Türkiye’de yaz dönemini tamamlayan leylekler, sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte Afrika’ya doğru binlerce kilometrelik göç yolculuğuna başladı. Avrupa ile Afrika arasındaki önemli göç rotalarından biri üzerinde bulunan Türkiye, leylekler için hem üreme hem de geçiş alanı niteliği taşıyor. İstanbul Boğazı ise bu uzun yolculuğun en kritik noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

İlkbaharda Türkiye’ye gelen leylekler, yaz boyunca üreme dönemini geçirip yavrularını büyüttükten sonra sıcak bölgelere doğru hareket ediyor. Göç sırasında denizlerin üzerinden kısa yolu kullanmak yerine büyük ölçüde kara parçaları üzerinden ilerleyen leylekler, yükselen sıcak hava akımlarından yararlanarak enerji tasarrufu sağlıyor.

Leylek 1

İstanbul Boğazı göçün kritik noktalarından biri

Leylekler Avrupa’dan Anadolu’ya geçerken İstanbul Boğazı’nı önemli bir geçiş koridoru olarak kullanıyor. Boğazı aşan kuşlar, Anadolu üzerinden güneye doğru ilerleyerek Afrika’ya uzanan göç rotalarına dahil oluyor.

Türkiye’nin coğrafi konumu, ülkeyi her yıl gerçekleşen kuş göçünün merkezlerinden biri haline getiriyor. Özellikle İstanbul ve Anadolu’daki uygun kara güzergahları, büyük göçmen kuşların enerji kaybını azaltarak yolculuklarını sürdürebilmelerine imkan tanıyor.

Leylek 2

Termal hava akımlarıyla kanat çırpmadan ilerliyorlar

Bursa Uludağ Üniversitesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedef Ziyanok Demirtaş, leyleklerin göç yönteminin ardında termal hava akımlarının bulunduğunu belirtiyor. Güneşin ısıttığı kara yüzeylerinden yükselen sıcak hava, leyleklerin yüksek irtifalara çıkmasını sağlıyor.

Yeterli yüksekliğe ulaşan kuşlar, uzun mesafeleri sürekli kanat çırpmak yerine süzülerek kat ediyor. Bu yöntem özellikle binlerce kilometrelik göç sırasında ciddi enerji tasarrufu sağlarken, leyleklerin neden geniş deniz alanlarından kaçındığını da açıklıyor.

Çorum TSO’dan Mevlid Kandili mesajı
Çorum TSO’dan Mevlid Kandili mesajı
İçeriği Görüntüle

Leylek 3

Deniz yerine karaları tercih ediyorlar

Leylekler için deniz üzerinden doğrudan uçmak mesafeyi kısaltabilse de termal akımların deniz üzerinde yeterince oluşmaması bu güzergahları dezavantajlı hale getiriyor. Bu nedenle kuşlar, daha uzun olsa bile kara bağlantılarının bulunduğu rotalara yöneliyor.

Göç boyunca Türkiye’deki tarım alanları, sulak alanlar ve açık araziler de leyleklerin dinlenmesi ve beslenmesi açısından önem taşıyor. Kuşlar uygun alanlarda mola verdikten sonra göç yolculuklarına devam ediyor.

Leylek 4

Türkiye hem geçiş hem üreme alanı

Doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş de Türkiye’nin leylek göçündeki önemine dikkat çekiyor. Avrupa ile Afrika arasındaki iki temel göç güzergahından birinin Türkiye üzerinden geçtiğini belirten Tüydeş, İstanbul’un bu rotanın kilit noktalarından biri olduğunu ifade ediyor.

Türkiye yalnızca göç sırasında kullanılan bir geçiş alanı değil, aynı zamanda çok sayıda leyleğin üreme noktası. İlkbaharda ülkeye ulaşan leylekler yuvalarına yerleşiyor, yavrularını büyütüyor ve sonbaharla birlikte tekrar güneye yöneliyor.

Leylek 5

Yavrular da ilk uzun yolculuklarına çıkıyor

Yaz döneminde dünyaya gelen leylek yavruları uçabilecek gelişim seviyesine ulaştıktan sonra yetişkinlerle birlikte güneye doğru hareket etmeye başlıyor. Bu yolculuk, genç kuşların yaşamlarındaki ilk büyük göç deneyimini oluşturuyor.

Göç sırasında diğer leyleklerle birlikte hareket eden yavrular, uzun mesafeli uçuşlara uyum sağlıyor. Böylece nesiller boyunca devam eden göç rotaları yeni kuşlar tarafından da kullanılmaya devam ediyor.

Leylek 6

Yaren leylek göçün sembollerinden biri oldu

Leyleklerin her yıl aynı üreme alanlarına geri dönmesi, Türkiye’de dikkat çeken doğa hikayelerinin de ortaya çıkmasını sağladı. Bunların en bilinen örneklerinden biri Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Mahallesi’nde yaşanıyor.

Balıkçı Adem Yılmaz ile “Yaren” adı verilen leyleğin yaklaşık 15 yıldır süren buluşması, leyleklerin göç sonrası aynı bölgelere dönme davranışının en bilinen örneklerinden biri haline geldi. Yaren’in her yıl binlerce kilometrelik yolculuğun ardından yeniden aynı bölgeye dönmesi, doğa ve insan arasındaki ilişkinin sembollerinden biri olarak görülüyor.

Leylek 7

Binlerce kilometrelik döngü her yıl tekrarlanıyor

Leyleklerin göç yolculuğu yalnızca sonbaharda Afrika’ya gitmeleriyle tamamlanmıyor. Kuşlar kışı daha sıcak bölgelerde geçirdikten sonra ilkbaharda yeniden kuzeye yönelerek Türkiye ve Avrupa’daki üreme bölgelerine dönüyor.

Böylece her yıl binlerce kilometrelik bir göç döngüsü tekrar ediliyor. İstanbul Boğazı ve Anadolu da bu büyük doğal hareketliliğin en önemli geçiş sahalarından biri olmaya devam ediyor.

Leylek 8

Muhabir: Anadolu Ajansı