Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Seçimli Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi hakkında “mutlak butlan” kararı verdi. Mahkeme, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmederken, Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesindeki parti organlarının görevlerine devam etmesine karar verdi. Karar ilamında, bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan kararların da iptal edildiği belirtildi.
Karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nden çıktı
20 sayfalık karar ilamında dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nde 2026/32 esas ve 2026/658 karar numarasıyla görüldüğü belirtildi. Karar heyetinde Başkan Murat Öztürkten ile üyeler Pınar Taşkıran ve Gülden Şenol yer aldı.
Dosyada CHP Genel Başkanlığı davalı olarak yer alırken, davacılar arasında Hatip Karaaslan, Lütfü Savaş, Levent Çelik, Kamile Bahar Önal ve Yılmaz Özkanat bulundu. Davaların farklı Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri’nden birleşerek istinaf incelemesine taşındığı kaydedildi.
İlk derece mahkemesi davaları konusuz görmüştü
Karar ilamına göre Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP’nin daha sonra yaptığı olağanüstü kongre ve kurultayları gerekçe göstererek davaların “konusuz kaldığı” değerlendirmesinde bulunmuştu. Bazı davacılar yönünden ise aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmişti.
İlk derece mahkemesi ayrıca, delegelere yönelik menfaat sağlandığı iddialarını incelemiş ancak tanık beyanlarının irade fesadını kanıtlamadığı sonucuna varmıştı. Mahkeme, bazı delegelerin menfaat talebinde bulunmasının “ahlaki olmayan davranış” olarak değerlendirilebileceğini ancak bunun tek başına mutlak butlan için yeterli olmayacağını savunmuştu.
İstinaf başvuruları kabul edildi
Davacılar, ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu yaptı. İstinaf dilekçelerinde, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlanla sakatlandığı, bu nedenle sonradan yapılan olağanüstü kurultayların da hukuken geçersiz olduğu savunuldu.
Davacılar ayrıca, 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Kurultay ile 21 Eylül 2025 tarihli 22. Olağanüstü Kurultay’ın “hukuka karşı hile” amacıyla düzenlendiğini öne sürdü. Bu kurultayların mevcut davaları etkisiz bırakmak amacıyla yapıldığı ve hukuki sonuç doğuramayacağı ileri sürüldü.
Mahkeme mutlak butlan şartlarının oluştuğuna hükmetti
Bölge Adliye Mahkemesi, kararında siyasi partilerin organ seçimlerinin demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine uygun yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda 38. Olağan Kurultay ile İstanbul İl Kongresi bakımından mutlak butlan şartlarının oluştuğu sonucuna varıldı.
Mahkeme kararında, delegelerin oy tercihlerinin menfaat ilişkileriyle yönlendirildiğine dair iddiaların, soruşturma dosyaları, tanık anlatımları, MASAK raporları ve kurum yazışmalarıyla birlikte değerlendirildiği belirtildi. Kurultay sürecinin demokratik meşruiyetinin ağır biçimde zedelendiği kanaatine ulaşıldığı ifade edildi.
Delegelere para, telefon ve görev vaadi iddiaları dosyaya girdi
Karar ilamında yer alan dava özetlerinde, bazı delegelere bavullarla dolar dağıtıldığı, iPhone telefonlar ve tabletler verildiği, ev ve araç vaatlerinde bulunulduğu, belediyelerde işe yerleştirme ve siyasi görev sözü verildiği iddialarına yer verildi.
Davacılar, kurultayın yalnızca 18 oy farkla sonuçlandığını, irade fesadı oluşturduğu iddia edilen işlemlerin seçim sonucunu doğrudan etkileyebilecek boyutta olduğunu savundu. İddialar arasında oy pusulalarının fotoğrafının çektirilmesi ve delegelerin yönlendirilmesi de yer aldı.
