Ekonomi

Resmi Gazete'de yayımlandı TMO fiyat açıklamadan ithalat serbest bırakıldı

Hasat öncesi ithalat kararı çiftçiyi endişelendirse de uzmanlar paniğe gerek olmadığını söylüyor. Eski TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu'na göre buğday ve arpadaki rekolte düşüklüğü, yemde mısıra olan talebi artıracak. Bu nedenle ithalat yapılsa bile iç piyasa fiyatlarının çiftçiyi memnun edecek seviyede yüksek kalacağını savunan Kemaloğlu, "Çiftçinin ah vah demesine gerek yok" dedi.

Abone Ol

Resmi Gazete'de yayımlanan sürpriz bir kararla, mısır hasadına sayılı günler kala 31 Temmuz'a kadar geçerli olmak üzere 500 bin ton daha gümrüksüz mısır ithalatına izin verildi. Bu kararla birlikte 2024-2025 sezonunda toplam ithalat izni 3.5 milyon tona ulaştı. Karar, bir yanda maliyetlerle boğuşan ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım fiyatını bekleyen çiftçilerin sert tepkisini çekerken, diğer yanda sektör uzmanları kararın kanatlı hayvan ve yem sanayisinin talebi doğrultusunda alındığını ve iç piyasa fiyatlarını olumsuz etkilemeyeceğini savunuyor.

Gümrüksüz Mısır İthalatı Kararı Ne Anlama Geliyor?

Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme, 31 Temmuz 2025 tarihine kadar 500 bin ton mısırın gümrük vergisiz olarak ülkeye girişine olanak tanıyor. Bu tarihten sonra mısır ithalatında gümrük vergisi oranı yeniden yüzde 130 olarak uygulanacak. Ekim 2024'te 1 milyon tonla başlayan ve ilerleyen aylarda verilen ek izinlerle genişleyen ithalat kotası, bu son kararla birlikte 3.5 milyon ton gibi devasa bir rakama ulaştı.

Hasat döneminin hemen öncesinde alınan bu karar, "ithalat lobilerinin" yerli üretici yerine yabancı çiftçiyi desteklediği yönündeki eleştirileri alevlendirdi. Özellikle mısır üretiminin kalbi olan Çukurova'da çiftçiler, TMO'nun henüz bir fiyat açıklamadığı bir dönemde ithalat kapılarının sonuna kadar açılmasına tepkili. Üreticiler, bu durumun piyasada bir belirsizlik yarattığını ve açıklanacak alım fiyatları üzerinde baskı oluşturarak kendi ürünlerinin değerini düşüreceğini düşünüyor.

Çiftçiler Neden Tepkili? "Yabancı Çiftçiye 40 Milyar Lira"

Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, karara en sert tepki gösteren isimlerin başında geliyor. Doğan, "Sabah kalktık, ithalat şokuyla uyandık. Ortada fiyat yok, 500 bin ton ithalat var. Hasat başlayacak, TMO daha fiyat açıklayacak. Çiftçiyi zarar ettirerek yem sanayisi desteklenemez," ifadelerini kullandı. Bu kararla birlikte toplam ithal edilen mısır miktarının 3.5 milyon tona çıktığını belirten Doğan, yabancı çiftçilere ödenen paranın 40 milyar lirayı aştığını ve bu kaynakla Türkiye'de Adana'nın üretiminin üç katı kadar, yani yaklaşık 3 milyon dönüm alanın ekilebileceğini vurguladı.

Çiftçilerin temel endişesi, hasat zamanlamasıyla ithalatın çakışması. Tarladaki ürünlerini değerinde satmayı uman üreticiler, gümrüksüz ve bol miktarda gelen ithal mısırın piyasa fiyatlarını aşağı çekeceğinden korkuyor. Artan mazot, gübre ve işçilik maliyetleri altında ezilen çiftçi, TMO'nun açıklayacağı alım fiyatının en azından maliyetleri karşılayıp makul bir kâr bırakmasını beklerken, ithalat kararını bir "darbe" olarak nitelendiriyor.

"Çiftçi Endişelenmesin, Fiyatlar Yüksek Kalacak" Görüşü

Diğer yandan, tarım ekonomistleri ve sektörün içinden bazı isimler kararın paniğe yol açmaması gerektiğini savunuyor. TMO'nun eski Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, kararın kanatlı sektörünün yem ihtiyacını karşılama talebi üzerine alınmış olabileceğini belirtiyor. Kemaloğlu'na göre, buğday ve arpada kuraklık nedeniyle yaşanan rekolte düşüklüğü, yem sanayisinin mısıra olan talebini artıracak. Bu durumun, iç piyasada mısır fiyatlarını yüksek tutmaya devam edeceğini öngörüyor.

Kemaloğlu, "Mısır dünyada da çok ucuz değil. Artan dolar kuru ve yüksek nakliye maliyetleri nedeniyle ithalat, iç piyasadaki mısır fiyatını düşüremez. Çiftçinin ah vah demesine gerek yok. Fiyatlar çiftçiyi memnun edecek seviyede, yüksek olacak," dedi. Arzın talebi karşılamadığı bir piyasada TMO'nun Ağustos ayında fiyat açıklamak zorunda bile kalmayabileceğini, çünkü piyasanın zaten talepkâr olacağını ifade eden Kemaloğlu, mısırın kıymetli bir ürün olmaya devam edeceğini savundu. Bu görüş, ithalatın temel amacının fiyatları düşürmekten ziyade, yem sanayisinin hammadde arz güvenliğini sağlamak olduğu tezine dayanıyor.