Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen sahte diploma ve sahte e-imza soruşturmasında yeni detaylar gün yüzüne çıkarken, Tuzem Akademi isimli kurumun da çetenin merkezi olarak kullanıldığı ortaya çıktı. Kurumun sahibi Zeynep Karacan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmada, çete lideri olarak gösterilen Ziya Kadiroğlu’nun daha önce sabıka kaydının bulunduğu da belirlendi.
Yürütülen soruşturmada 57 kişinin usulsüz yollarla sahte diploma ve sertifika temin ettiği tespit edildi. Şüphelilerin bir kısmı gözaltına alınırken, aralarında Zeynep Karacan’ın da bulunduğu 16 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Şüphelilerin, kimlik doğrulama sürecinde “yüz yüze tespit yapılmıştır” ibaresi bulunan evraklar kullandıkları, ancak bu işlemlerin fiilen yapılmadığı anlaşıldı.
Tuzem Akademi ofisinden sahte belgeler üretildi
Soruşturma dosyasına giren beyanlara göre çete, Ankara Ulus’ta faaliyet gösteren Tuzem Akademi isimli kurum üzerinden işlem yürüttü. Çetenin önemli isimlerinden Mıdyeddin Yakışır’ın savcılığa verdiği ifadede, Tuzem Akademi’nin görünüşte sertifika programları düzenleyen bir eğitim kurumu gibi faaliyet gösterdiği ancak arka ofislerinde sahte diploma ve sertifika üretimi yapıldığı belirtildi.
Yakışır, akademinin lüks şekilde döşenmiş bir konakta faaliyet gösterdiğini, içerisinde serverlar, toplantı salonları ve belge üretim alanları olduğunu söyledi. İş yerinin Zeynep Karacan adına kayıtlı olduğu ve arka planda yasa dışı işlemlerin yürütüldüğü ifade edildi. Akademide hasta kayıt kabul, hosteslik ve aile danışmanlığı gibi alanlarda “e-Devlet onaylı sertifika” ibaresiyle belge verildiği belirtildi.
Zeynep Karacan: Bilgisayarlar bana ait değil
Tutuklanan Zeynep Karacan, savcılıktaki ifadesinde Tuzem Akademi’nin sahibi olduğunu kabul etti ancak çete üyeleriyle doğrudan bağlantısı olmadığını öne sürdü. Çetenin teknik işlerinden sorumlu olduğu belirtilen Gökay Celal Gülen’in akademiye çok sayıda bilgisayar, yazıcı ve ekipman getirdiğini belirten Karacan, bu malzemelerin giriş katın altına yerleştirildiğini ve üst katın yalnızca kendisine ait olduğunu söyledi.
Karacan, operasyonların başlamasının ardından kurum içerisindeki güvenlik kamera kayıtlarının silinmesine ilişkin de bilgisinin olmadığını savundu. Ancak soruşturma kapsamında, kamera kayıtlarının çete üyelerinin talimatıyla silindiğine dair delillere ulaşıldığı öğrenildi.
Devlet kurumlarının sistemlerine erişilmiş
Soruşturma dosyasında yer alan teknik inceleme raporlarına göre, çete üyeleri Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Göç İdaresi Başkanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi kurumların dijital sistemlerine yasa dışı yollarla erişim sağladı. Bu sayede sahte mezuniyet belgelerine resmi geçerlilik kazandırıldığı değerlendirildi.
Ayrıca, e-imza üretiminde kimlik doğrulama işlemleri yapılmaksızın belge düzenlendiği, bu belgelerin dijital sistemlere kayıtlıymış gibi gösterildiği belirtildi. Bu durumun çok sayıda sahte belge sahibinin kamu kurumlarında kadro almasına neden olduğu yönünde iddialar gündeme geldi.
Ziya Kadiroğlu’nun sabıkası var, hard diskler sürekli silinmiş
Soruşturma kapsamında çetenin lideri olarak tanımlanan Ziya Kadiroğlu’nun daha önce sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sabıkalı olduğu öğrenildi. Kadiroğlu’nun tüm dijital işlemleri bizzat yönettiği, bilgisayarlardaki hard disklerin sık sık değiştirildiği ve verilerin düzenli olarak silindiği tespit edildi.
Çetenin teknik altyapısını kuran ve işlemleri yöneten kişi olarak gösterilen Gökay Celal Gülen’in de delil karartmaya yönelik eylemlerde bulunduğu iddianamede yer aldı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, bu sistem üzerinden kamuya atanmış kişilerle ilgili yeni isimlerin gündeme gelmesi bekleniyor.