CHP savunmasında iddiaları reddetti
CHP vekilleri ise davaların süresinde açılmadığını, iddiaların somut delile dayanmadığını ve kurultay seçimlerinin seçim kurulu denetiminde yapıldığını savundu. Parti avukatları, adliye mahkemelerinin kesinleşmiş siyasi parti seçim sonuçlarını iptal etme yetkisi bulunmadığını ileri sürdü.
Savunmada ayrıca, delegelere yönelik para ve menfaat iddialarının duyuma dayalı olduğu, soruşturma dosyalarında iddia edilen ölçüde somut delil bulunmadığı ifade edildi. CHP tarafı, dava dilekçelerinde yer alan suçlamaların siyasi nitelik taşıdığını savundu.
Kemal Kılıçdaroğlu ve eski yönetim göreve döndü
Mahkeme, 38. Olağan Kurultay’ın yapıldığı tarihten itibaren iptal edilmesi nedeniyle kurultay öncesindeki hukuki duruma dönülmesine hükmetti. Buna göre Kemal Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesinde görev yapan Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine devam etmelerine karar verildi.
Kararda, mevcut Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin ise tedbiren görevden uzaklaştırıldığı belirtildi. Tedbir kararının ilgili seçim kurulları ve Ankara Valiliği’ne gönderilmesine hükmedildiği kaydedildi.
İstanbul İl Kongresi de iptal edildi
Mahkeme yalnızca 38. Olağan Kurultay hakkında değil, 8 Ekim 2023 tarihli CHP İstanbul İl Kongresi hakkında da mutlak butlan kararı verdi. Kararda İstanbul İl Kongresi’nin de yapıldığı tarihten itibaren iptal edildiği ifade edildi.
İstanbul İl Kongresi öncesindeki il başkanı ve il organlarının görevlerine devam etmelerine karar verildiği belirtildi. Böylece karar yalnızca genel merkez yönetimini değil, İstanbul örgüt yapısını da doğrudan etkileyen bir içerik taşıdı.
Sonraki tüm kurultay kararları da geçersiz sayıldı
Karar ilamında dikkat çeken başlıklardan biri de, 38. Olağan Kurultay sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların iptal edilmesi oldu. Mahkeme, mutlak butlan nedeniyle sonraki kurultayların da hukuki geçerlilik taşımadığı sonucuna vardı.
Bu kapsamda 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Kurultay ve 21 Eylül 2025 tarihli 22. Olağanüstü Kurultay’ın da karar kapsamında değerlendirildiği görüldü. Davacılar bu süreçlerin “kanuna karşı hile” amacı taşıdığını savunmuştu.
Soruşturma ve ceza dosyalarına atıf yapıldı
Karar ilamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü 2024/5366 numaralı soruşturma dosyasına ve ilgili ceza davalarına da atıf yapıldı. İstinaf başvurularında, soruşturma kapsamında delegelere yönelik organize menfaat sağlama iddialarının yer aldığı ifade edildi.
Davacılar, Ekrem İmamoğlu’nun divan başkanı olduğu süreçte bazı şüphelilerin kurultay sonucunu etkilemek amacıyla birlikte hareket ettiğini öne sürdü. İddialar arasında belediyelerde işe alım vaadi, maddi menfaat sağlanması ve medya yoluyla kamuoyu yönlendirmesi de yer aldı.
Karar siyasette yeni tartışma başlattı
Kararın ardından CHP yönetiminden “kararı tanımıyoruz” açıklaması geldi. Parti kaynakları, CHP Genel Merkezi’nin terk edilmeyeceğini ve hukuki sürecin sürdürüleceğini duyurdu.
Karar, hem parti içi dengeler hem de Türkiye siyasetindeki muhalefet dengeleri açısından yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Özellikle ihtiyati tedbir kararının uygulanma şekli, olası temyiz süreçleri ve Yargıtay aşamasının önümüzdeki günlerde siyasetin ana gündemlerinden biri olması bekleniyor.




