Merkez Bankası’nın (MB) politika faizinde 300 baz puanlık indirime gitmesi, piyasalarda ve vatandaşlar arasında farklı yankı buldu. Kredi ve kredi kartı borcu olan milyonlarca kişi faiz yükünde anlamlı bir rahatlama görmezken, bankada birikimi olanlar için yüksek kazanç dönemi devam ediyor.
Merkez Bankası'nın faiz indirimi sonrası borçlu vatandaşlar rahatlama beklerken, yüksek mevduat sahipleri bankalardan her ay iki emekli maaşı kadar kazanç elde ediyor. Aylık faiz getirisi 37 bin TL’ye yaklaştı.
Türkiye ekonomisinde faiz oranları üzerinden yaşanan gelir adaletsizliği bir kez daha gündemde. 1 milyon TL'si olan mevduat sahipleri, bankaların sunduğu faiz oranları sayesinde hiçbir iş yapmadan ayda iki emekli maaşı kadar kazanç elde ederken, düşük gelirli vatandaşlar geçim sıkıntısı ve borç yüküyle mücadele ediyor.
Merkez Bankası indirimi zengini etkilemedi
Merkez Bankası’nın Temmuz 2025 itibarıyla politika faizini %3 (300 baz puan) düşürerek %43 seviyesine çekmesi, kredi kartı borçlusu ya da ihtiyaç kredisi çeken vatandaşın yükünü hafifletmedi. Borçlular hâlâ yüksek faiz oranlarıyla karşı karşıyayken, bankada büyük tutarda parası olanlar için bu oranlar hâlâ ciddi kazanç anlamına geliyor.
1 milyon TL’den aylık 37 bin TL kazanç
Bankacılık sektöründe farklı bankalar, 1 milyon liralık mevduata vade ve müşteri segmentine göre %37 - %45 arasında faiz oranı uyguluyor. Bu oranlara göre:
%37 faizle aylık net kazanç: yaklaşık 31.100 TL
%43 faizle aylık net kazanç: yaklaşık 35.800 TL
%45 faizle aylık net kazanç: yaklaşık 37.611 TL
Bu rakamlar, ortalama bir emekli maaşının yaklaşık iki katı seviyesinde. Yani parası olan, hiç çalışmadan bankaya yatırdığı birikim üzerinden her ay çift maaş alır gibi kazanç elde ediyor.
Ekonomide iki ayrı Türkiye
Bir yanda ay sonunu getirebilmek için kredi kartına yüklenen milyonlar, diğer yanda sadece faiziyle geçinen yüksek mevduat sahipleri. Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye'de gelir dağılımındaki uçurumu gözler önüne seriyor.
Vergisiz gelir tartışması
Öte yandan bu faiz gelirleri, belirli bir limitin altındaysa vergiye tabi tutulmuyor. Bu da “zengin faiz geliriyle büyürken, dar gelirli neden vergi yükü taşıyor?” sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Ekonomi uzmanları, düşük gelir grubuna yönelik hedefli destek politikaları ve borçlulara faiz yükünü hafifletecek düzenlemeler olmadan bu dengesizliğin daha da derinleşeceği uyarısında bulunuyor.