Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2/B arazileriyle ilgili uzun süredir yaşanan tapu sorunlarına yönelik yeni bir düzenlemeyi yürürlüğe aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ değişikliğiyle birlikte, hak sahibi olduğu halde çeşitli nedenlerle arazisini satın alamayan vatandaşlara başka bir Hazine arazisinin verilmesinin önü açıldı.
Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yıllardır bürokratik veya teknik engeller nedeniyle tapu işlemleri tamamlanamayan vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi hedefleniyor. Bakanlığın yayımladığı 425 Sıra No’lu Milli Emlak Genel Tebliği ile 2012 yılında yayımlanan eski düzenlemenin ilgili maddeleri yeniden şekillendirildi.
Satışı yapılamayan arazi yerine başka arsa verilecek
Yeni sisteme göre bir vatandaşın hak sahibi olduğu 2/B arazisinin satışının hukuki ya da teknik nedenlerle yapılamaması durumunda süreç tamamen iptal edilmeyecek. Hak sahibinin talepte bulunması halinde, Hazine’ye ait başka bir 2/B arazisi doğrudan satış yöntemiyle vatandaşa sunulabilecek.
Bakanlık tarafından önerilecek yeni arsanın öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunması esas alınacak. Ayrıca önerilecek arazinin, satışı yapılamayan eski taşınmazla eşdeğer rayiç bedele sahip olması gerekecek.
Yetkililer, bu uygulamanın özellikle yıllardır tapu bekleyen hak sahipleri için önemli bir çözüm modeli oluşturacağını belirtiyor.
Aynı ilde uygun arazi bulunamazsa başka şehir seçeneği sunulacak
Düzenlemede dikkat çeken başlıklardan biri de farklı il seçeneği oldu. Eğer vatandaşın bulunduğu ilde eşdeğer özellikte uygun bir Hazine arazisi bulunamazsa, başka illerdeki taşınmazlar devreye alınabilecek.
Bu durumda farklı şehirlerde bulunan Hazine arazilerinin nasıl değerlendirileceği ve hak sahibine hangi kriterlerle sunulacağına ilişkin süreci doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönetecek.
Böylece aynı il içerisinde çözüm üretilemeyen dosyaların tamamen çıkmaza girmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Ev, bina ve ağaç bedelleri de hesaplamaya dahil edilecek
Yeni düzenleme yalnızca arsa değerini değil, taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve muhdesatları da kapsıyor. Satışı yapılamayan arazinin üzerinde ev, bina, ağaç veya benzeri yapıların bulunması halinde bunların maddi değeri ayrıca hesaplanacak.
Belirlenen muhdesat bedeli önce mevcut taşınmazın toplam değerine eklenecek. Daha sonra vatandaşın mağdur olmaması amacıyla bu bedel, önerilecek yeni arsanın satış fiyatından düşülecek.
Uzmanlara göre bu uygulama özellikle yıllardır üzerinde yaşam alanı bulunan araziler için hak kayıplarının önüne geçmeyi hedefliyor.
Fiyat farkı en fazla yüzde 20 olacak
Tebliğde yer alan en önemli maddelerden biri de taşınmazlar arasındaki fiyat farkına ilişkin düzenleme oldu. Buna göre eski arazi ile yeni önerilecek taşınmaz arasında en fazla yüzde 20 oranında değer farkı bulunabilecek.
Eğer yeni önerilen arazi daha yüksek değere sahipse ve Hazine lehine fiyat farkı oluşursa, vatandaş bu farkı peşin olarak ödeyecek. Düzenlemeye göre söz konusu fark için herhangi bir taksitlendirme veya indirim uygulanmayacak.
Ödeme, tapu işlemleri başlamadan önce tek seferde ve nakit olarak gerçekleştirilecek.
Düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi
Binlerce hak sahibini ilgilendiren yeni düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Tebliğin uygulanması ve sürecin yürütülmesinden ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sorumlu olacak.
Uzmanlar, yeni sistemin özellikle yıllardır çözülemeyen 2/B dosyalarının önemli bir bölümünde ilerleme sağlayabileceğini değerlendiriyor. Düzenlemenin uygulama sürecinde vatandaşların Milli Emlak birimleri ve ilgili müdürlüklerden detaylı bilgi alabileceği belirtiliyor.
2/B arazileri ne anlama geliyor?
Kamuoyunda “2/B arazileri” olarak bilinen taşınmazlar, orman vasfını kaybettiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan Hazine arazilerini ifade ediyor.
Yıllardır Türkiye’nin birçok bölgesinde vatandaşlar bu alanlar üzerinde kullanım hakkı bulunduğunu belirtirken, tapu ve satış işlemleri konusunda çeşitli hukuki ve teknik sorunlar yaşanıyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte, satış işlemleri gerçekleştirilemeyen alanlarda alternatif çözüm modeli oluşturularak hak sahiplerinin mağduriyetinin azaltılması hedefleniyor.



