anlamına gelmediği, kullanımın amacı ve günlük yaşama etkisinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Ekran kullanımı fiziksel sorunlara da yol açabiliyor

Uzun süre ekran başında kalmanın etkileri yalnızca dikkat ve odaklanmayla sınırlı değil. Uzmanlar göz kuruluğu, uyku sorunları, duruş bozuklukları ve boyun bölgesindeki rahatsızlıkların yoğun ekran kullanımıyla birlikte görülebileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle telefonun yatmadan hemen önce ve sabah uyanır uyanmaz kullanılması, gün içerisindeki dijital tüketimin kesintisiz hale gelmesine neden olabiliyor. Gülleb, sabah uyanıldıktan sonraki ilk yarım saatin mümkün olduğunca dijital ekranlardan uzak geçirilmesini öneriyor.

Uzm. Dr. İrem Şenoymak Çorum’da göreve başladı
Uzm. Dr. İrem Şenoymak Çorum’da göreve başladı
İçeriği Görüntüle

Bildirimleri kapatmak ve telefonu yatak odasından çıkarmak öneriliyor

Uzmanların dijital obeziteyi azaltmak için önerdiği yöntemlerin başında gereksiz bildirimlerin kapatılması geliyor. Sosyal medya uygulamalarının ana ekrandan kaldırılması, telefonun sessize alınması ve özellikle yatak odasında telefon ile tablet bulundurulmaması da öneriler arasında bulunuyor.

Sosyal ortamlarda telefonu mümkün olduğunca kenara bırakmak, içerik tüketimini belirli amaçlarla sınırlamak ve uzun süre odaklanmayı gerektiren faaliyetlere zaman ayırmak da dijital tüketimin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilecek yöntemler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre temel hedef ekranı tamamen bırakmak değil, kullanılan dijital içeriğin miktarını ve niteliğini bilinçli biçimde yönetmek.

Muhabir: Anadolu Ajansı