MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, rüşvet ve yolsuzlukların odağı haline gelmenin siyasi parti kapatma nedenleri arasına eklenmesini önerdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yıldız, Türkiye’de siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin mevcut nedenlerin Anayasa’nın 68 ve 69’uncu maddelerinde düzenlendiğini belirtti.
Yolsuzluk ve rüşvet odağı olma kapatma nedeni olsun
Feti Yıldız, siyasi partilerin yalnızca mevcut anayasal yasaklar çerçevesinde değil, rüşvet ve yolsuzlukla ilişkileri bakımından da değerlendirilebilmesi gerektiğini savundu. Yıldız, “Siyasi parti kapatma nedenlerine ‘rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak’ da eklenmelidir” ifadelerini kullandı.
Yıldız’ın önerisi mevcut mevzuatta doğrudan yer almayan yeni bir kapatma gerekçesi oluşturulmasını içeriyor. Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi için siyasi partilere ilişkin anayasal ve yasal hükümlerde değişiklik yapılması gerekecek.
Türkiye'de siyasi partilerin temelli kapatılması nedenleri Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde düzenlenmiştir.
— Feti Yıldız (@YildizFeti) July 30, 2026
Siyasi Parti Kapatma nedenlerine “ rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak” da eklenmelidir.
Mevcut Kapatma Nedenleri;
Tüzük ve Program Aykırılığı: Siyasi partilerin…
Mevcut hükümler Anayasa’da düzenleniyor
Anayasa’nın 68’inci maddesinde siyasi partilerin tüzük, program ve faaliyetlerinin devletin bağımsızlığına, ülke ve millet bütünlüğüne, insan haklarına, hukuk devleti ilkesine, millet egemenliğine ve demokratik, laik Cumhuriyet esaslarına aykırı olamayacağı hükme bağlanıyor. Siyasi partilerin diktatörlüğü savunamayacağı ve suç işlenmesini teşvik edemeyeceği de aynı maddede belirtiliyor.
Anayasa’nın 69’uncu maddesine göre bir siyasi partinin bu nitelikteki eylemlerin odağı haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi durumunda temelli kapatma kararı verilebiliyor. Mahkeme, fiillerin ağırlığına göre kapatma yerine partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına da hükmedebiliyor.
Parti kapatma davasını Yargıtay Başsavcılığı açıyor
Türkiye’de siyasi parti kapatma davaları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinde görülüyor. Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği kararlar kesin nitelik taşıyor.
Bir partinin kapatılabilmesi için yalnızca tekil bir parti üyesinin eylemi yeterli görülmüyor. Anayasa Mahkemesinin, Anayasa’ya aykırı fiillerin parti organlarınca benimsendiğini veya bu eylemlerin yoğun biçimde işlenmesi nedeniyle partinin söz konusu faaliyetlerin odağı haline geldiğini tespit etmesi gerekiyor.
Yıldız mevcut kapatma nedenlerini sıraladı
Feti Yıldız, siyasi partilerin tüzük ve programlarının Anayasa’nın temel hükümlerine aykırı olmasının kapatma nedeni olduğunu belirtti. Parti üyelerinin Anayasa’ya aykırı eylemlerinin parti organları tarafından benimsenmesi veya partinin bu eylemlerin odağı haline gelmesi de mevcut nedenler arasında yer alıyor.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı faaliyetler de parti kapatma davalarına konu olabiliyor. Suç işlemeyi teşvik etmek, şiddeti savunmak ve kanuna aykırı biçimde yabancı devlet veya kuruluşlardan maddi yardım almak da siyasi partilere yönelik yaptırım nedenleri arasında bulunuyor.
Öneri yeni bir anayasal tartışma başlatabilir
Yıldız’ın açıklaması, siyasi partilerin tüzel kişiliğinin parti yöneticileri veya mensuplarına yöneltilen rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarından hangi şartlarda sorumlu tutulabileceği tartışmasını gündeme getirdi. Önerinin uygulanabilmesi halinde, münferit suçlar ile bir partinin kurumsal olarak suçun odağı haline gelmesi arasındaki sınırın açık biçimde belirlenmesi gerekecek.
Mevcut sistemde siyasi parti kapatma yaptırımı, demokratik siyasi hayatın devamlılığı dikkate alınarak Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendiriliyor. Bu nedenle rüşvet ve yolsuzlukların yeni bir kapatma gerekçesi olarak düzenlenmesi, delil standardı, kurumsal sorumluluk ve ölçülülük açısından ayrıntılı bir hukuki çerçeve oluşturulmasını gerektirecek.


