Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde staj yapan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar iddiaları, kamuoyunda büyük bir infiale yol açtı. TBMM lokantasında görev alan bazı stajyerlerin, Meclis çalışanları tarafından sistematik biçimde istismar edildiği iddiaları, “Burası bile güvenli değil mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Tepkiler büyürken, olayın yalnızca bugüne ait olmadığı ortaya çıktı.
CHP’li Mahmut Tanal’ın paylaştığı belgeler, Meclis çatısı altındaki bu istismar iddialarının aslında 7 yıl önce Meclis gündemine taşındığını gösterdi. 2018 yılında verilen ve reddedilen bir araştırma önergesi, bugün yaşananların bir tesadüf olmadığını gözler önüne serdi.
TBMM Lokantasındaki İddialar Toplumu Sarstı
Gündeme gelen son iddialara göre, TBMM lokantasında staj yapan lise çağındaki kız çocukları bazı Meclis çalışanlarının hedefi oldu. İstismarın süreklilik arz ettiği, hatta bazı çalışanların stajyerler için “Bu benim, şu senin” gibi ifadeler kullandığı öne sürüldü. İddiaların kamuoyuna yansıması, toplumda derin bir öfke ve güvensizlik duygusu yarattı.
TBMM Genel Sekreterliği’nin de iddiaları doğruladığına ilişkin bilgiler, olayın münferit bir söylenti olmadığını ortaya koydu. Gözler bu noktada yalnızca faillerde değil, yıllardır devrede olması gereken denetim mekanizmalarında da toplandı.
“Bu Yeni Bir Rezalet Değil” Çıkışı
CHP Şanlıurfa Milletvekili Av. Mahmut Tanal, yaşananları “yeni bir rezalet değil” sözleriyle değerlendirdi. Tanal, CHP’nin 2018 yılında Meclis ana binasında staj yapan bir lise öğrencisine yönelik taciz iddialarını Meclis gündemine taşıdığını hatırlattı. O dönem verilen araştırma önergesinin ise iktidar oylarıyla reddedildiğini açıkladı.
Tanal’a göre, o gün yapılan uyarılar dikkate alınsaydı, bugün yaşanan istismar vakalarının önüne geçilebilirdi. CHP’nin önergesinde, çocuk yaştaki stajyerlerin korunması, güvenlik ve denetim mekanizmalarının işletilmesi ve sorumluların açığa çıkarılarak cezalandırılması açık şekilde talep edilmişti.
Reddedilen Önerge, Bugünün Aynası Oldu
Mahmut Tanal’ın paylaştığı reddedilen önerge metni, bugün yaşananlarla birebir örtüşen uyarılar içeriyor. Tanal, “Güç zehirlenmesi, parti çıkarları ve siyasi körlük nedeniyle uyarılarımız yok sayıldı” ifadeleriyle siyasi sorumluluğa dikkat çekti. Önergenin ya görmezden gelindiğini ya da “gündem değiştirme” gerekçesiyle reddedildiğini vurguladı.
Tanal’a göre gelinen noktada, Meclis’te bile çocukların korunamaması, denetimin bilinçli şekilde çalıştırılmadığını gösteriyor. Bu durumun sorumluluğu ise, uyarıları dikkate almayan ve görevini ihmal eden siyasal anlayışa ait.
“Meclis’te Güvenlik Yoksa, Nerede Var?”
Yaşananlar yalnızca Meclis’i değil, toplumun geneline yayılan bir güven krizini de beraberinde getirdi. Tanal’ın “Milletin Meclisi’nde bile güvenlik sağlanamıyorsa, sokakta, okulda, iş yerinde nasıl sağlanacak?” sorusu, olayın sembolik ağırlığını artırdı.
Uzmanlar, kamu kurumlarında çocuklarla temas eden alanlarda denetimin süreklilik taşıması gerektiğini vurguluyor. Özellikle stajyerler gibi kırılgan grupların korunmasının, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğuna dikkat çekiliyor.
Görmezden Gelinen Uyarıların Bedeli
Bugün ortaya çıkan tablo, 2018’de yapılan uyarıların neden hayati olduğunu acı şekilde hatırlattı. CHP’nin o dönem verdiği araştırma önergesi, yalnızca bir siyasi girişim değil, olası istismarların önüne geçmeye yönelik bir alarm niteliği taşıyordu.
Yaşananlar, ihmallerin ve siyasi tercihlerle ertelenen denetimin çocuklar üzerinde nasıl ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gösterdi. Meclis’te başlayan bu tartışma, artık yalnızca bir skandal değil, toplumun vicdanını ilgilendiren bir kırılma noktası olarak görülüyor.