Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde yaşanan olay, hem bölgede hem de sosyal medyada derin bir üzüntü ve endişe yarattı. İlçeye bağlı Boyalık Mahallesi’nde, boş bir arazide hareketsiz şekilde yatan bir kişinin bulunduğu ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, 13 yaşındaki E.Ö.’nün hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan ilk incelemede çocuğun iple boğularak öldürüldüğü tespit edildi.
Olay nasıl fark edildi?
Boş arazide bir kişinin yerde yattığını gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ve polis ekipleri, yerde hareketsiz yatan çocuğun yaşamını yitirdiğini belirledi. Çevrede yapılan ilk incelemede, çocuğun vücudunda darp izine rastlanmazken, boynunda iple boğulmaya işaret eden bulgular tespit edildi.
E.Ö. kimdi, nasıl bir çevresi vardı?
Henüz 13 yaşında olduğu öğrenilen E.Ö.’nün Çiçekdağı’na bağlı bir okulda öğrenim gördüğü, sessiz yapısıyla tanındığı ve ailesiyle birlikte Akbıyıklı köyünde yaşadığı öğrenildi. Aile, haberi alır almaz fenalık geçirdi. Olay yerinde yapılan adli incelemenin ardından E.Ö.’nün cenazesi, hastane morguna kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin ardından Akbıyıklı köy mezarlığında gözyaşları içinde toprağa verildi.
Soruşturma genişletiliyor
Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlattı. İple boğularak öldürülmesi olayında cinayet şüphesi üzerinde durulurken, çocuğun son olarak kiminle görüştüğü, cep telefonu kayıtları ve çevredeki güvenlik kameraları titizlikle inceleniyor. Polis, olayın faili ya da failleriyle ilgili izlere ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Aile ve mahalle şokta
Olayın meydana geldiği mahallede yaşayanlar, E.Ö.’nün kaybının ardından büyük bir üzüntü içinde. Mahalle sakinleri, bölgede çocuklara yönelik güvenliğin artırılması gerektiğini dile getirirken, “Kim bu kötülüğü yaptıysa bir an önce ortaya çıkarılmalı” çağrısında bulundu.
Bu tür vakalar neden artıyor?
Son yıllarda çocuklara yönelik şiddet olaylarındaki artış, Türkiye’de toplumsal bir alarm halini aldı. Uzmanlar, erken uyarı mekanizmalarının yetersizliği, çocuk psikolojisinin göz ardı edilmesi ve toplumsal farkındalığın eksikliği gibi nedenlerin bu olayların önünü açtığını belirtiyor.
13 yaşındaki bir çocuğun hayatı, karanlık bir boşlukta son buldu. Artık en büyük sorumluluk, bu karanlığın perdesini aralayarak adaleti sağlamak. Sessizlik bu kez çözüm değil.





