Ali Doğan, raporların mevcut haliyle öğretmenler için ağır bir bürokratik yük oluşturduğunu, öğrencinin gelişimini yeterince yansıtmadığını ve veliler açısından anlaşılır olmadığını ifade etti.

“PEDAGOJİK KATKISI SINIRLI, İŞ YÜKÜ YÜKSEK”

Uygulamanın özellikle ilkokul 1. sınıflarda başlatılarak kademeli biçimde yaygınlaştırıldığını hatırlatan Doğan, raporların hazırlanma sürecinin öğretmenler açısından zaman alıcı ve tekrar eden bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Yoğun raporlama baskısının, öğretmenin asli görevi olan eğitim-öğretim faaliyetlerini ikinci plana ittiğini vurguladı.

Çorum Barosu’ndan avukatlara süre uyarısı
Çorum Barosu’ndan avukatlara süre uyarısı
İçeriği Görüntüle

ÖĞRENCİ MOTİVASYONU VE ETİKETLEME RİSKİ

Öğrenciler açısından karne motivasyonunun ortadan kalktığını dile getiren Doğan, başarı duygusunun somut biçimde hissedilememesinin öğrenciler üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini söyledi. Raporda kullanılan bazı ifadelerin ise farkında olunmadan etiketleyici sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

VELİLER İÇİN ANLAŞILMASI GÜÇ BİR SİSTEM

Veliler cephesinde raporların net bir rehber sunmadığını belirten Doğan, kavram karmaşası içeren ve yorumlanması güç bir yapı nedeniyle velilerin çocuklarının gelişim düzeyini açık biçimde göremediğini ifade etti.

“TYMM’NİN RUHUYLA UYUMLU DEĞİL”

Mevcut uygulamanın, TYMM’nin sade, anlaşılır ve insanı merkeze alan yaklaşımını yeterince yansıtmadığını savunan Doğan, raporlarda kullanılan terminoloji ile sınıf içi pedagojik gerçeklik arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunduğunu kaydetti.

SOMUT ÖNERİLER ÇAĞRISI

Doğan, Öğrenci Gelişim Raporlarında ölçüt sayısının azaltılması, sade bir dil kullanılması ve öğretmenin gözlem-rehberlik rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Raporların yalnızca mevcut durumu tespit eden belgeler olmaktan çıkarılarak, öğrenci gelişimini destekleyen somut öneriler sunan ve velilere net bir yol haritası çizen bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu.

Açıklama, Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 Nolu Şube adına yapıldı. Eğitimde kaliteyi artırmanın yolunun sahayı dikkate alan, uygulanabilir ve anlaşılır modellerden geçtiği vurgulandı.

Muhabir: Hacı Odabaş