Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (ESMO) Berlin’de düzenlediği konferansta tanıtılan “amivantamab” adlı yeni ilaç, baş ve boyun kanseri tedavisinde çığır açabilecek sonuçlar ortaya koydu. Londra’daki Kanser Araştırma Enstitüsü (ICR) bilim insanlarının sunduğu verilere göre, daha önce kemoterapi ve immünoterapiye yanıt vermeyen hastalarda tümörler sadece 6 hafta içinde küçüldü. Bu gelişme, özellikle tedaviye dirençli kanser türlerinde yeni bir umut kapısı açtı.

Baş ve Boyun Kanserinde Yeni Umut

Dünya genelinde en sık görülen altıncı kanser türü olan baş ve boyun kanseri, genellikle standart tedavilerden sonra yeniden ortaya çıktığında etkili bir seçenek kalmayan bir hastalık olarak biliniyor. Amivantamab ise bu noktada devreye girerek, özellikle nüks eden veya metastaz yapmış vakalarda tümör büyümesini durdurma potansiyeliyle dikkat çekti.

ICR ekibinin yaptığı çalışmada, ilacın hem tümör boyutunu küçülttüğü hem de hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı gözlemlendi. Araştırmacılar, ilacın özellikle daha önce başarısız olmuş tedavilerden sonra bile yanıt verdiğini ve bunun onkoloji alanında büyük bir fark yarattığını belirtti.

Cilt Altı Enjeksiyonla Kolay Uygulama

Amivantamab, birçok geleneksel kanser ilacının aksine cilt altı enjeksiyon yoluyla uygulanabiliyor. Bu uygulama, uzun süren hastane seanslarını ortadan kaldırarak tedavi sürecini hem daha hızlı hem de konforlu hale getiriyor.

ICR’da biyolojik kanser tedavileri profesörü ve Royal Marsden NHS Vakfı Hastanesi onkoloğu Prof. Kevin Harrington, yeni yöntemin avantajlarını şöyle açıkladı:
“Birçok kanser tedavisinin aksine bu ilaç saatler süren damardan uygulamaları gerektirmiyor. Basit bir enjeksiyon olarak uygulanıyor ve gelecekte ev ortamında bile yapılabilecek kadar pratik hale gelebilir.”

11 Ülkeden Hastalar Deneye Katıldı

İlacın etkinliği, Janssen firmasının finansal desteğiyle yürütülen Orig-AMI 4 adlı uluslararası klinik deneyle test edildi. Deneye aralarında Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İtalya’nın da bulunduğu 11 ülkeden 86 hasta katıldı. Tüm katılımcılar, agresif seyirli tekrarlayan veya metastatik yassı hücreli baş ve boyun kanseri (HNSCC) hastasıydı.

Çorum sağlık hizmetlerinde nasıl?: Bu toplantıda konuşuldu
Çorum sağlık hizmetlerinde nasıl?: Bu toplantıda konuşuldu
İçeriği Görüntüle

Sonuçlar çarpıcıydı: Hastaların yüzde 76’sında tümörler küçüldü veya büyümesi durdu. Ortalama olarak bu yanıtlar 6 hafta içinde gözlemlendi. Ayrıca, yan etkilerin büyük kısmı hafif veya orta şiddette seyretti. Hastalığın ilerlemeden devam ettiği ortalama süre ise 6,8 ay olarak belirlendi.

Üçlü Etki Mekanizmasıyla Kanseri Hedef Alıyor

Amivantamab’ın kanser hücreleri üzerindeki etkisi, üç farklı biyolojik mekanizmaya dayanıyor. İlaç, öncelikle tümör büyümesini tetikleyen EGFR (epidermal büyüme faktörü reseptörü) adlı proteini bloke ediyor. Ardından, kanser hücrelerinin tedaviye karşı direnç geliştirmesini sağlayan MET yolunu hedef alıyor. Son olarak da bağışıklık sistemini aktive ederek vücudun kendi savunma hücrelerini kanserle mücadeleye teşvik ediyor.

Bu üçlü etki, hem doğrudan tümör küçülmesini sağlıyor hem de vücudun doğal savunma sistemini güçlendiriyor. Bu yönüyle amivantamab, yalnızca geçici iyileşme değil, uzun vadeli hastalık kontrolü potansiyeli de taşıyor.

“Bazen Kanser Hastası Olduğumu Unutuyorum”

Deneye katılan 59 yaşındaki Birminghamlı Carl Walsh, dil kanseri tanısı aldıktan sonra kemoterapi ve immünoterapiden sonuç alamayınca temmuz ayında çalışmaya katıldı. Walsh, tedavi sürecini şu sözlerle anlattı:
“Şu anda tedavimin yedinci döngüsündeyim. Şimdiye kadar gayet iyi gidiyor ve ilerlemeden çok memnunum. Deneme öncesinde konuşmakta zorlanıyor, yemek yiyemiyordum; şişlik büyük ölçüde azaldı ve eskisi kadar ağrım kalmadı. Bazen kanser hastası olduğumu bile unutuyorum.”

Walsh’un deneyimi, amivantamab’ın yalnızca tümör küçültmekle kalmayıp hastaların yaşam kalitesini de gözle görülür şekilde artırdığını gösterdi.

Bilim İnsanları: “Umut Verici ama Daha Fazla Araştırma Gerekli”

Araştırmacılar, elde edilen erken sonuçların son derece umut verici olduğunu ancak ilaç hakkında uzun vadeli verilerin toplanması gerektiğini belirtti. Prof. Harrington, “Bu ilaç, tedaviye yanıt vermeyen baş ve boyun kanseri hastaları için büyük bir umut. Ancak kalıcı sonuçlar için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç var” dedi.

Bilim dünyası, amivantamab’ın sadece baş ve boyun kanseri değil, akciğer ve mide kanseri gibi diğer tümör tiplerinde de etkili olup olmayacağını anlamak için yeni klinik araştırmaların başlatılacağını bildirdi.

Kanser Tedavisinde Yeni Bir Dönem Başlayabilir

Berlin’de açıklanan bu sonuçlar, onkoloji alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Amivantamab’ın kısa sürede tümör küçültme başarısı, kanser tedavisinde daha etkili, konforlu ve hastaya özel yaklaşımların mümkün olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlar, önümüzdeki birkaç yıl içinde bu ilacın onay sürecine girmesiyle birlikte, kanser tedavilerinde “enjeksiyon temelli yeni nesil ilaçlar” döneminin başlayabileceğini öngörüyor.

Muhabir: Haber Merkezi