SHOW TV ekranlarında yayınlanan ve kısa sürede dikkat çeken Kalpazan dizisi, 8. bölümüyle ekranlara veda ediyor. İlk bölümü 21 Ekim’de yayınlanan ve Timuçin Esen, Deniz Baysal, Çağlar Ertuğrul ve Şükran Ovalı gibi güçlü bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizi, final kararıyla hayranlarını üzdü. Peki, Kalpazan neden final yapıyor? İşte detaylar...

Kalpazan Dizisi Final Bölümü Ne Zaman Yayınlanacak?

Kalpazan dizisinin final bölümü, 9 Aralık Pazartesi akşamı SHOW TV ekranlarında yayınlanacak. Dizi, 8. bölümüyle izleyicisine veda edecek.

Kalpazan Neden Final Yapıyor?

Dizinin senaristi Türküler Özgül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada final kararına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Kalpazan için 4 küsür reytingle 'erken' final kararı alındı. Yarısını alan işler ekran yolculuğunu sürdürürken... Tepkiler geliyor, neden diye soruyorlar gerçekten bilmiyoruz.”

Açıklamada, dizinin içerik olarak cesur ve farklı bir hikâye sunduğunu ancak reklam ve reyting beklentilerini karşılayamadığı için yayından kaldırıldığını belirtti. Kalpazan, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal sorunlarına değinen bir anlatı sunarak izleyicinin dikkatini çekmişti.

Kalpazan Final Bölümünde Neler Olacak?

Final bölümünde heyecan dolu gelişmeler izleyiciyi bekliyor:

Adem, Tarık ve Bayram arasındaki gerginlik daha da artıyor. Tarık, Bayram’ın onu sattığını anlıyor ve ona karşı bileniyor.

Ayşe, eski eşi Fuat’ın kirli işlerini ortaya çıkarmaya çalışırken önemli bir ipucu buluyor. Bu ipucu hem iş hem de velayet konusunda elini güçlendiriyor.

Yeşilay Çorum Kadın Komisyonu mayıs ayı toplantısını gerçekleştirdi
Yeşilay Çorum Kadın Komisyonu mayıs ayı toplantısını gerçekleştirdi
İçeriği Görüntüle

İrfan, kuru temizlemecide tüm düzeneği keşfediyor ancak Orhan tarafından alıkonuluyor.

Canan, Mina ve Adem arasında bir ilişki olduğunu düşündüğü için Mina’ya kötü davranıyor.

Adem, olan bitenler karşısında kendini toparlamaya çalışsa da başaramıyor ve itirafta bulunmak için Ayşe’nin yanına gidiyor. Ancak Ayşe’den beklenmedik bir teklif alıyor.

Kalpazan Dizisi Hakkında Kısa Bilgi

O3 Medya imzası taşıyan Kalpazan, yönetmen Uğur Karaaslan liderliğinde çekildi. Cesur ve yenilikçi hikayesiyle dikkat çeken dizi, karanlık bir dram sunarken toplumsal ve ekonomik gerçekliklere de değindi. Ancak dizi, izleyiciden aldığı olumlu geri dönüşlere rağmen erken final yapma kararı aldı.

KALPAZAN NEDEN FİNAL YAPIYOR?

Dizinin senaristi Türküler Özgül, sosyal medya hesabından Kalpazan'ın neden final yaptığına ilişkin bir paylaşımda bulundu. Özgül'ün açıklaması şu şekilde:

Kalpazan için 4 küsür reytingle "erken" final kararı alındı. Yarısını alan işler ekran yolculuğunu sürdürürken... Tepkiler geliyor, neden diye soruyorlar gerçekten bilmiyoruz. Kimi siyasi diyor, kimi kalpazanlığa özendirdiniz diyor , bütçe ve reklam reyting denkleşmiyor deniyor, deniyor da deniyor. Tv'ye iş üretmenin, reklam aralarını dolduracak içerik üretmek olduğunu biliyoruz. Dijital bir platforma hazırlanan Kalpazan, yolunu tv'ye çevirince kaygılarımız olmuştu. Bugünün gerçeklerini aşka bulamadan, karakomik anlatmak ve 2 saat izletmek kolay değil. Kalın çerçeveler ve ağır dramlar her zaman bankoydu; ama biz yine de farklı sularda akan bi işin de severek izleneceğine; yazım, çekim, yapım ve oyuncu ekibi olarak inandık. Öyle de oldu. 1.Bl'ü izlediğimizde, umarım gerçekçi, farklı, yenilikçi hikayelere ilham olur diye umutlanmıştık. Tabii ki camii altında para basıyorlar diye ilk saldırıyı yedik, bunu bekliyorduk. Tedirgindik; çünkü biz arkamızı güvenli limanlara yaslamadık, ne laik modern atak, ne dindar muhafazakar kesim bizde tarafgir oldu. Derdimiz ortaktı; tam da Türkiye'nin altını oyan ekonomik gerçeklerden, peynir fiyatından, insanları çıkmaza sürükleyen adaletsizliklerden bahsediyorduk. Bu sert taşlara rağmen 5 reytingi görmeyi başardı Kalpazan. Tepkilerden anlıyoruz ki pek de sevildi. Final kararını olgunlukla karşılayacak ve sessiz kalacaktım ki; sabah Marmaray'daki mutsuz umutsuz ve kederli kalabalık beni tetikledi. Her zamanki neşemden, adadaki pastoral hayatımdan, dostlarımla oturduğum sofralardan bi anlığına utandım. Gerçi ben de adalara sürgün gönderilen, her daim mücadele eden bir ailenin evladıyım; altın kaşıkla gezmedik; ama şanslıydım, en azından bi ağacın altında denize bakarak bedava huzurla kederlenme hakkım vardı. İnsanlardaki bu gri umutsuzluk, yarının belirsizliği, neşesizlik ve hevessizlik neden "şefkat"le yazdığımı bir kez daha hatırlattı. Bitmeyen bir borç, "yazmasam deli olacaktım" hikayesi. Şefkat "varolmanın şiddetini yumuşatmaktır" yazmış biri. Umuyorum bize ilham olacak, hayata tutunduğumuz dallarımızı çoğaltan, gerçekçi, gülümseten, incelikli hikayeler çoğalır ve yaşamın dayanılmaz ağırlığı bir nebze olsun hafifler.

Muhabir: Haber Merkezi