Cumhurbaşkanı danışmanlığı ve Vakıfbank Yönetim Kurulu üyeliği gibi görevleriyle kamuoyunun gündemine gelen eski milli güreşçi Hamza Yerlikaya, hakkında verilen “sahte lise diploması kullandığı” yönündeki yargı kararı yeniden tartışma konusu oldu. Gündemi tetikleyen ise, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik diploma davası oldu.
Mahkeme kararıyla tescillendi, ceza almadı
Hamza Yerlikaya'nın, 1998 yılında aldığı lise diplomasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı 2001 yılında kesinleşti. Yerlikaya hakkında açılan davada, sahte belge kullandığına hükmedilmesine rağmen mahkeme hükmü ertelendi, Yerlikaya ceza almadı ve herhangi bir hak mahrumiyetiyle karşılaşmadı. Aynı dönemde kamu görevlerine devam etti, maaşını aldı ve görevlerine yenileri eklendi.
Sosyal medyada karşılaştırmalı tepki: “O ne olacak?”
Ekrem İmamoğlu’na “sahte diploma” iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis ve siyasi yasak istenmesi, sosyal medyada Hamza Yerlikaya’yı yeniden gündeme taşıdı. Kullanıcılar, “Yerlikaya bir gün tutuklu kalmadı, maaşı iade edilmedi, görevden alınmadı. O zaman bu adalet kimin için?” diyerek çifte standart eleştirisi yöneltti.
Birçok yorumda, “Sahte olduğu yargı kararıyla kesinleşmiş bir belgeye rağmen siyasi yükselişine devam eden” bir isme karşı, yalnızca iddia düzeyindeki bir suçlama üzerinden siyasi yasak istenmesinin hukuk açısından sorgulanması gerektiği vurgulandı.
Yerlikaya şimdi ne yapıyor?
Hamza Yerlikaya, halen Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Daha önce Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olan Yerlikaya, 2020 yılında Vakıfbank Yönetim Kurulu Üyeliği görevine atanmış, ancak bu atama kamuoyunda büyük tartışma yaratmıştı.
Hukuki süreç ve siyasal yansımalar
Hamza Yerlikaya dosyasında, “belgede sahtecilik” suçundan verilen kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kapsamında değerlendirilmesi, ona dönük siyasi ve hukuki sonuçların doğmasını engellemişti. Ancak bu durum, İmamoğlu gibi muhalefet figürlerine yönelik benzer iddialarda uygulanan sert yargı pratikleriyle çeliştiği gerekçesiyle yoğun eleştiri topluyor.
Yargılamaların eşitliği ve siyasi tarafsızlığı konusunda kamuoyunda oluşan güvensizlik, Yerlikaya dosyası üzerinden yeniden alevlendi. Tartışmaların, önümüzdeki günlerde hem siyasette hem de hukuk alanında yeni değerlendirmelere yol açması bekleniyor.

