CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında orman yangınlarıyla mücadele, tarımsal üretim, ithalat politikaları ve çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarıbal, iktidarın hem orman yangınlarının önlenmesinde hem de tarımsal üretimin korunmasında yeterli planlama yapmadığını savundu.
Orman yangınlarında önleyici politika çağrısı
Orman yangınlarının yalnızca vatandaşların dikkati üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Sarıbal, yangınların iklim değişikliği, kuraklık, düşük nem, enerji hatları ve orman alanlarındaki ticari faaliyetler gibi çok sayıda nedeni bulunduğunu söyledi. Yangınlar çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, yangınları önleyecek kapsamlı bir politika uygulanması gerektiğini ifade etti.
Sarıbal, 2025 yılında 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini ve yaklaşık 814 bin dönüm orman alanının zarar gördüğünü ileri sürdü. Çok sayıda yangının çıkış nedeninin tespit edilememesini eleştiren Sarıbal, bunun uzman personel ve denetim eksikliğini gösterdiğini savundu.
Enerji hatlarının denetlenmesini istedi
Orman yangınlarında enerji nakil hatlarının etkisine dikkat çeken Sarıbal, bu hatlardan kaynaklanan yangınların sayısal olarak sınırlı görünmesine rağmen yanan toplam alan içindeki payının yüksek olduğunu söyledi. Ormanlardan geçen enerji hatlarının düzenli olarak bakımdan geçirilmesini ve riskli bölgelerde yer altına alınmasını istedi.
Madencilik, enerji, turizm ve diğer ticari faaliyetler için verilen orman izinlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, orman alanlarının şirketlerin kullanımına açılmasının yangın riskini artırdığını savundu. Vatandaşlara yönelik yasakların tek başına çözüm olmayacağını ifade eden Sarıbal, kamu kurumlarının da sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
Kadrolu ve eğitimli personel önerisi
Sarıbal, yangın riski yüksek bölgelerde yeterli sayıda kadrolu, eğitimli ve bölgeyi tanıyan orman işçisinin görevlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yangınla mücadele personelinin ücret, vardiya, özlük hakkı ve kişisel koruyucu donanımlarının yaptıkları tehlikeli işe uygun biçimde düzenlenmesini istedi.
Yangın söndürme çalışmalarında görev alan orman işçilerinin büyük risk altında çalıştığını belirten Sarıbal, geçici istihdam yerine sürekli ve uzmanlaşmış kadrolar oluşturulması çağrısında bulundu. Eğitim merkezlerinin yeniden faaliyete geçirilmesini ve bölgesel hazırlık çalışmalarının yıl boyunca sürdürülmesini önerdi.
Orman köylüleri sürece dahil edilmeli
Orman köylülerinin yangınla mücadelede daha etkin rol alması gerektiğini dile getiren Sarıbal, orman köylerinin ekonomik olarak güçlendirilmesini istedi. Küçükbaş hayvancılığın kontrollü biçimde desteklenmesinin, yanıcı bitki örtüsünün azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Orman köylerinde insanlar, hayvanlar ve tarımsal varlıklar için önceden hazırlanmış tahliye planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Sarıbal, yangınların çıkış nedenlerini araştıracak bağımsız ve bilimsel bir inceleme sisteminin kurulmasını da önerdi.
Tarımda ithalat politikasını eleştirdi
Basın toplantısının ikinci bölümünde tarım politikalarını değerlendiren Sarıbal, yüksek girdi maliyetleri, yetersiz destekler ve düşük ürün fiyatları nedeniyle çiftçilerin üretimden uzaklaştığını söyledi. Mazot, gübre, faiz ve işçilik maliyetlerindeki artışın üreticilerin üzerindeki yükü ağırlaştırdığını kaydetti.
İthalatın tarım politikasının temel ekseni haline getirildiğini savunan Sarıbal, üreticinin korunması yerine yurt dışından daha düşük maliyetle ürün getirildiğini ifade etti. Meyve ve sebze üreticilerinin fiyat düşüşleri karşısında zarar ettiğini belirten Sarıbal, uzun yıllar emek verilerek yetiştirilen meyve bahçelerinin kaybedilme riski bulunduğunu söyledi.
Hububat ithalatındaki artışa dikkat çekti
Sarıbal, 2026 yılının ilk 6 ayında hububat ithalatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 59 arttığını ileri sürdü. Buğday ithalatının 1 milyon 329 bin tondan 3 milyon 331 bin tona, toplam hububat ithalatının ise 4 milyon 963 bin tondan 7 milyon 908 bin tona yükseldiğini açıkladı.
Bakliyat ithalatında da artış yaşandığını belirten Sarıbal, mercimek, nohut, fasulye ve bezelye gibi temel ürünlerde dışa bağımlılığın büyüdüğünü savundu. Tarımsal üretime ayrılan desteklerin artırılması ve ithalata aktarılan kaynağın yerli üreticilere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çiftçiye ayrılan kaynak artırılmalı
Bitkisel ve hayvansal ürün ithalatı için milyarlarca dolar ödendiğini belirten Sarıbal, bu kaynağın çiftçiye verilen desteklerin çok üzerinde olduğunu ileri sürdü. Tarımsal ithalata yaklaşık 410 milyar lira ayrıldığını, çiftçilere ayrılan desteğin ise 168 milyar lirada kaldığını söyledi.
Mevcut ekonomi politikalarının çiftçiyi, emekliyi ve dar gelirliyi zor durumda bıraktığını savunan Sarıbal, üretimden ve üreticiden yana yeni bir ekonomik düzen kurulması gerektiğini ifade etti. Sarıbal, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, gıda güvenliğinin korunması ve çiftçinin yeniden üretime yönlendirilmesi çağrısında bulundu.





